İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/23619 K.2014/25365

2- Mühür bozma suçundan sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 43/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Mühür bozma suçundan sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 43/1, 62; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün…

Esas2013/23619Karar2014/25365Tarih11 Aralık 2014Okuma6 dk · 1.204 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2013/23619 E., 2014/25365 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
2863 sayılı Kanuna aykırılık, Mühür bozma
Hüküm
1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan her iki sanık hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 62, 52/2-4, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.204 kelime·6 dk okuma

2- Mühür bozma suçundan sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 43/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- Mühür bozma suçundan sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 43/1, 62; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan her iki sanığın; mühür bozma suçundan sanık ...'nın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler ile aynı suçtan sanık ... hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle adı geçen sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

1- Mühür bozma suçundan sanık ... hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın değerlendirilmesinde;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12 maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanık ... müdafinin, adı geçen sanık hakkında mühür bozma suçundan tesis edilen karara ilişkin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

2- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan her iki sanığın mahkumiyetlerine ilişkin hükmün değerlendirilmesine gelince;

Sanık ...'in, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 31/03/1984 tarih ve 234 sayılı kararı ile tescilli Marmara Takım Adaları Doğal ve Kentsel Sit Alanı içerisinde yer alıp, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 25/12/1991 tarih ve 4047 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazın 09/09/2008 tarihi itibariyle maliki olduğu, mimarlık yapan sanık ...'nın da 17/08/2010 tarihli vekaletnameye istinaden, bahse konu taşınmaz üzerinde usulüne uygun şekilde inşai faaliyette bulunmayı üstlendiği,

tescilli taşınmaza ait rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin onaylanmak üzere Koruma Bölge Kurulu'na iletilmesi için ...

İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne gönderildiği 02/02/2009 tarihli dilekçe ile başlayan sürecin, Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen raporlarda ve Koruma Bölge Kurulu kararlarında belirtilen eksikliklerden dolayı proje onayı olmaksızın devam ettiği, son olarak İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 16/05/2011 tarihli toplantısında, bahse konu yapının rölöve, restitüsyon ve restitüsyonuna uygun restorasyon projesinin hazırlanarak kurula iletilmesine karar verildiği;

Tescilli taşınmaza ilişkin proje onay süreci devam ederken önce sanık ... tarafından 2009 yılı Şubat ayında taşınmazın basit onarımına izin verilmesi istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu'na müracaat edildiği, daha sonra diğer sanık ... tarafından 23/08/2010 ve 06/10/2010 tarihli dilekçeler ile aynı talebin yinelendiği, adı geçen kurumun düzenlediği 05/11/2010 tarihli “onarım ön izin belgesi” ile, yapının ön cephesine basit bakım ve çatı tamiri yapılmasına izin verilip, başka bir iş yapılamayacağının açıkça vurgulandığı,

...'na iletilen ruhsatsız inşai faaliyete yönelik ihbarlar üzerine kurum teknik elemanlarınca yapılan incelemelerde, basit onarımı aşan uygulamalar tespit edilerek, 28/01/2011 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlenmek suretiyle inşaatın mühürlendiği, aykırılıkların 30 gün içerisinde giderilmesi ile sonucundan İmar İşleri Müdürlüğü'ne bilgi verilmesi ve aksi yönde herhangi bir çalışma yapılmaması hususunun zabıta memurlarınca sanık ...'a 03/03/2011 tarihinde tebliğ edildiği,

bu arada Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu teknik elemanlarınca mahallinde yapılan kontrolde, sadece ön cephe ve çatı tamirine izin verildiği halde, yapının arka cephesi ile içinde de inşai faaliyette bulunulduğunun, sözü edilen çalışmanın basit bakım onarımı aştığının ve verilen iznin kapsamı dışına çıkıldığının belirlendiği, ardından belediye zabıta memurlarınca düzenlenen 12/04/2011 tarihli mühür fekki zaptı ile, 28/01/2011 tarihinde konulan mührün bozularak inşaatta çalışılmaya devam edildiğinin saptandığı,

... teknik elemanlarınca düzenlenen 12/04/2011 tarihli yapı tatil tutanağı ile de, yapının bahçesinde bulunan müştemilatların betonarmeye çevrilerek yükseltildiğinin tespit edildiği;

Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi ile, proje onay süreci devam eden tescilli taşınmazda, belirtilen sürecin uzamasından dolayı, tasarlanan esaslı onarımın gerçekleştirilmesinin zaman alacağı düşüncesiyle, sanıkların Koruma Uygulama ve Denetim Bürosunca düzenlenen “basit onarım izni” ne dayanarak suça konu inşai müdahaleleri gerçekleştirdikleri, sanıklar arasında yapıldığı ileri sürülmekle birlikte, sanık ...'ün imzasını içermeyen tarihsiz sözleşmenin de taşınmazın basit onarımına değil, restore edilmesine yönelik olduğu, diğer yandan, basit onarım izni alınan tescilli taşınmazda izin kapsamını aşan esaslı müdahaleler yapıldığının, taşınmaz maliki tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dolayısıyla her iki sanığın

üzerlerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu zincirleme şekilde işledikleri kabul edilerek teşdiden ceza tayininde isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan, dosya içerisinde mevcut 17/02/2012 tarihli bilirkişi raporunda, kargir nitelikteki 2. grup tescilli taşınmazın onarımında betonarme kiriş, kolon ve döşeme kullanılmak suretiyle özgün yapısına aykırılık oluşturulduğunun, müştemilatın da betonarme olarak mevcudundan daha büyük yapıldığının, eski eser özelliğini yitirmiş olan taşınmazdaki inşai faaliyetin, Koruma Uygulama ve Denetim Bürosunca verilen onarım iznini aşıp,

Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanmış bir projeye dayanılarak yapılabilecek esaslı müdahale niteliği taşıdığının belirtildiği anlaşılmakla; sanıkların eylemlerinin “kültür varlığının zarar görmesine kasten sebebiyet vermek” suçunu oluşturduğu ve haklarında karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 65/a maddesi uyarınca hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, “sanıkların kastlarının eski esere zarar vermeye yönelik olmadığı” gerekçesiyle aynı Kanunun 65/b maddesine göre karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmüne dayanılarak ceza verilemeyeceğine, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine; sanık ... müdafinin, cezanın Anayasa'ya aykırı olduğuna, somut olaya konu tüm inşaat işlerinin sanık tarafından gerçekleştirilmediğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan yedinci paragrafı, “TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3- Mühür bozma suçundan sanık ...'nın mahkumiyetine ilişkin hükmün değerlendirilmesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, somut olaya konu tüm inşaat işlerinin sanık tarafından gerçekleştirilmediğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a- Sanık hakkında düzenlenen 16/06/2011 tarihli iddianamede, 12/04/2011 tarihinde gerçekleştirilen mühür bozma eyleminden söz edilip, anılan suçtan bir kez cezalandırma istendiği ve yargılamaya konu ikinci bir mühür bozma tutanağı bulunmadığı gözetilmeksizin, ek savunma hakkı verilmek suretiyle sanık ...'ya mühür bozma suçundan tayin edilen temel cezada TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca arttırım yapılması,

b- TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/23619, K. 2014/25365, 11 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/23619
Karar No
2014/25365
Tarih
11 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/23629 K.2014/21261
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/23667 K.2014/22168
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/23678 K.2014/35654
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/23750 K.2014/35655
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/23787 K.2014/25399
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/23794 K.2014/21222

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.