KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2017/10160 E., 2019/7675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- TCK'nın 89/1-2-b, 62, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanığın idaresindeki otomobil ile gündüzün şehir içindeki tek yönlü çift şeritli 7 metre genişliğindeki yolun sol şeridinden hareketle seyri sırasında kaza mahalli olan kavşak başından yaya geçidinin bir kaç metre öncesinden seyrine göre sağından soluna doğru karşıya geçmeye çalışan yolun büyük kısmını geçmiş katılana sola direksiyon tedbiriyle sağ ön kısımdan çarpması sonucu katılanın bir kaç metre havalanıp aracın ön camına düştüğü, kendisininde ilerideki yaya geçidinin solundan yoldan çıkarak kaldırımdaki ağaca çarparak durduğu,
katılanın ise 6. derece kırık olacak şekilde yaralandığı ve sanığın yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle asli kusurlu olduğunun tespit edilip kabul olunduğu olayda, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken,
asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu katılanın 6. derece kemik kırığı olacak şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması; aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/10160, K. 2019/7675, 25 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama