İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/6378 K.2023/4462

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği…

Esas2019/6378Karar2023/4462Tarih26 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.399 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2019/6378 E., 2023/4462 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/418 Esas 2015/570 Karar
Suç
2863 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.399 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/418 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 2863 sayılı Kanun 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinini ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; 1-Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna,

2-Bilirkişi raporlarının yetersiz olduğuna,

3-Suça konu alana ilişkin sit kararının iptali için başvuruda bulunduklarını, yerel mahkemenin bu sonucu beklemesi gerektiğine,

4-Sanığın suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine, buna ilişkin herhangi bir ilan yapılmadığına bu nedenler suç işleme kastının olmadığına ilişkindir.

Katılan vekilin temyiz isteği; Sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmiş olmasına rağmen katılan idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Yerel Mahkemenin Kabulü. "İddia, sanık savunması, müşteki kurum vekili beyanı, yapılan keşif ve keşif sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor içeriği ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde.

Mersin ili Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesinde kain, 366 ada 180-189 nolu parseller, 444 ada 1- 6 parseller, 443 ada 1-6 parseller, 442 ada 1- 5 parseller ile 441 ada 1 parsel nolu taşınmazların, sanık tarafından, büyük çoğunluğu serada üretim, kapama narenciye, kapama meyve bahçesi ile açıkta sebze üretimi ve tarla olarak ziraii üretimde kullanıldığı, yapılan keşif ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile söz konusu taşınmazların, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01/10/1999 tarih ve 3522 sayılı kararıyla Deniz kaplumbağları üreme alanı birinci derece doğal sit alanı olarak ilan edilen yerde kaldığı,

2863 sayılı yasanın 9.maddesi ile. Koruma yüksek kurulunun ilke kararları çercevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez.

Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma kazı veya benzeri işler inşai veya fiziki müdahale sayılır, ''düzenlemesinin getirildiği, sanığın da yukarıda belirtildiği şekilde birinci derece doğal sit alanı olarak tescil edilen alanda tarımsal faliyette bulunmak suretiyle fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmakla, sanığın sübut bulan eyleminden dolayı 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. "

B. Sanık Savunmasında;" Olayla ilgili olarak daha önce vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim, iddianamede bahsedilen suça konu yer annem ... aittir, ondan da tek çocugu olarak bana kalmıştır, bu yer 1990'larda kum ocağı olarak annem ve ortağı Abdulgani İyioğlu tarafından işletiyordu, 2000 yılında burası kapandı, kapandıktan sonra buralar toprakla dolduruldu, burada herhangi bir şekilde doğal göl söz konusu değildir, kum ocağı işletilirken çıkan sular olmuştur, daha sonra burası doldurulmuştur, daha sonra annem ... tarafından mandalina ve şeftali ağaçları dikildi bir kısımında ben mandalina ve şeftali ağaçları dikerek bahçe haline getirdi, müsnet suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi isterim dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

C. Mahkemece 12.06.2015 tarihinde suç mahallinde keşif yapılmış akabinde fen, arkeolog ve ziraat bilirkişilerce rapor tanzim edilmiştir.

IV. GEREKÇE

İhbar üzerine Mersin Tabiat Varlıklarını Koruma Şube Müdürlüğü’nün 04.11.2013 tarihinde mahallinde yapmış olduğu inceleme neticesinde; sanığın deniz kaplumbağaları üreme alanı ve I. derece doğal sit alanı içerisinde kalan araziyi izinsiz olarak narenciye bahçesi olarak düzenlediğinin tespit edilmesi üzerine hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla;

2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazetede yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu,

başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını,

taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak,

gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı;

Ayrıca, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, başka bir deyişle, Dairemizce incelenen dosyalarda sıkça karşılaşıldığı gibi, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, zira bu halde failin, maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkını elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğunu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının, hayatın olağan akışına ve mantık ilkelerine de uygun düşmediği;

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğine dair savunmaları karşısında; taşınmaza ait tapu kaydı dosya arasına getirtilerek beyanlar hanesine şerh düşülüp düşülmediğinin, dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin, ilgili, belediye, muhtarlık, kaymakamlık, valilik gibi kurumlardan sorulması, aynı zamanda sit kararının Resmi Gazete'de ilan edilip edilmediğinin araştırılması, dava konusu yerin sit alanı olduğunun bölge halkı tarafından bilinip bilinmediği hususunun kolluk vasıtası ile araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de ; A.Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,

B. Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/418 Esas, 2015/570 Karar sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/6378, K. 2023/4462, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2019/6378
Karar No
2023/4462
Tarih
26 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6545 K.2023/7639
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6585 K.2023/6832
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6667 K.2023/7010
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6768 K.2023/7009
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6821 K.2023/7250
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6858 K.2023/6777

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.