KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/1506 E., 2016/4492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK'nın 89/4. maddesi gereğince mahkumiyet.
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin sanığın kusurunun olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda sanık asli kusurlu olmakla birlikte, olay sonucunda yaralı iki kişinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmış olması ve maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari haddin çok üzerinde temel ceza tayin edilerek teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında, TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen ertelemenin uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, dosya içeriğine göre; sanığın sabıkasının olmadığı ve dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuz kişilik özelliğinin de mevcut olmadığı dikkate alındığında, “suç sebep ve saikleri, suç işleme hususundaki eğilimi ve kasıtlı suçtan mahkumiyetinin oluşu” şeklinde yerinde olmayan gerekçe ile TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/1506, K. 2016/4492, 18 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama