KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2019/6567 E., 2020/2691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın düşük ayak rahatsızlığı nedeniyle 18.06.2012 tarihinde Antalya Özel ... Tıp Merkezine giderek muayene olup reçete yazdırdığı, olay tarihinde de enjeksiyon yaptırmak üzere sanığın hemşire olarak görev yaptığı Kepez Yeşilyurt Aile Sağlığı Merkezine gittiği, sanığın katılana yaptığı enjeksiyon sonucunda katılanın sol bacağının ağrıması nedeniyle Akdeniz Üniversitesi Hastahanesine ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastahanesine giderek tedavi olduğu,
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 23.05.2013 tarih, 2013/1014 sayılı raporunda, katılanın mevcut arızanın enjeksiyon sonrası ortaya çıktığı ve enjeksiyon nedeniyle geliştiği, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun belirtildiği, 18.02.2015 tarih 2015/416 sayılı raporda ise; duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, ön inceleme raporu için 19.11.2012 tarihinde beyin ve sinir cerrahından alınan bilirkişi raporunda;
hastanın tekraralayan enjeksiyonlar yaptırması nedeniyle tam olarak hangi enjeksiyon nedeni ile arızanın meydana geldiğinin kesin olarak saptanamayacağı, siyatik siniri ilgilendiren bu durum, tıp literatüründe kalçadan yapılan enjeksiyonlarla ilgili olarak yer aldığı ve durumun bir komplikasyon olarak değerlendirilmesinin uygun olacağının düşünülmesi nedeni ile yaşanan bu süreç ile bir tıbbi uygulama hatasının gerçekleştiğine kesin olarak kanaat getirilemeyeceği.
23.11.2012 tarihli ön inceleme raporunda ise; sanık ...’ın enjeksiyon sırasında belirlenen standartlara uygun olarak hareket ettiği, ancak tüm tedbirlere rağmen, ispatlanamamış olan komplikasyonun geliştiği anlaşıldığından; adli yönden 4483 sayılı Kanun gereği soruşturma izni verilmemesi gerektiği şeklinde karar verildiği.
01-02 Ekim 2015 tarihli Yüksek Sağlık Şurası toplantısı sonucunda ise; yapılan enjeksiyon sonrası hastada meydana gelen sol siyatik sinir nöropatisinin enjeksiyona bağlı bir komplikasyonu olduğundan enjeksiyonu yapan hemşireye kusur atfedilemeyeceğine oy çokluğu ile karar verildiği;
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 23.05.2013 tarih, 2013/1014 sayılı raporunda, katılanın mevcut arızasının enjeksiyon sonrası ortaya çıktığı ve enjeksiyon nedeniyle geliştiği, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmakla tebliğnamede bu hususta bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
Sanığın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/6567, K. 2020/2691, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama