KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2014/9972 E., 2015/3407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Hırsızlık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hırsızlık suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04/04/2003 tarih ve 610-617 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece doğal sit alanı içerisinde olup, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve sanığın yaşadığı evin arkasında yer alan kumsal alandan sanığın kum aldığının ihbarı üzerine mahkeme kararına istinaden sanığın evinde ve eklentilerinde yapılan aramada bahçe içerisinde iki römork kum bulunduğunun tespit edildiği,
sanığın aşamalarda alınan savunmasında, suça konu yerin sit alanı olduğunu ve kum almanın yasak olduğunu bilmediğini, evinin ahırının zeminine beton dökmek için kumsaldan kendisine ait traktör ile iki römork kum aldığını, hırsızlık kastının da bulunmadığını beyan ettiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile kum alınması ile devletin her hangi bir maddi kaybının doğmadığının, alınan kumun tekrar yerine konulmuş olduğunun belirlendiği,
tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanık tarafından sit alanı vasfına haiz kumsaldan alınan kumun tekrar yerine konulması karşısında 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesine aykırı olarak fiziki müdahalede bulunma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı, sanığın hırsızlık kast ve saiki ile eylemi icra ettiğine dair aleyhine delil mevcut olmadığı, mahkemece atılı suçlardan sanığın beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, tebliğnamede sanığın hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/9972, K. 2015/3407, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama