KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/1645 E., 2015/5955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Davacı vekilinin 02.11.2006 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasına dayanak teşkil eden ... Devlet Güvenlik Mahkemesinin 28.05.1998 tarih, 1998/15 esas, 1998/215 karar sayılı dava dosyasındaki kararın sanık müdafii Av ...'in yüzüne karşı verilmekle 05.06.1998 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın aynı vekile 26.06.1998 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğ tarihinde vekalet ilişkisinin devam ettiği, tazminat davasının ise 02.11.2006 tarihinde açılmış olması karşısında, tazminata esas işlem olan tutuklama tarihinde uygulanması gereken 466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde 3 aylık dava açma süresinin kesinleşmiş beraat kararının tebliği ile başlayacağının öngörülmüş olması nazara alındığında, yasal süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hüküm fıkrasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ve davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/1645, K. 2015/5955, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama