İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/9285 K.2014/23972

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2014/9285Karar2014/23972Tarih27 Kasım 2014Okuma5 dk · 976 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2014/9285 E., 2014/23972 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm
2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

976 kelime·5 dk okuma

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca, iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezasının, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması koşuluyla ertelenebileceği ve adli para cezasının ertelenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, geçmişinde “kasten yaralama” suçundan dört ay hapis cezası mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, adli para cezasını da kapsayacak şekilde erteleme müessesesinin uygulanması; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup;

Dosya kapsamında mevcut bir kısım fotoğraflarda görülen, kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisindeki taşınmaz üzerinde iş makinesi ile çalışma yapılarak hafriyat oluşturulması, sanık ...'ın işletmeciliğini yaptığı “Şifa Et” isimli iş yerinin, eski görüntüsünden farklı bir bina haline getirilmesi ve şikayetçilere ait taşınmaza tecavüzde bulunulması fiilleri yönünden zamanaşımı süresi içerisinde gereğinin takdir ve ifası mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Mahkemece davaya katılmalarına karar verilen şikayetçiler ... ve ...'in, İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 23/02/1993 tarih ve 3022 sayılı kararı ile kentsel; 16/04/1998 tarih ve 4762 sayılı kararı ile de 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen bölgede yer alıp, yine aynı Kurul'un 23/02/1993 tarih ve 3022 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen 6496 parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer hisse ile maliki oldukları, sanık ...'ın ise, şikayetçilere ait taşınmaza bitişik konumdaki 6306 parselde bulunan iş yerini, 15/05/2003 tarihinden itibaren kiracı sıfatıyla işlettiği;

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğünce, şikayetçilere ait tescilli yapının yıkılmasına ilişkin olarak 19/11/2008 tarihli yazı ile suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturmanın, şikayetçilerin, kendilerine ait evin arsasının sanık tarafından otopark olarak kullanıldığı, arsaya zincir çekildiği, zincire kilit takıldığı iddialarıyla 15/04/2010 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı'na müracaat etmeleri üzerine başlatılan soruşturma ile birleştirildiği,

nihayetinde 25/05/2010 tarihli iddianame ile sanık hakkında, şikayetçilere ait tescilli yapıyı 07/07/2003 tarihinden 15/04/2010 tarihine kadar peyderpey yıkıp parçalarını da olay yerinden kaldırarak, yapının bulunduğu parseli otopark haline getirmek suretiyle kullandığı iddiasıyla dava açıldığı;

Dosya içerisinde mevcut bilgi, belge ve fotoğraflara göre, 23/09/2000 tarihinde çıkan yangın nedeniyle şikayetçilere ait iki katlı ahşap binanın ikinci katının tamamen yandığı, şikayetçilerin 20/10/2000 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak yangına sebebiyet verenlerin bulunmasını istedikleri, akabinde şikayetçi ...'in Tuzla Belediye Başkanlığı'na 07/07/2003 ve 09/07/2003.

Tuzla Kaymakamlık Makamı'na 08/07/2003 tarihli dilekçeler verdiği, dilekçe içeriklerinde, yangından kalan tescilli binanın, bitişik konumdaki kasap dükkanı sahibi ... tarafından geceleri sistemli bir şekilde yıkıldığının, uyarılara rağmen yıkım işine devam edildiğinin ve yıkımın önüne geçilemediğinin belirtildiği, Tuzla Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, şikayet konusu fiil şahsi dava ile takip edilebileceğinden, kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle 16/07/2003 tarihli takipsizlik kararı verildiği, sözü edilen kararın şikayetçi ...'e 30/07/2003 tarihinde tebliğ edildiği,

dosya içerisinde, şikayetçi tarafından karar aleyhine itiraz yoluna başvurulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı;

Daha sonra şikayetçi ...'in 17/10/2003 tarihli dilekçe ile tekrar Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak, önceki gece saat 23:30 sıralarında, evinin, kapı ve pencerenin yer aldığı ön cephesinin kepçe marifetiyle tamamen yıkıldığını, sözü edilen fiilin ... tarafından gerçekleştirildiğini bildirdiği, belirtilen başvurunun, Tuzla Cumhuriyet Savcılığınca 2003/3663 soruşturma numarası ile kaydedildiği, şikayetçi ...'in de yine Tuzla Cumhuriyet Savcılığı'nın 2003/3667 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 18/10/2003 tarihinde kolluk kuvvetlerine ifade verdiği, dosya içerisinde, sözü edilen soruşturmaların ne şekilde sonuçlandığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı;

Diğer yandan, tescilli binanın yıkımına yönelik olarak şikayetçiler tarafından ibraz edilen son fotoğrafın, 17/10/2003 tarihinde gerçekleştirildiği iddia olunan yıkım sonrasını yansıttığı, anılan fotoğrafta binanın ön cephesinin ortadan kaldırıldığı görülmekle birlikte, konum olarak sanığa ait iş yeri ile aynı hizada, yol kenarında bulunduğunun gözlemlendiği, buna karşılık, olay yerindeki keşif akabinde inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen 10/08/2011 tarihli raporda, binanın caddeye olan mesafesinin yaklaşık 3.5 metre olduğunun belirtildiği, dolayısıyla, 17/10/2003 tarihinden sonra da yıkım faaliyeti sürdürülerek,

tescilli binanın 3.5 metrelik kısmının tamamen yok edildiğinin anlaşıldığı, aynı bilirkişi raporunda, şikayetçilere ait taşınmazın açık kalan kısımlarının, mucur ve kırma taş serilmek suretiyle bitişik parsel ile birlikte otopark olarak kullanıldığının belirtildiği, sözü edilen fiilin de sit alanına fiziki müdahale oluşturduğu değerlendirilmekle;

Kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alıp, eski fotoğraflarında yol kenarında bulunduğu görülen tescilli yapının, 29/06/2011 keşif tarihi itibariyle gözlemlenen, yola 3.5 metre mesafedeki konuma ne zaman getirildiğinin, yıkım işinin hangi tarihe kadar devam edip

hangi tarihte binanın son halini aldığının, devamında, suça konu taşınmazın açıkta kalan kısımlarına mucur ve kırma taş serilmesi fiilinin ne zaman gerçekleştirildiğinin, şikayetçilerden, dinlenen tanıklardan, komşu taşınmazların malik ve kullanıcılarından, konu ile ilgili bilgi sahibi olduğu belirlenen çevre halkından ve kamu kurumlarından sorulmak suretiyle araştırılması, Tuzla Cumhuriyet Savcılığı'nın 2003/3663 ve 2003/3667 sayılı soruşturma dosyalarının akıbetlerine ilişkin bilgi ve belgeler getirtilerek,

tescilli kültür varlığına zarar verme fiili yönünden yapılan şikayetlerin hangi tarihli ne tür kararlarla sonuçlandırıldığının, anılan tarihlerden sonra da kültür varlığına müdahalede bulunulmaya devam edilip edilmediğinin belirlenmesi, böylece suç tarihi tereddütsüz ve kesin biçimde ortaya konulduktan sonra, “kültür varlığının yıkılmasına kasten sebebiyet verme” veya “sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” suçlarına yönelik nitelendirme yapılması,

suç tarihi itibariyle “sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma” fiili yönünden cezalandırmanın mümkün olduğu sonucuna varılması halinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu'nun 26/03/2007 tarihinde faaliyete geçtiği ve hükümden sonra,

11/10/2013 günlü Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunun 65/1 ve 65/4 maddelerinin uygulanmasına ilişkin değişiklikler yapıldığı dikkate alınmak suretiyle eylemin niteliği de gözetilerek hüküm tesisi gerektiği anlaşılmakla, eksik araştırmaya dayanılarak karar verilmesi kanuna aykırı, sözü edilen kanun değişikliğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/9285, K. 2014/23972, 27 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2014/9285
Karar No
2014/23972
Tarih
27 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/9285 K.2014/17915
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/9286 K.2014/16965
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/9287 K.2014/15157
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/9288 K.2014/17297
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/9288 K.2014/18427
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/9289 K.2014/27528

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.