KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2015/9465 E., 2016/6302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
- Hüküm
- Maddi tazminatın reddine, 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Davacı vekilinin 20.11.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 2013/103 Esas - 2013/148 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) kasten öldürme suçundan tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 02.10.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 20.11.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 37 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
2- Tutuklandığı tarihte emekli olan davacının çalıştığı işle ilgili itibar edilen bir belge sunmadığından emek ve işgücünün engellenmesi nedeniyle vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklulukta ve gözaltında kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Davacı tarafından yatırılan nakti kefalet (güvence) bedelinin yatırıldığı tarih ile iade edildiği tarih arasındaki sürede işleyecek yasal faizi sonucu elde edilecek miktarın da maddi zarar kapsamında olduğu değerlendirilmeden, davacının tahliye olduğu esnada yatırdığı 250.000 TL nakti kefalet ücretine 20.01.2012 – 26.09.2013 tarihleri arasında işleyecek yasal faiz sonucu elde edilecek miktarın maddi tazminata ilave edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden ve özellikle maliye hazinesinden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/9465, K. 2016/6302, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama