İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/12343 K.2020/3101

2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından sanığın ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler, katılan Müze Müdürlüğü vekili, katılan ... vekili ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2017/12343Karar2020/3101Tarih4 Haziran 2020Okuma7 dk · 1.347 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2017/12343 E., 2020/3101 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
2863 sayılı Kanuna aykırılık, hakkı olmayan yere tecavüz
Hüküm
Her iki suç yönünden; CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.347 kelime·7 dk okuma

2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından sanığın ayrı ayrı beraatine ilişkin hükümler, katılan Müze Müdürlüğü vekili, katılan ... vekili ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Müze Müdürlüğü vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;

Müze Müdürlüğünün, 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, Müze Müdürlüğünün temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,

2-Katılan ... vekilinin, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna konu 711 parsel nolu taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu ve katılan ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,

3-Müşteki ... vekilinin, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan tesis edilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;

Hakkı olmayan yere tecavüz suçuna konu 704 ve 706 parsel nolu taşınmazların ... adına kayıtlı olmadığı, bu nedenle Maliye Hazinesinin, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, müşteki ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

4-Müşteki Maliye Hazinesinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince ise;

Suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;

2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu,

başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını,

taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak,

gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı;

Ayrıca, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, başka bir deyişle, Dairemizce incelenen dosyalarda sıkça karşılaşıldığı gibi, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, zira bu halde failin, maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkını elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğunu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının, hayatın olağan akışına ve mantık ilkelerine de uygun düşmediği;

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna konu, 711 parsel nolu taşınmaz içerisinde bulunan antik yapı kalıntılarının, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.02.1989 tarih 273 nolu kararı ile tesciline, antik yapı kalıntılarının 10 m uzaklıkta bırakılacak bir koruma zonu dışında parselin tarım alanı olarak kullanılabileceğine karar verildiği, kurul kararının mahallinde ilan edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, sanığın aşamalardaki beyanında, dava konusu alanı kardeşinin kendisine, babasından kalan yer olarak gösterdiğini, buranın sit alanı ve Hazineye ait olduğunu bilmediğini ileri sürdüğü, dinlenen tanıkların da, sanığın fidan diktiği alanın, antik kalıntılara uzak olduğunu beyan ettiği anlaşılan dosya kapsamında;

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yaşayan, dava konusu yeri iyi bilen, taraflarla akrabalığı ve husumeti bulunmayan mahalli bilirkişiler, fen ve arkeolog bilirkişisi refakatinde keşif icra edilerek, öncelikle; sanığın fidan diktiği iddia edilen alanın Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.02.1989 tarih 273 nolu kararı ile tescil edilen alan içerisinde ve antik kalıntıların koruma alanı içerisinde kalıp kalmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi; sit alanı içerisinde veya koruma alanı içerisinde bulunuyor ise; kurul kararının ilan edilmediği anlaşıldığından,

sanığın daha önce taşınmazın bulunduğu yerde ikamet etmediği yönündeki beyanı dikkate alınarak, suç tarihinde, bu alanın sit alanı veya Hazineye ait olduğunu bilebilecek durumda olup olmadığı hususunun mahalli bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulmak ve araştırılmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kanuna aykırı olup, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA,

5- Katılan ... vekilinin, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan tesis edilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;

Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, verilen hükmün niteliğine göre 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

Sanığın aşamalardaki beyanında, hakkı olmayan yere tecavüz suçuna konu 704 ve 706 parsel nolu taşınmazları dava konusu alanı kardeşinin kendisine babasından kalan yer olarak gösterdiğini, bu nedenle fidan diktiğini beyan ettiği, dinlenen tanıkların, sanığın olmadığı zamanda kardeşlerinin yerleri taksim ederek bu taşınmazları sanığa ayırdıklarını beyan ettikleri, sanığın Asliye Hukuk Mahkemesinde, dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu iptal ve tescil davası açtığı, açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılan dosya kapsamında;

Suça konu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının, tüm tedavülleri ile birlikte tapu kayıtlarının getirtilip, taşınmazlar üzerinde hak sahibi olanlar tespit edilerek ve varsa fiili taksim belgesi getirtilerek, mahallinde teknik bilirkişiler ve yöreyi iyi bilen tanık ve tarafsız mahalli bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, malikler arasında fiili taksim olup olmadığı, fiili taksim neticesinde dava konusu alanların sanığa bırakılıp bırakılmadığı, sanığa tasarrufta bulunmak üzere bu taşınmazların gösterilip gösterilmediği, fiili taksim var ise katılana bırakılan kısma sanığın tecavüzünün bulunup bulunmadığı,

fiili taksim yok ise sanığın katılanın tasarrufunu engelleyip engellemediği ve taşınmazla kendi payından fazla yeri kullanıp kullanmadığı, yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişiler ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptandıktan sonra hukuki durumun tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/12343, K. 2020/3101, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2017/12343
Karar No
2020/3101
Tarih
4 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/12399 K.2020/4442
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/12418 K.2020/4441
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/12591 K.2020/4440
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/12851 K.2020/3038
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/13200 K.2020/2939
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/13293 K.2020/4527

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.