İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/1838 K.2022/3894

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2020/1838Karar2022/3894Tarih18 Mayıs 2022Okuma8 dk · 1.539 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2020/1838 E., 2022/3894 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mayıs 2022
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
TCK’nın 85/1, 22/3 62/1,53/6,63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.539 kelime·8 dk okuma

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Dairemizin 10.11.2016 tarih, 2015/13171 Esas - 2 016/12568 Karar sayılı bozma ilamına karşı mahkeme tarafından direnildiği ve direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Ceza genel Kuruluna gönderildiği ve Yargıtay Ceza genel Kurulunun 12.02.2019 tarih, 2018/1258 Esas - 2019/106 sayılı Kararı ile hükümden önce son sözün sanığa sorulmadığı gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararından sonra verilen kararların direnme hükmü niteliğinde olmadığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli, 2013/50 Esas - 2013/525 sayılı Kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre,

şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür.

Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının, olayda olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık müdafinin, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine,ancak;

Olası kast TCK’nın 21. maddesinin 2. fıkrasında; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâli” biçiminde tanımlanmış, fıkra gerekçesinde ise; “Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir.” şeklinde, olası kastın uygulanma şartları belirtilmiştir. Öğretide de, olası kast, suçun kanuni tanımındaki objektif unsurların gerçekleşebileceği, ciddi bir şekilde mümkün görülmesine rağmen, fiilin işlenmesi suretiyle tipikliğin gerçekleşmesi şeklinde tanımlanmıştır. (Koca/Üzülmez; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler; 4. Baskı; sh. 152.)

Fail, hareketinden doğacak sonuçları bilerek ve isteyerek hareket etmişse kast gerçekleşmiştir. Buna karşılık, fail belli bir sonucu gerçekleştirmek üzere hareket ederken, bunun yanında başka sonuçların meydana gelmesini de göze almış ve bu sonuçlar da gerçekleşmişse, failin bu sonuçlar açısından da kasten hareket ettiği kabul olunur. Çünkü fail, asıl kastettiğinden başka, hareketinden doğacak diğer sonuçları tahmin ettiği veya öngördüğü halde hareketini devam ettirmiştir.

Dolaylı kast olarak adlandırılan bu kast türüne, belirli olmayan kast, gayrimuayyen kast, olursa olsun kastı veya dolus eventualis de denilmektedir. (Nur Centel, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 2.Bası, s.349, Artuk-Gökcen-Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1, s.597 vd.), (Ayhan Önder, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt.2, s. 293 vd, Uğur Alacakaptan, Suçun Unsurları, s.139 vd., Timur Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s.312 vd.)

İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksir, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmış olup, 5237 sayılı TCK’da, 765 sayılı TCK’da yer verilen, “tedbirsizlik”, “dikkatsizlik”, “meslek ve sanatta acemilik”, “nizamat, evamir ve talimata riayetsizlik”, “kayıtsızlık veya tedbirsizlik”, “hataen ve kayıtsızlıkla”, “müsamaha ve dikkatsizlik” şeklindeki taksir kalıplarına ilgili suç tiplerinde yer verilmemiş, ancak gerek öğretide, gerekse uygulamada, bu taksir kalıplarına yer verilmemiş olmanın, bir eksiklik veya farklılık oluşturmayacağı kabul edilmektedir.

Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.

Öğretide ve yargı kararlarında taksirin unsurları,

a) Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,

b) Hareketin iradiliği,

c) Neticenin iradi olmaması,

d) Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,

e)Neticenin öngörülebilmesi, ancak bu neticenin fail tarafından öngörülmemesi,

Şeklinde belirtilmiştir.

Bilinçli taksir kavramı mülga 765 sayılı TCK’nın 45. maddesine 08.01.2003 tarihli ve 4758 sayılı Kanun ile eklenen son fıkra ile hukukumuza girmiş olup, anılan fıkrada, “Failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde ceza ... arttırılır.” hükmüne yer verilmiş, aynı hüküm, 5237 sayılı TCK’nın 22. maddenin 3. fıkrasında da korunmuştur.

Taksirden söz edilebilmesi için neticenin öngörülebilir olması gerekli ve yeterli olmasına karşılık, bilinçli taksir halinde failin somut olayda ayrıca bu neticeyi öngörmüş olması da gereklidir.

Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.

Bilinçli taksirde netice somut olarak öngörüldüğü halde, istenmemiştir.

Bilinçli taksiri, taksirden ayıran özellik, bilinçli taksirde istenmeyen netice fiilen öngörülürken, taksirde öngörülmemektedir.

Yasada, taksirin bir türü olarak düzenlenmiş bulunan bilinçli taksir esas itibariyle olası kastın sınırlarını daraltıcı bir işlev görmektedir. Bu nedenle, olası kastın anlamı ve sınırları belirlenmeden, bilinçli taksirin kapsamının tayini mümkün değildir.

Olası kast ve bilinçli taksir öngörme unsuru itibariye örtüşmesine rağmen, isteme unsuru bakımından ayrılmaktadır.

Olası kastı bilinçli taksirden ayıran özellik, mümkün ya da muhtemel olarak öngörülen neticenin kabullenilmesi, failin öngördüğü tipik neticenin meydana gelmeyeceğine yönelik bir güveni olmadan hareket etmesidir. Başka bir anlatımla, fail öyle ya da böyle herhalde hareketi gerçekleştirirdim diyorsa olası kast, neticenin gerçekleşeceğini bilseydim hareketi gerçekleştirmezdim, diyorsa bilinçli taksir söz konusudur.

Somut olayda ise, Katılan ...'nın önceki yıllarda sanık ...'ın kız kardeşi ve diğer sanık ...'ün eşi olan ...'ı telefon ile arayarak rahatsız ettiği ve bu konu ile ilgili aralarında Konya 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/657 Esas sayılı dosyasında davalarının görülüp, ...'in kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, ancak katılan ...'in ...'ı rahatsız etmeye devam ettiği, bu durumun yaklaşık 3-4 sene aralıklarla sürdüğü, en son suç tarihinden önce ...'in sanık ...'ün kız kardeşi ...'a, ... ile ilgili mesajlar göndermeye başladığı,

olay tarihinde de sanıklar ile katılan ...'in yolda karşılaştıkları, ...'i yolda durdurdukları, ...'i adli emanetin 2012/4880 emanet sırasında kayıtlı sopa ile darp edip basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaralayıp aracına zarar verdikleri, ...'in aracına binip sanıklardan kurtulmak için hızla aracını sürüp olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, ancak Mevlüt'ün yönetimindeki... plakalı aracı ile yanında ... olduğu halde ...'in aracını takibe başladığı,

takip sırasında sanık ...'ün ...'in kullandığı seyir halindeki ... plakalı araca çarptığı ve çarpmanın tesiri ile ...'in aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüjdeki ağaca çarptığı ve çarpmanın tesiri ile araçta bulunan eşi müşteki ...'nin hayati tehlikeye, kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı, kızları Medine'nin de kaldırıldığı hastanede öldüğü olayda,

Sanık idaresindeki... plakalı otomobilin kazanın meydana geldiği tarihte polis merkezi önünde yapılan oto görgü tespit tutanağında, otonun sağ ön sinyal, sağ sis farının kırık, sağ çamurluğunda 15x15 ebadında göçük, sağ kapı sinyali kırık, sağ teker çelik jantında sürtünme, sağ kapı üzerinde sürtünme ve sağ kapı üzerinde 15-20 cm uzunluğunda beyaz çizgi olduğu ve başka yerinde hasar olmadığı şeklindeki tespit, olay yeri inceleme raporunda ... plakalı beyaz Renault brodway marka aracın sola dönmüş vaziyette orta refüj üzerinde arka camı, sağ arka sinyal camının kırılmış olduğu,

sağ ön ve arka kapı ve alt marşpiyel'in hasarlı, sol ön ve arka kapı alt kısımları ve kapı kaporta kısımlarının hasarlı olduğu şeklindeki tespit, tanık ...'in “Olay günü kendime ait araç ile seyir halde iken birden beni hızla bir şekilde brodway marka bir araç solladı ve geçti. Onun peşinde de yine çok hızlı bir şekilde Renult Laguna marka araç Brodway in peşinde beni solladı.

Bu şekilde hep beraber aynı istikamete seyir halinde iken laguna öndeki brodwaya yetişti ve onu sıkıştırıp arabayı üzerine kırdı. Bu şekilde Brodway çarptı ve çarpmanın etkisi ile brodway fırlayıp orta refüje çarptı ve daha sonra orta refüjdeki bir ağaca şiddetli bir şekilde çarptı. Bu olay benim 50 metre kadar önümde meydana geldi. Kazaya ilk müdahale eden ve polisi arayan benim. İlk etapta laguna Brodway'e çarpıp kaza yaptırdıktan sonra olay yerinden kaçmaya başladı.

Ben de plakasını almak için peşinden gittim ve plakasını alıp 155 i aradım ve plakayı 155 e bildirdim” şeklindeki beyanı, tanık ...'nın ise “Hicaz Caddesinde 2 tane aracın aynı istikamette ve gördüğüm anda yan yana olarak beyaz olan aracın sağda diğer aracın solda sürtüşerek hızlı bir şekilde gittiklerini gördüm, yaklaşık 100 metre araçlar bu şekilde ilerledi, ben kaza yapacaklarını düşündüm, ancak görüş mesafemde bir inşaat olduğu için benim görüş alanımdan çıktıktan sonra kaza olmuş, onu görmedim, o anda arabaların kime ait olduğunu bilmiyordum, ancak sağ taraftaki Reno9 bir araçtı, 2 araç yan yana ve sürtüşerek gidiyordu,

birinin diğerini yoldan çıkartmaya çalıştığı konusunda bir şey düşünmedim, ancak kaza olacağı riski yüksek görünüyordu, çünkü ikisi de hızlıydı ve birbirlerine çok yakınlardı ve değiyordu veya ben öyle gördüm” şeklindeki beyanı, taraflar arasındaki husumet ve tüm dosya kapsamından, sanık ...'ün idaresindeki aracı katılan ...'in aracının üzerine sürdüğü, bu şekilde iki aracın birbirine yakın mesafede ve sürtünerek ilerlediği, katılan ...'in aracında bu esnada eşi ... ile 3 yaşındaki kızının olduğu,

sanığın buna rağmen eylemini devam ettirerek araçtakilerin yaralanmalarına veya ölmelerine neden olabileceğini öngörmesine rağmen eylemini devam ettirdiği anlaşılmakla, maktul ...'ya karşı olası kastla adam öldürme, katılan ...'ya karşı olası kastla yaralama suçunu işleyen sanık hakkında, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bilinçli taksirle öldürme suçundan hüküm kurulması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/1838, K. 2022/3894, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1838
Karar No
2022/3894
Tarih
18 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1844 K.2022/8428
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/1876 K.2022/8026
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/1894 K.2022/7774
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/1914 K.2022/11607
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/2005 K.2022/7776
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/2041 K.2022/3969

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.