KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2017/9039 E., 2019/7055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle Yaralama, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Güveni Kötüye Kullanma
- Hüküm
- Taksirle Yaralama suçu yönünden; TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Güveni Kötüye Kullanma suçları yönünden; CMK 223/2-a-c uyarınca ayrı ayrı beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve güveni kötüye kullanma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
A) Taksirle yaralama suçu yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgilerinin incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem B sınıfı hem de F sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu,
sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki kapalı kasa kamyonet ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle yaralama suçu sebebiyle F sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. fıkrasının TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin 5. paragrafına, “B sınıfı” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
B) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve güveni kötüye kullanma suçları yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edildiğinden CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraat kararı verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde CMK'nın 223/2-a,c maddesi gereğince ayrı ayrı beraat kararı verilmesi;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/9039, K. 2019/7055, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama