KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/2026 E., 2013/22656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle Yaralama
- Hüküm
- TCK'nın 89/1, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekinin geçirdiği kaza sonrası sağ gözünde görme kaybı meydana geldiği ve ameliyat geçirdiği iddiaları üzerine mahkemece yapılan araştırma sonucu...
Üniversitesi ...Tıp Merkezinin 04.06.2009 tarihli cevabi yazısında sağ gözde tam görme kaybı olduğu ve bu durumun travma ile ilişkili olduğu ancak mevcut durumun kaza ile ilişkisinin olduğunu söyleyebilmek için kaza öncesi göz muayene bulgularının bilinmesi gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine mahkemece çevre hastanelerden kaza öncesi müştekiye ait göz muayene evraklarının var olup olmadığının sorulduğu ve kaza öncesi hastane kayıtlarında herhangi bir göz muayenesi evrakına rastlanmadığının bildirildiği...
Üniversitesi ...Tıp Merkezinin 09.10.2009 tarihli sağlık kurulu raporunda ''2008 ağustos ayında ADTK geçiren hasta kaide fraktürü ve rinore tanısıyla servisimize yatırılmış'' ibaresinin yer aldığı ve daha sonra takiplerinde rinoresi devam etmesi üzerine 23.10.2008'de, 24.11.2008'de ve 02.12.2008'de cerrahi operasyon yapıldığının belirtildiği, müştekinin olay tarihli geçici adli muayene raporunda ''hastanın kafatasında alnında ve sağ göz kısmında kanamalı cilt kesisi mevcut.
Hasta kafa travması da aldığından dolayı... Devlet Hastanesine sevki yapıldı.'' ibaresinin yer aldığı,...
Devlet Hastanesinin 16.09.2008 tarihli raporunda ise ''beyin cerrahi yönünden hayati tehlikeyi atlatmıştır, basit tıbbi müdahele ile giderilemez, plastik cerrahi yönünden sağ temporal saç çizgisinden başlayarak fraontal bölgeyi dik olarak kateden ve sağ kaş lateral sınırından geçerek lateral kontustan infraorbital bölgeye uzanan dik yaklaşık 9 cm uzunluğunda insizyon skarı mevcut'' yönündeki ibare de dikkate alındığında, müştekinin kaza tarihi ve sonrası tedavi gördüğü tüm hastanelerdeki tıbbi evrak, röntgen ve grafilerin temin edilip,
müştekinin yaralanmasının niteliğinin belirlenmesi ve özellikle sağ gözde meydana gelen tam görme kaybının yargılama konusu trafik kazası sonucu meydana gelip gelmediğinin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden sorularak kesin olarak tespit edilmesi gerekirken, mahkemece ''müştekinin sağ gözünü kaybetmesinin kaza ile ne kadar ilgili olduğunun belirlenemediği ve bu nedenle şüphe oluştuğu ve şüpheden sanığın yararlanması esas olduğundan ve müştekinin kask takmaması nedeniyle bu sonuca esas kendi kusuru söz konusu olabileceğinden,
ağırlaştırıcı nedenin sanığa uygulanmasının hak ve nısfet kuralları ile bağdaşmayacağı'' şeklindeki gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, eksik inceleme yapıldığına, sanığın kusurunun bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müşteki vekilinin davaya katılma hususunda herhangi bir talebi olmadığı ve müşteki hakkında verilmiş bir katılma kararı da bulunmadığı dikkate alınmadan müşteki lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/2026, K. 2013/22656, 4 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama