KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2018/1013 E., 2019/9417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki otomobil ile D-100 yan yoldan seyirle olay yerine geldiğinde yolun karşısına geçmek isteyen yayalara çarpması sonucu bir kişinin ölmesi, bir kişinin nitelikli yaralanması ile sonuçlanan olayda, Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın olayın oluş yeri ve oluş şekli itibariyle alacak bir önleminin olmadığı, olayda etkenlik arzedecek trafik kural ihlalinin görülmediği, ölenin ise karşıya geçmek yaya üst geçidini kullanmayarak ilk geçiş hakkını sanığın idaresindeki araca vermediği ve hatalı hareketleri nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, bu itibarla mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kusurunun bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz eden katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında kusurlu olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilirken uygulama maddesi olan CMK'nın 223/2-c maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (1) nolu fıkrası çıkarılarak yerine “Sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/1013, K. 2019/9417, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama