KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/473 E., 2017/4372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Taksirle yaralama, kasten yaralama
- Hüküm
- Katılan sanık hakkında: TCK’nın 89/1-2-e, 22/3, 62/1, 51/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet, erteleme
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma
Sanıklar hakkında; TCK’nın 86/2, 3-c, 62/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan katılan sanığın; kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ..ve ...'in mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, katılan sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanıklar ...,ve ...'in mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup,
07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) adli para cezalarının 5320 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla.
23/01/2013 tarihinde doğrudan hükmedilen 3.000 TL'den ibaret mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan sanık müdafinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Katılan sanık ...'un mahkümiyetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen sonuç gözetilerek, sanık hakkında tayin olunan temel ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık müdafii ve katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Bilinçli taksir kavramı mülga 765 sayılı TCK’nın 45. maddesine 8.1.2003 tarihli ve 4758 sayılı Kanun ile eklenen son fıkra ile hukukumuza girmiş olup, anılan fıkrada, “Failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde ceza ... arttırılır.” hükmüne yer verilmiş, aynı hüküm, 5237 sayılı TCK’nın 22. maddenin 3. fıkrasında da korunmuştur.
Taksirden söz edilebilmesi için neticenin öngörülebilir olması gerekli ve yeterli olmasına karşılık, bilinçli taksir halinde failin somut olayda ayrıca bu neticeyi öngörmüş olması da gereklidir.
Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.
Bilinçli taksirde netice somut olarak öngörüldüğü halde, istenmemiştir.
Bilinçli taksiri, taksirden ayıran özellik, bilinçli taksirde istenmeyen netice fiilen öngörülürken, taksirde öngörülmemektedir.
1- Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; polis memuru olan sanık ...'un, 25/08/2008 tarih saat 08:30 sıralarında görevli olduğu büroya gitmek için bindiği ticari taksiyle seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulan sanıklar ..., ve ...'un durdurmuş oldukları başka bir ticari taksinin yolu kapatması üzerine, bindiği taksiden inerek adı geçen sanıklar ile tartışmaya başladığı,
tartışma sırasında sanık ...'ın ilk önce havaya bir el ateş ettiği, akabinde tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanık ...'ın elindeki silahla yere düştüğü ve sonrasında yerde yaşanan boğuşma sırasında sanık ...'ın silahının kazaen ateş alması sonucu meydana gelen yaralama olayında, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeden bilinçli taksir kabulüyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/473, K. 2017/4372, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama