KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/23505 E., 2015/1869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 52/2, 50/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın saat 09:40 sıralarında idaresindeki kamyonet ile kırmızı ışık ihlali yaparak girdiği kavşakta, sağından karşıya geçmekte olan yaya ...’a çarpması sonucu, olaydan bir hafta sonra tedavi gördüğü hastanede ölümüne neden olduğu olayda, sanığın tam kusurlu olduğunun tespit ve kabul edilmesi karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini ve bilinçli taksirle işlenen olay nedeniyle sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının uzun süreli olması karşısında, cezanın TCK'nın 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tayin edilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının günlük 20 TL hesabıyla adli para cezasına dönüştürülmesi sırasında, maddi hata sonucu bir yılın 365 gün yerine, 360 gün olarak hesaplanması nedeniyle 16.200 TL yerine 16.100 TL olarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
2-Sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan Kanun maddesinin, adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildiği sırada uygulanan Kanun maddesinin ve taksitlerden birinin ödenmemesinin müeyyidesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği,
somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (4.) bendine “52/2” ibaresinden önce gelmek üzere “50/1-a-4” ibaresinin eklenmesi, bentteki “16.100” ibaresinin “16.200” ibaresi ile değiştirilmesi, (5.) bendine “aylık” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 52/4. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/23505, K. 2015/1869, 3 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama