KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/4631 E., 2016/8982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
- Hüküm
- 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizin 02.09.2014 gün ve 2014/1763 Esas – 2014/17083 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 31.01.2013 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüş, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,
tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp değerlendirildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olduğunun anlaşılması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/3. maddesinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında tarifenin üçüncü kısmı gereğince avukatlık ücretine hükmolunacağının ancak hükmolunacak avukatlık ücretinin aynı tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olamayacağının belirtildiği dikkate alındığında, davacı yararına anılan tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün onuncu sırasında belirlenen 3.000 TL tutarındaki maktu vekalet ücretine hükmolunması gerekirken ''Davacı davada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım gözetilerek,
karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre (AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca) 2.000,0 TL vekâlet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen vekâlet ücreti bakımından mükerrer ödemeye yol açılmaması bakımından maddi tazminat hükmü kısmı itibariyle kesinleşen 31/03/2013 tarih ve 2012/192 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararımızın (2) numaralı hüküm fıkrası ile maddi ve manevi tazminat miktarları itibariyle davacı lehine hükmedilen 2.640,00 TL vekâlet ücreti bakımından bu miktarın gözetilmesine, mükerrer ödemeye yol açılmamasına'' şeklinde karar verilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/4631, K. 2016/8982, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama