KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/10133 E., 2015/4290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, kusura ve eksik incelemeye, katılan vekilinin, temel cezanın hapis olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Servis şoförü olan sanığın idaresindeki minibüs ile, gündüz vakti, meskun mahalde, 10,5 metre genişliğindeki asfalt kaplamalı, düz ve kuru zeminli yolun sağında durarak yolcu indirdikten sonra, minibüsün sol arkasında bulunan mağdur yayayı fark etmeden geri geri manevra yaparken, minibüsün sol arka kısmıyla mağdura çarptıktan sonra, yere düşen mağdurun minibüsün sol arka tekerinin altında kalması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın asli kusurlu olarak meydana getirdiği kabul edilen kaza sonucu, katılanın vücudunda kemik kırılması, dalak ve böbreğinin alınması ile neticelenen olayda; TCK'nın 89/1. maddesi gereğince, ceza miktarının üst sınırının 1 yıldan fazla olamayacağı dikkate alınmadan, sanık hakkında 400 gün adli para cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, mahkemece sanığın kusuru ve katılanda meydana gelen zararın ağırlığı gerekçe gösterilerek mahkemenin kanaatini en üst sınırdan belirlediği dikkate alındığında yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/10133, K. 2015/4290, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama