KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/23965 E., 2013/29052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanun göre tazminat
- Hüküm
- Davanın Reddi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 13/02/2012 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 17/02/2012 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiş ve davanın tamamen reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücreti yerine, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup. Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir.
Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir.
Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği gibi; yerel mahkeme tarafından 1982 Anayasasının 12 eylül 2010 tarihine kadar yürürlükte bulunan geçici 15. maddesinin dava açmayı engeller nitelikte olmadığı,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/23965, K. 2013/29052, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama