KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2018/4927 E., 2020/1570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle Öldürme
- Hüküm
- TCK'nın 85/2, 62, 53/1-2-3, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; 1) Mahkemenin, sanık hakkında TCK’nın 53/6. maddesinin uygulanmasına yönelik takdirinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bozma öneren (5) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
2) Dosya içeriğine göre sanığın idaresindeki araçla yerleşim yeri dışında, iki şeritli, bölünmüş, asfalt kaplama, düz, eğimli yolda, saat 16:15 sıralarında seyir halindeyken dönel kavşağa geldiğinde kontrolsüzce kavşaktan çıkış yaparak, seyir istikametine göre sağından gelmekte olan diğer sanığın idaresindeki araçla çarpışması şeklinde meydana gelen ve sanığın asli kusurlu olarak iki kişinin ölmesine, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzde sabit iz olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda;
taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin ölmesine,
bir kişinin nitelikli yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak, tebliğnamedeki (4) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine,
hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, adli sicil kaydı bulunmayan ve lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/4927, K. 2020/1570, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama