İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/3710 K.2020/1106

Sanıkların TCK’nın 136/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl denetim süresi belirlenen erteli 10 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ilişkin...28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli, 2016/14-2016/737 sayılı hükümlerine yönelik…

Esas2019/3710Karar2020/1106Tarih5 Şubat 2020Okuma5 dk · 1.044 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2019/3710 E., 2020/1106 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2020
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.044 kelime·5 dk okuma

SONUÇ / HÜKÜM

Hükümler

Sanıkların TCK’nın 136/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl denetim süresi belirlenen erteli 10 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ilişkin...28. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli, 2016/14-2016/737 sayılı hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükümlerinin CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanıkların CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine dair hükümler

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 04.10.2017 tarihli, 2017/608-2017/3003 sayılı “istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasından sonra yeniden kurulan beraat hükümlerine” ilişkin karar, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasında belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında suç olarak tanımlanmıştır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü,

sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.07.2017 tarihli, 2017/829-2017/363 ve 17.06.2014 tarihli, 2012/1510-2014/331 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere. TCK'nın 136. maddesinde korunan hukuki değer genel olarak kişilerin özel hayatı ve hayatın gizli alanı, özelde ise kişisel verilerdir.

TCK'nın 135 ve 136. maddelerindeki kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğinde kişisel verilerin korunacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması ve aksine 135. maddenin gerekçesinde gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiilleri TCK'nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur.

Bu nedenle herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda “kişisel veri” olarak kabul edilmeli ve hukuka aykırı eylemlere karşı korunmalıdır.

Ancak, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi sonuçların doğmaması için, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması, olayda herhangi bir hukuk dalı tarafından kabul edilebilecek bir hukuka uygunluk nedeni veya bu kapsamda nazara alınabilecek bir hususun bulunup bulunmadığının saptanması ve sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da tespit edilmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; çeşitli gazetelerde köşe yazarı olarak çalışması ve ulusal yayın yapan televizyon kanallarına konuk olması nedeniyle kamuoyu tarafından da tanınan mağdur ...’ın, yazarlık adı olarak tanımladığı “Mine G.

Kırıkkanat” biçimindeki isminin, çeşitli internet sitelerinde, tamamen ya da kısmen kullanılmasından dolayı 13.11.2014 tarihli dilekçesi ile şikayetçi olması üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında, sanık ...’in yetkilisi olduğu firmaya bağlı yayınevinin çalışanı olan diğer sanık ... tarafından, “www.g-kirikkanat.com” ve “www.minekirikkanatacevap.org” isimli internet sitelerinin oluşturulduğunun tespit edilmesi üzerine, sanıkların, TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,

İnternet ortamında yer alan ve kişilerin sadece adıyla soyadından ibaret bilgilerin, hayali olarak oluşturulup, kullanılabileceği ve/veya aynı isim ve soyisme sahip başka kişiler de olabileceği nazara alındığında, mağdur ...’ın yazarlık adı olarak tanımladığı “Mine G.

Kırıkkanat” biçimindeki ismini çağrıştıran ve internet ortamında kullanılan “g-kirikkanat” ve “minekirikkanatacevap” ibarelerinin, mutlaka ve sadece mağdura ait kişisel veriler olarak değerlendirilemeyeceği gibi, söz konusu sitelerin, mağdur tarafından evrim teorisinin geçekliğine ilişkin kamuoyuna açıklanan görüşlere cevap ve halkın genelini ilgilendiren konu hakkında eleştiri niteliğinde paylaşımlarda bulunmak üzere oluşturulduğuna dair savunmanın, dosyada mevcut Sanal Devriye Büro Amirliğinin 17.03.2015 tarihli raporuyla da doğrulanması karşısında, sanıkların,

hukuka aykırı hareket ettikleri bilinciyle davrandıkları da kabul edilemeyeceğinden, yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, gerekçesinde; “...TCK'nın 136. maddesindeki korumadan yararlanacak olan kişisel veri, kişinin kimseyle paylaşmadığı ya da sadece yakın çevresiyle paylaştığı, alenileştirmediği verilerdir.

Katılan şikayete konu veriyi köşe yazısında kullanmakta ve gazetenin yurt çapında dağıtılmasıyla birlikte bu veri kamuoyu tarafından bilinir olmaktadır. Üçüncü kişilerin erişimine açık verinin özel hayata ilişkin veri olmaktan çıktığı ve TCK'nın 136. maddesindeki korumadan yararlanamayacağının kabulü gereklidir...

Ayrıca, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu düzenleyen TCK'nın 136. maddesinin de içerisinde bulunduğu ikinci kitap, ikinci kısım, dokuzuncu bölüm başlığının ‘Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar’ başlığını taşıdığı,

bu bölümde düzenlenen suç tiplerinin, bölüm başlığı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, yapılan ihlalin, kişinin özel yaşamı ile ya da yaşamın gizli alanı ile ilgili olması gerektiği, özel yaşam ya da yaşamın özel alanına ilişkin olmayan, herkes tarafından kolaylıkla ulaşılabilen bilgilerin kişisel veri kapsamında olsa bile bu bölümde düzenlenen hukuki korumadan yararlanamayacağı ortaya çıkmaktadır.” biçiminde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararlarına ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına aykırı açıklamaların yer aldığı...

Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama sonunda, sanıklara yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek bölge adliye mahkemesince kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanıklar hakkında yasal unsurları oluşan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı suç tarihine nazaran temel cezanın asgari haddinin iki yıl hapis cezası olduğu da gözetilerek mahkumiyet kararı verilmesi yerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararlarına aykırı gerekçelere dayalı olarak bölge adliye mahkemesince verilen beraat hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle,

usul ve yasaya uygun...

Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.10.2017 tarihli, 2017/608-2017/3003 sayılı “istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasından sonra yeniden kurulan beraat hükümlerine” dair kararına karşı yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için...28.

Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 05.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/3710, K. 2020/1106, 5 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/3710
Karar No
2020/1106
Tarih
5 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3711 K.2020/2080
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/3712 K.2020/383
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3713 K.2020/1939
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/3716 K.2020/956
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/3716 K.2020/1066
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3718 K.2020/1103

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.