İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/13169 K.2016/11050

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2015/13169Karar2016/11050Tarih30 Haziran 2016Okuma7 dk · 1.420 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2015/13169 E., 2016/11050 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2016
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
TCK'nın 85/1, 27/1, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.420 kelime·7 dk okuma

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Olası kast TCK’nın 21. maddesinin 2. fıkrasında; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâli” biçiminde tanımlanmış, fıkra gerekçesinde ise; “Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir.” şeklinde, olası kastın uygulanma şartları belirtilmiştir. Öğretide de, olası kast, suçun kanuni tanımındaki objektif unsurların gerçekleşebileceği, ciddi bir şekilde mümkün görülmesine rağmen, fiilin işlenmesi suretiyle tipikliğin gerçekleşmesi şeklinde tanımlanmıştır. (Koca/Üzülmez; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler; 4. Baskı; sh. 152.)

Fail, hareketinden doğacak sonuçları bilerek ve isteyerek hareket etmişse kast gerçekleşmiştir. Buna karşılık, fail belli bir sonucu gerçekleştirmek üzere hareket ederken, bunun yanında başka sonuçların meydana gelmesini de göze almış ve bu sonuçlar da gerçekleşmişse, failin bu sonuçlar açısından da kasten hareket ettiği kabul olunur. Çünkü fail, asıl kastettiğinden başka, hareketinden doğacak diğer sonuçları tahmin ettiği veya öngördüğü halde hareketini devam ettirmiştir.

Dolaylı kast olarak adlandırılan bu kast türüne, belirli olmayan kast, gayrimuayyen kast, olursa olsun kastı veya dolus eventualis de denilmektedir. (Nur Centel, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 2.Bası, s.349, Artuk-Gökcen-Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1, s.597 vd.), (Ayhan Önder, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt.2, s. 293 vd, Uğur Alacakaptan, Suçun Unsurları, s.139 vd., Timur Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s.312 vd.)

İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksir ise, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmış olup, 5237 sayılı TCK’da, , 765 sayılı TCK’da yer verilen, “tedbirsizlik”, “dikkatsizlik”, “meslek ve sanatta acemilik”, “nizamat, evamir ve talimata riayetsizlik”, “kayıtsızlık veya tedbirsizlik”, “hataen ve kayıtsızlıkla”, “müsamaha ve dikkatsizlik” şeklindeki taksir kalıplarına ilgili suç tiplerinde yer verilmemiş, ancak gerek öğretide, gerekse uygulamada, bu taksir kalıplarına yer verilmemiş olmanın, bir eksiklik veya farklılık oluşturmayacağı kabul edilmektedir.

Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.

Öğretide ve yargı kararlarında taksirin unsurları,

a) Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,

b) Hareketin iradiliği,

c) Neticenin iradi olmaması,

d) Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,

e) Neticenin öngörülebilmesi, ancak bu neticenin fail tarafından öngörülmemesi,

Şeklinde belirtilmiştir.

TCK'nın 27/1. maddesinin uygulanması koşullarına gelince;

TCK'nın 27/1. maddesinde "Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur" şeklindeki düzenlemenin uygulanma şartları madde gerekçesinde; "Madde ile ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran nedenlerin hepsini kapsamına alacak surette sınırın kast olmaksızın aşılması hâli düzenlenmiştir.

Sınır kasten aşıldığında, örneğin, meşru savunmada bulunan kişi vaki saldırıyı defetmek için saldırganı öldürmenin şart olmadığını bile bile ve sırf tecavüze uğramış olması fırsatından yararlanarak saldırganı öldürdüğü takdirde hukuka aykırılığın kalkmayacağı ve failin bu maddedeki herhangi bir ceza indiriminden yararlanamayacağı şüphesizdir. Bu nedenle madde sınırın kast olmaksızın aşılması hâlini kapsamaktadır.

Yukarıda verilen örnekte fail, maruz kaldığı saldırı dolayısıyla ve içinde bulunduğu durum itibarıyla esasta gerekli olandan fazla bir savunmada bulunmuş olabilir. Sınırın aşılmasındaki bu taksir kendisinin cezalandırılmasına yol açabilirse de, bunun için işlenen suçun taksirle işlendiği takdirde de cezalandırılabilen bir fiil olması zorunludur.

Demek oluyor ki, bu gibi hâllerde işlenen suçun niteliğine bakılacak ve sadece kast bulunduğu takdirde cezalandırılabilen bir suç söz konusu ise faile ceza verilmeyecek, buna karşılık suç taksirle işlendiği takdirde de cezalandırılabilen fiillerden birini oluşturduğunda, maddede öngörülen biçimde cezadan indirim yapılarak faile taksirli suçtan dolayı ceza verilecektir" şeklinde açıklanmış olup, TCK'nın 27. maddesinin 1. fıkrasının uygulanabilmesi için; öncelikle bir hukuka uygunluk nedeninin söz konusu olması ve failin, bu hukuka uygunluk nedenine ilişkin koşulların sınırlarını "kast olmaksızın" aşması gerekmektedir.

Bunun doğal sonucu olarak da sınır kasten aşılmış ise bu fıkra ile uygulama yapılamayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında; sanığın ...

İlçesi Asayiş Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı ve olay günü gecesi, haber merkezine yapılan Sinan Biçer isimli bir kişi hakkındaki ihbar üzerine, ekip arkadaşları ile birlikte Lalebey Mahallesindeki trafo bölgesine doğru farklı sokaklardan ilerledikleri ve trafo kısmına geldiklerinde, maktul ... ile olay tanıkları ... ve ... ile açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen diğer 3 kişiyi birlikte ayak üstü sohbet ederken gördükleri ve yanlarına yaklaşarak bu kişilerden kimlik sordukları, bu sırada kimliği olmadığını söyleyen ve adını soran polis memurlarına ... olduğunu söyleyen maktulün,

hemen bitişiğindeki Meryem Ana Kilisesinin bulunduğu sokağa aniden girip kaçmaya başladığı, sanığın da diğer polis memuru ... ile birlikte en önde olmak üzere maktulü kovaladıkları, onların arkasından da diğer polis memurları olan ..., ..., ...'nın koştukları, ekip arkadaşlarının yorulup geride kalmaları üzerine sanığın koşmaya devam ett...iği ve Hambeli 1 sokak içinde maktulün, sanığın silahından çıkan bir mermi ile sırtından vurularak olay yerinde vefat ettiği olayda, olaydan sonra yapılan otopsi işlemi sonucunda ölümün,

sırta isabet edip göğüs bölgesinden vücudu terk eden ateşli silaha ait mermi yaralanmasına bağlı gelişen kot kırığı ve iç organ yaralanması sonucunda gerçekleştiğinin tespit edildiği, harici muayenede de 1 no da belirtilen yarayı açan ateşli silah mermi çekirdeğinin sol midskapüler hatta 10. kotu kırarak batın boşluğuna girdiği, dalak-mide, diyaframda yaralanmalara ve sol akciğer alt lobda kontüzyona yol açıp sol midklaviküler hat 6. interkostal aralıktan vücudu terk ettiği, seyrinin arkadan öne ve aşağıdan yukarıya doğru olduğunun tespit edildiği,

olay yerinden elde edilen 2 adet 9 mm çapındaki kovanın tek bir silahtan atıldığı ve yine bu iki adet kovanın sanıktan elde edilen X38945A-02 seri numaralı tabancadan çıktığı ve yapılan atışın uzak atış olduğunun belirtildiği, sanığın savunmasında “biz ...'nın arkasından koşmaya başladık. Kendisine dur polis kaçma diye uyarılarda bulunduk ancak koşmaya başladı. Koşarken de elini belinde tutuyordu.

Bir ara belinden silah çıkarttı benim gördüğüm kadarı ile metalik bir renkte silahtı. akşam 19:40 sıralarıydı aramızdaki mesafe 5-6 metre bulunuyordu Meryem Ana kilisesini geçince mesafe biraz daha arttı.

Biz koşarken ben de dahil olmak üzere görevli arkadaşlarımız silahlarımızı çıkarmıştık çünkü bulunduğumuz bölgede daha önceden terör olayları olması ve bu bölgede polislere saldırı yapılması nedeni ile güvenli değildi ben koşarken ...'nın durmaması nedeni ile uyarı amaçlı bir kez havaya ateş ettim. ancak ... durmadı kaçmaya devam etti.

Koşarken ... bize eli belinde olmak üzere dönüp bakıyordu. yine Meryem Ana kilisenin bulunduğu yerde köşeyi geçtikten sonrada silahını bize doğrultarak bakıp koşuyordu. daha sonra çamurlu bir alana geldiğimizde ben sendeledim ... benim kolumdan tutup kaldırdı. düşerken mi yoksa kalkarken mi silah elimde patladı bilmiyorum. tam olarak ne zaman patladığını bilmiyorum” şeklindeki beyanı, kamera görüntülerinde görüntünün 20.40.19. dakikasında, ...'nın geriye tam olarak döndüğü,

maktulün 14. sol adımı havada iken sağ elinin önde göğüs hizasında olması gerekirken SAĞ ELİNİN ARKADA KALDIĞI” şeklindeki bilirkişi raporu, tanık beyanlarının sanık savunması ile benzer mahiyette olması dikkate alınarak sanığın, hakkında kesinleşmiş 2 adet ilam nedeniyle yakalama kararı bulunan maktulü, birkaç kez durması konusunda ikaz edip havaya uyarı ateşi açtığı, buna rağmen maktulün uyarılara aldırış etmeyip kaçmaya devam ettiği, elinde tabanca ile onu takip eden sanığın, bu sırada yere düştüğü ve silahından çıkan kurşunun maktule isabet ettiği, maktulun harici muayenesinde,

mermi seyrinin arkadan öne ve aşağıdan yukarıya doğru olduğu şeklindeki tespitin de sanığın savunmasını doğrular nitelikte bulunduğu, sanığın meydana gelen sonucu kabullenerek hareket ettiğine ilişkin kanıt bulunmadığından, eylemin olası kastla öldürme suçu kapsamında da değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak, sanığın eyleminin TCK'nın 85/1. maddeleri kapsamında kaldığı şeklindeki mahkeme kabulü sonuç itibariyle isabetli bulunmuş ve tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafilerinin sanığın kasıtlı veya taksirle hareket etmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmayan TCK'nın 27. maddesinin sanık hakkında uygulanması,

2- TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca, cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere ve mahkum olunan ceza süresinden az olmayacak şekilde denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Tayin olunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde yükümlülük belirlenmemesi ve uzman görevlendirilmemesine karar verilmesi ile denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağının kararda açıklanmaması suretiyle CMK'nın 232/6. ve TCK'nın 51/6-7-8. maddelerine aykırı davranılması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/13169, K. 2016/11050, 30 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2015/13169
Karar No
2016/11050
Tarih
30 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/13170 K.2016/11098
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/13183 K.2016/7009
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/13188 K.2016/11344
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2015/13219 K.2016/6827
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/13328 K.2016/9036
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2015/13329 K.2016/9035

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.