KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2017/10657 E., 2018/1622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Karar Tarihi
- 05/05/2017
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı davranmak suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/03/2017 tarihli ve 2016/967 soruşturma, 2017/6053 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/05/2017 tarihli ve 2017/1729 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre.
Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hakimliğince sit alanında kazı yapılıp yapılmadığının yargılamayı gerektirdiği ve keşfen tespiti gerektiği cihetle itirazın kabulü ile tüm şüpheliler haklarında dava açılmak üzere kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; şüphelilerden ...'in alınan beyanında ... (kazı yapılması için şüpheli ...'nün arandığı GSM numarası) numaralı telefonu kendisinin kullanmadığı arkadaşı diğer şüpheli ...'a verdiğini, ...'ın ise söz konusu hattı şüpheli ...'e verdiğini belirttiği, şüpheliler ... ve ...'ın bu konuda ifadelerinin soruşturma aşamasında alınmadığı,
sit alanında izinsiz kazı yapma olayıyla ilgili olarak bir ilişkilerinin bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 6545 sayılı Kanunun 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hakimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir;
kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder.” ile şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hakimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheliler ... ve ... hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 20/10/2017 gün ve 94660652-105-06-10252-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/11/2017 gün ve 2017/60340 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/10657, K. 2018/1622, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama