KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/6228 E., 2017/3849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi (Devir öncesi 19 SCM, 14/78-632
- Suç
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Hüküm
- TCK'nın 179/2, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle CMK'nın 324/4. maddesinde eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” şeklindeki cümle ile yargılama giderlerinin tahsili bakımından 6183 sayılı Kanunun 106. maddesine atıfta bulunulduğu,
anılan maddede “Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir.
Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir” düzenlemesine yer verildiği, incelemeye konu dosyada, hüküm tarihi itibariyle yargılama giderlerini 8 TL olarak hesaplamış ise de, hükmün kesinleşmesine kadar yapılan harcamaların tamamının yargılama giderleri kapsamında olması, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi için yapılan giderin henüz hesaplanmamış olması ve bu giderin hesaplanmasından sonra ortaya çıkan bakiyenin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde hazine üzerinde bırakılabilmesi,
bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesinin mümkün olması nedeniyle, yargılama giderinin sanığa yükletilmesi düzelterek onama konusu yapılmamış olup, tebliğnamede bu yönden düzelterek onama öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafi ile mahalli Cumhuriyet savcısı'nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Olay gecesi, sanığın sevk ve idaresindeki otomobille seyri sırasında, kaldırım üzerinde bulunan mantara çarpıp, aracının ters dönmesi ile park halindeki araçlara çarpması şeklinde meydana gelen olay akabinde yapılan ölçümde 1.29 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında TCK'nın 179/2. maddesi gereğince hüküm kurulmuşsa da, kamu davasının TCK'nın 179/3. maddesi uyarınca açıldığı ve sanığın alkollü olması sebebiyle bu madde kapsamındaki suç sübut bulduğundan, sanığın TCK'nın 179/3 yollamasıyla TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken TCK'nın 179/2 maddesi uyarınca hüküm kurulması;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/6228, K. 2017/3849, 11 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama