KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2013/442 E., 2013/21824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kolluk kuvvetlerini arayan bir şahsın, olay günü ... ve bir gözü görmeyen Kadir isimli bir kişinin beraberinde getirdikleri 10-15 kişilik bir grupla Gevrek köyü, Halilbaba tepesinde define aramak için kazı yaptıklarını ve halen kazı yapmak için aynı tepeye gittiklerini ihbar etmesi üzerine, jandarmanın anılan tepeye intikal ettiği, tepeye 1 km kadar yaklaştıklarında, tepeden inen 5-6 kişilik bir grubun ormanlık alana doğru kaçtığı, tepenin güney yamacında zirveye yaklaşık 40 metre uzaklıkta üç ayrı yerde kazı izinin görüldüğü, bu kazıların 27/10/2009 tarihinde tespit edilen kazı izleri olduğunun anlaşıldığı,
eski kazılardan birinin 1 m çapında ve 1,5 m derinliğinde, diğerinin 1 m çapında ve 40 m uzunluğunda tünel şeklinde olduğu, üçüncüsünün ise tünelin 5 m kuzeyinde, 1 m çapında, 3 m derinliğinde ve tünele havalandırma deliği olarak açıldığının 27/10/2009 ve 13/11/2009 tarihlerinde yapılan incelemelerde tespit edildiği, 06/12/2009 günü yapılan incelemede ise, eski kazı olan tünelin tepeye gidiş istikametinde, tünelin girişinden yaklaşık 15 m uzaklıkta, kenar uzunluğu 2 m, derinliği 4 m olan dikdörtgen şeklinde ikinci bir havalandırma deliğinin açıldığı, açılan bu çukurun tünel ile birleştirildiği,
tünelden çıkarılan toprakların yeni açılan bu çukurdan dışarıya çıkarıldığının anlaşıldığı, çukurun içinde ve dış kenarlarında yeni çıkarılmış toprağın bulunduğunun tespit edildiği, tepenin zirvesinde bulunulduğu sırada tepenin kuzey yamacından yaklaşık 400 m uzaklıkta bir traktörün ormanlık alan içerisinden çıkarak Karalık köyüne doğru gittiği, devriye olarak 3 ayrı kola ayrılarak Halilbaba tepesinin kontrol altına alındığı, tepenin kuzey yamacında tepeye yaklaşık 1000 m uzaklıkta sanıklar ..., ... ve temyize gelmeyen sanık ...'ın yakalandıkları, traktörün sanık ...'e ait olduğunun öğrenildiği,
ormanlık alan içerisinden çıkarak traktörün yanına gelmekte olan sanıklar ... ve ...'nın jandarmayı görünce kaçmaya başladıkları, sanık ...'in, oğlu olan sanık ...'ı telefonla arayarak “kaçmayın, kaçacak ne var” gibi sözler söylediği, sanık ...'in yakalandığı ancak sanık ...'ın yakalanamadığı, bu sırada tepenin güney yamacında yine ormanlık alandan düzlüğe çıkan ve tepeye yaklaşık 600 m uzaklıkta sanıklar ..., ... ve ...'in yakalandığı, yapılan kontrollerde sanık ...'ın çantasında bir adet metal arama dedektörünün ele geçirildiği, sanık ...'ın savunmasında,
mobilyacı olduğunu ve çalışırken elektrik kablosu delmemek için dedektörü kullandığını beyan ettiği, sanıklar Osman, Aydın ve Mustafa'nın diğer sanıkları tanımadıklarını, tüm sanıkların aşamalardaki değişmeyen savunmalarında kazı olayı ile ilgilerinin bulunmadığını, kazı yapmadıklarını beyan ettikleri, sanıkların kazı yaparken suçüstü yakalanmadıkları, kolluk kuvvetleri tarafından kazı mahallinde yapılan araştırmada kazıda kullanılan herhangi bir aletin bulunamadığı, sanıkların üzerlerindeki giysilerin kazı yaptıklarına delalet edecek şekilde tozlu ya da çamurlu vaziyette olup olmadığına dair bir tespitin bulunmadığı,
mevcut delil durumu itibariyle suça konu kazı çukurunun sanıklar tarafından oluşturulduğunun kesin biçimde belirlenemediği, bu itibarla, sanıkların beraatine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/442, K. 2013/21824, 27 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama