KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2016/7616 E., 2017/6505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel hayatın gizliliğini ihlal
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocukların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocukların haklarında diğer suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ile birlikte katılanı darp edip hakaret ettikten sonra katılanı kendilerinden zorla özür diletip cep telefonu ile kayda aldıkları daha sonra bu kaydı facebook adresinde yayımladıkları iddia edilen olayda, suça sürüklenen çocukların eylemi özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebilir isede;
suç tarihi itibariyle üst sınırı 3 yıl hapis cezasını gerektiren TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi süretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında, karar tarihinden önce 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar,
basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/7616, K. 2017/6505, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama