İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5052 K.2023/5204

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği…

Esas2020/5052Karar2023/5204Tarih29 Kasım 2023Okuma13 dk · 2.593 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2020/5052 E., 2023/5204 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Kasım 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/107 E., 2016/147 K.
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.593 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.

2.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararının 27.03.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 07.04.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinde tanımlanan "Cinsel Taciz" suçunu işlediği ve Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği,

hükmün 08.02.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/107 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararı ile açıklandığı ve sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.09.2020 tarihli ve 2016/218964 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, bunu savunmalarında da açıkça belirttiğine, suçu işlediğini gösterir somut kanıt ve de tanık olmadığına, bu nedenle yerel mahkeme kararının yasalara uygun olmadığından bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/107 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararı ile;

"...Sanık ...'nın aşamalardaki savunması, müştekiler ... ve ...'ın aşamalardaki anlatımları ile kovuşturma aşamasında bizzat mahkememiz huzurunda alınan meydana gelen iş kazası nedeni ile maddi zararlarının sanık tarafından tamamen karşılandığı, sanık hakkında şikayetçi olmadıklarını belirtir beyanları, tanıklar ..., ...'ın aşamalardaki anlatımları, sanığa ilişkin nüfus ve sabıka kaydı örneği, bilirkişi ...'in 09/07/2014 tarihli olup;

meydana gelen iş kazasında sanık ...'nın tali kusurlu, ölenler ... ve ...'nin asli kusurlu oldukları hususlarını belirtir bilirkişi raporu, 24/04/2014 tarihli olay yeri ve ölü muayene tutanağı, ölenler ... ve ...'a ilişkin otopsi raporları ile otopsi tutanakları, 25/04/2014 tarihli olay yeri inceleme raporu ile ekindeki olay yeri basit krokisi, Karşıyaka C.

Başsavcılığı'nın 2014/3053 sayılı adli emanet eşya makbuzu kapsamı, bilirkişiler ..., ... ve ...'ın 07/02/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporu, ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, yukarıda ayrıntısı ile anlatıldığı şekilde suç tarihinde ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait 8911/4 Sok.

No:6 ... adresindeki inşaatta asansörlü iskelede 8. katta sıva yapmakta olan müteveffalar ... ve ...'ın ikisi birbirine yanaştırılarak geçitle birleştirilen ve bina girintisine doğru içeri ek yapılan cephe platformunun oluşturulan bu kesimden kırılıp eğilmesi sonucu iskeleden aşağı düşerek öldükleri, sanık ...'nın aynı inşaatta sıva ekibinin başında bulunan ustabaşı olarak görev yaptığı ve mahkememizce oluş ve olaya uygun bulunarak içeriği itibari ile de tatmin edici görülüp itibar edilen 07/02/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere;

yukarıda anlatıldığı şekilde meydana gelen ve müteveffa ... ve ...'ın ölümleri ile sonuçlanan kazada; sanık ...'nın tali derecede kusurlu olduğu, kazazede müteveffa işçiler; ... ve ...'ın ise tali derecede kusurlu oldukları ve böylelikle sanık ...'nın tali derecede kusurlu olarak müteveffalar ... ve ...'ın ölümlerine sebep vermek sureti ile üzerlerine atılı taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanık ...'nın taksirle birden fazla kişinin (iki kişinin) ölümüne sebebiyet vermek suçundan dolayı..." gerekçeleri ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan,

5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verildiği görülmektedir.

2. ... Tic. Ltd. Şti'nin İzmir ili ... ilçesinde faaliyet gösterdiği, temyiz dışı sanık ...'in bu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, temyiz dışı sanık ...'in ... İnşaata ait 8911/6 Sok. No:6 ... İzmir adresindeki inşaatta şantiye şefi olarak çalıştığı, sanık ...'nın ise ... İnşaata ait aynı yerdeki inşaatta sıva ustası ve ustabaşı sıva ekibi sorumlusu olarak çalıştığı, ... ve ...'ın ise aynı inşaatta işçi olarak çalıştıkları, olay günü saat 14:25 sıralarında ... Ticaret Limited Şirketi'ne ait 8911/4 Sokak No:6 ... adresindeki inşaatta asansörlü iskelede 8. katta sıva yapmakta olan ... ve ...'ın iskeleden düşerek öldükleri anlaşılmaktadır.

3.Olay yeri inceleme raporunda da belirtildiği üzere; olayın zemin ile birlikte 8 katlı kaba inşaat halindeki binanın son katında sıva yapılması sırasında müteveffalar ... ve ...'ın da aralarında bulunduğu işçilerin platform tabir edilen iskelede çalışırlarken düşmeleri şeklinde meydana geldiği, inşaatın bina giriş kapısına 440 cm mesafede baş kısmı çevresinde yoğun kan birikintisi olan sol tarafına yarım yatar vaziyette üzerinde iş elbiseleri ile tam vücut kuşağı iş emniyet kemeri takılı müteveffa ...'nin bulunduğu, diğer müteveffa ...'ın ise zemin üstü 2. kat balkonuna düşerek ölmüş olduğu,

...'ın balkonda sırt üstü yatar halde kolları ve ayakları yana açık, başının çevresi ve zeminde kan birikintisi olduğu halde üzerinde emniyet kemeri takılı olarak bulunduğu, müteveffalar ... ve ...'nin sıva yaptıkları son kattaki iskele üzerinde yapılan incelemede; iskelenin çatı katında muhtelif yerlerden halatların yardımıyla sabitlenmiş olduğu ve iki ayrı platform halinde bulunduğu, üst katta iskele ile inşaat kuzey cephesi arasındaki boşluk kısmını, iskele tabanı ile alt kısmından inşaat içerisine doğru uzatılan demirler üzerine yan yana sabitlenmiş kalaslar yardımıyla kapatıldığı,

iki platform arasına ve iskele arasına yan yana sabitlenmiş kalaslar yardımıyla birbirine geçişin sağlandığı, iskele taban genişliğinin 120 cm, iskele dış korkuluk demirinin 120 cm ve demir korkuluk arası boşluk mesafesinin 40 cm. olduğu, iki platform arasında geçişi sağlayan kalaslar ile iskele tabanı ve korkuluk demirlerinin kısmen aşağıya doğru sarkmış halde bina ile iskele arasında boşluk oluşturmuş olduğunun görülüp tespit edildiği belirlenmiştir.

4. Maktullerin kesin ölüm sebebini belirleyen, İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 06.05.2014 tarihli Otopsi Raporunda; “24/04/2014 tarihinde inşaat iskelesinden düşerek öldükleri bildirilen ... ve ...'ın kimyasal tahliller İhtisas Dairesi'nin raporuna göre kanında alkol, uyutucu, uyuşturucu ve uyarıca maddeler ile toksit maddelerin bulunmadığı, ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, kubbe ve kaide kemik kırılması, travmatik beyin kanaması, her iki akciğer laserasyonu, büyük damar yaralanması, karaciğer rüptürü ve kanaması sonucu meydana gelmiş olduğunun” bildirildiği görülmektedir.

5.Soruşturma aşamasında alınan 09/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda. "Kazanın meydana geldiği inşaatın ... Ticaret Limited Şirketi'na ait 7 katlı betonarma bina inşaatı olduğu, işveren vekili ve yönetim kurulu başkanının ..., şantiye şefinin mimar ..., ustabaşı ve sıva ekibinin sorumlusunun ... olduğu, ...

Vinç Platformlarının birleştirilip giriş kapısı üzerindeki 150 cm'lik kısmın sıvasının yapılması için platformlara demir ayakların monte edilip üzerlerinin kalas ile kapatılarak çalışma platformunun oluşturulup burada çalışılmasının sıva ekibinden sorumlu ustabaşı ..., işveren vekili ... ve şantiye şefi ...'in bilgisi dahilinde yapıldığı, Her ne kadar işveren vekili ... ve ... kazadan önce ortak sağlık güvenlik birimi ile anlaşıp risk analizi yaptırdıklarını ve bu analiz sonucunda belirlenen risklere göre tedbir aldıklarını önceki ifadelerinde belirtmiş iseler de; işyerinde yapılan incelemede kazadan önce...

Sağlık Güvenlik Birimi'nden fiyat teklifi aldıkları ancak sözleşme imzalamadıkları ve risk analizi yaptırmadıklarını kazadan sonra Kalite Ofisi adlı ortak sağlık güvenlik birimi ile sözleşme yapılarak risk analizinin 13/06/2014 tarihinde iş güvenliği uzmanı ... tarafından hazırlandığını ancak bu risk analizinin de genel bir risk analizi olup işyeri gerçeklerini yansıtmadığını, işyerinde olmayan pek çok riskin değerlendirildiğini, yapılan değerlendirmeler sonucu risklerle ilgili termin tarihleri ve sorumlu kişilerin belirtilmemiş ve tespit edilen risklerin giderilip risk şiddetinin düşürülmediğini,

Ölen ... ve ...'ye iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimi verilmediğini, Dış sıva işini yapmak için düşey yaşam hakları çekilmiş olup iskele üzerinde çalışan ..., ..., ... ve ...'a emniyet kemerlerinin verildiğini, ... ve ...'ın öğleden sonra çalışırlarken emniyet kemerlerinin üzerinde olduğunu ancak düşey yaşam hattına takmadıklarını, ...'nin üzerinde paraşüt tipi emniyet kemeri, ...'ın üzerinde ise belden bağlamalı emniyet kemeri olduğunu, İnşaat alanında yapılan çalışmaların yeterince denetlenmediği ve çalışanların kendi inisiyatiflerine bırakıldığını,

Kazanın oluşumunun giriş kapısı üzerinde bulunan 150 cm.lik girintinin sıva işi için uygun iskele kurulmamasından, mobil vince ek yapılarak amacı dışında kullandırılmasından, çalışanlara iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerinin verilmemesinden, risk analizinin yaptırılmamasından, emniyet kemerlerinin kullanılmaması ya da kullandırılmaması ve bu hususun çalışanların kendi inisiyatiflerine bırakılmasından, yapılan işin yeterince denetlenmemesi ve çalışmalar sırasında gereken dikkat ve tedbirin gösterilmemesinden dolayı meydana gelmiş olduğunun, Olayda kusuru bulunan ..., ... ve ...'nın 6331 sayılı İş Sağlı ve Güvenliği Kanunu'nun 4, 10,

17 ve 19. maddeleri ile Kişisel Koruyucu ve Donanımların İşyerinde Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik'in 8. maddesine, Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Yönetmelik'iğinin 20 – 21. maddesine aykırı davrandıklarını, Yapmış olduğu tespit, incelemeler ve bulgulara göre, ... ve ...'nin ölümlerinden işveren vekili ... ve şantiye şefi ...'in asli kusurlu, ustabaşı ve sıva ekibi sorumlusu ...'nın tali kusurlu, olayda ölen ... ve ...'nin ise yine asli kusurlu olduklarını" şeklinde görüş bildirilmiştir.

6.Yargılama aşamasında alınan 07/02/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; sanık ...'in kazanın meydana geldiği inşaatı yapan şirketin yönetim kurulu başkanı ve şirket sorumlusu olarak binanın aynı cephesinde birbirinden ayrı olarak kurulan ve ayrı şekilde çalışması gereken asansörlü iki adet cephe iskelesinin, kullanım amacına, bilime ve tekniğe tamamen aykırı olarak yanaştılırıp, cephe girinti kısmından bir geçitle birleştirilmesi, buna ilave olarak moment kolunu uzatacak ve yatay burulma etkisi yaratacak biçimde, oluşturulan yeni iskele platformuna, cepheye girinti yapacak şekilde kalaslarla içeri doğru ek yapılması,

bina cephesinin ortadaki girinti kısmının, oluşturulan bu yanlış ve tehlikeli sistem üzerinden sıvanmaya çalışılması, cephe girinti kısmının sıvası için ayrı-bağımsız bir iskelenin kurulmaması, kullanılan ve oluşturulan iskele sisteminin kontrolünün yapılmaması, şantiyedeki çalışmaların iş güvenliği kural ve koşullarına uygunluğunun denetlenmemesi, sahada iş güvenliğinin sağlanmasına yönelik gerekli kontrol takip ve gözetimin etkin ve yeterli şekilde yapılamaması, bunun sağlanmasına yönelik iş güvenliği denetim mekanizması ve organizasyonunun oluşturulmaması,

inşaatta risklerin değerlendirilmesi sureti ile bir iş sağlığı ve güvenliği planlamasının yapılmaması, iş güvenliği bilinci ve olumlu davranış değişikliği yaratacak şekilde çalışanlara iş güvenliği eğitimi verilmemesi, mesleki yeterliliğe sahip işçi çalıştırılmaması nedenleri ile kaza olayının meydana gelmesinde birincil düzeyde kusurlu olduğu, sanık ...'in bilirkişi raporunda açıklandığı üzere kazasının meydana geldiği inşaatın şantiye şefi olarak iş yerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması, iş güvenliği açısından kural ve koşullara uygunluğun denetlememesi,

sahada iş güvenliğinin sağlanmasına yöneyim gerekli kontrol, takip ve gözetimin etkin ve yeterli şekilde yapılmaması, çalışmaların şantiye elemanlarının insiyatifine terk edilmesi, çalışanlara iş güvenliği eğitimi verilmemesi nedenleri ile kaza olayının meydana gelmesinde birincil düzeyde kusurlu olduğu, sanık ...'nın, kazanın meydana geldiği inşaatta sıva ekibinin başında ustabaşı olarak bina cephesinde, kullanım amacına aykırı şekilde birleştirilen ve birleşim yerinden içeri doğru ek yapılan tehlikeli iskele sistemi üzerine, sıva yapmak amacı ile işçi ekibinin çıkmasına ve burada çalışmasına izin verilmesi,

söz konusu durumun yarattığı güvenlik riskleri konusunda üst yönetici ve amirlerin uyarılmaması, iskele üzerinde çalışanların tamamının emniyet kemerlerini dikey yaşam halatlarına bağlamasının sağlanmaması, iskeledeki çalışmaların iş güvenliği kural ve koşullarına uygunluğunun takip edilmemesi, çalışmalarda inisiyatifin sıvacı ekibindeki işçilere bırakılması, iskele üzerinde çalışan işçilerin olası riskler konusunda yeterince bilgilendirilmemesi nedeni ile kaza olayının meydana gelmesinde ikincil düzeyde kusurlu olduğu, kazazede müteveffa işçiler;

... ve ...'ın ise deneyimli ve yetişkin yaşta olmalarına karşın yüksekte uygun olmayan iskele üzerinde korumasız çalışmanın taşıdığı düşme riskini yeterince dikkate almamaları, kendilerine verilen emniyet kemerlerini dikey yaşam halatlarına bağlamadan tedbirsizce çalışıp, kişisel güvenliklerini koruma ve sağlamada gereken dikkat ve özeni göstermemeleri nedeni ile kaza olayının meydana gelmesinde ikincil düzeyde ayrı ayrı kusurlu oldukları hususlarının belirtildiği belirlenmiştir.

7.Tanıklar ...., ..., ....'nın anlatımları, olay yeri ve ölü muayene tutanakları, otopsi tutanakları, olay yeri inceleme raporu ile ekindeki olay yeri basit krokisi, olay yerinin görüntülerinin bulunduğu CD ve DVD ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

8. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında;

"... Ben ... İnaşaat Firması'nın ... Mahallesi 8911/6 Sokak No:6 ... adresindeki inşaatında sıvacılardan sorumlu ustabaşı olarak çalışırım. İnşaatta işçilere iş güvenliği konusunda biz kendimiz birbirimize yardımcı olup eğitim veririz. Yıllardır inşaat sektöründe çalıştığım için alınacak güvenlik önlemlerini yapılması gerekenleri bilirim. Dışarıdan bir firma elemanları gelerek bize iş güvenliği konusunda ders vermedi.

Olay günü iskeleden düşerek ölen ... henüz 4 günlük işçiydi. 3 gün inşaatın içerisinde çalıştı. Olay günü güvenlik kemeri yeleğini ben giydirdim. Gerekli güvenlik önlemlerini alması için ikazlarımı yaptım. 7. katta iskele üzerinde sıva yaparlarken ben yukarıya çıkarak kemerlerinin takılı olup olmadığını kontrol ettim. İskele üzerinde 4 kişi çalışıyordu. Hepsinin de kemerleri bağlı ve güvenli halata kancaları takılıydı. Daha sonra aşağıya indim.

Balkonlarda çalışanlara harç verecektim. 7. kattan indikten sonra yaklaşık 15 dakika geçmişti. Bir anda bir çatırtı, kırılma sesi duydum. İskele aşağıya doğru kısmen çökmüştü ve 2 işçimizin aşağıya düştüğünü gördüm. Birisi yere birisi de 2. Kattaki balkona düşmüştü. Hemen 112 Acil Servis'i aradım ancak işçilerimizden 2 tanesi vefat etti. Bu olayın oluşunda benim herhangi bir kusurum yoktur.

İşçilerimizin iş güvenliğine riayet etmeleri için her türlü ikazlarımı yapıp kontrollerimi yaptım. Eğer güvenlik kemerlerindeki kancayı halkaya geçirmiş olsalardı onlar da aynı iskelede çalışan ancak kemerleri bağlı olduğu için kaza sonrası asılı kalıp kurtarılan işçiler gibi kurtulurlardı. Atılı suçlamayı kabul etmem..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

9.Ölenlerin yakınlarının sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri ve duruşmada alınan ifadelerinde;

MÜŞTEKİ ...' nin, "...Bu kazada vefat eden ... eşimdir, ben kendim adına ve 3 çocuğum adına sanıklardan şikayetçi değilim, davaya müdahale talebim yoktur, inşaat şirketi sahibi Yüksel bey bizim maddi olarak zararlarımızı karşılamıştır..." dediği,

MÜŞTEKİ ...'ın, "...Haklarımı anladım dedi, devamla; bu kazada vefat eden ... benim eşimdir ben kendim adıma ve 3 küçük çocuğum adına sanıklardan şikayetçi değilim davya müdahale talebim yoktur inşaat şirketi sahibi Yüksel bey bizim maddi olarak zararlarımızı karşılamıştır..." dediği anlaşılmaktadır.

10. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ile 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tali kusurlu olarak iki kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında,

adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi ile zararın ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık ...'nın Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Dosyada mevcut sanığın savunması, tanık anlatımları ile Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarına göre; sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bu bağlamda maddî sorunun isabetli bir şekilde tespit edilerek, sanığın kusurunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sübuta ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/107 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/5052, K. 2023/5204, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5052
Karar No
2023/5204
Tarih
29 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5055 K.2023/5202
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5060 K.2023/5206
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5061 K.2023/5205
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5066 K.2023/5162
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/5067 K.2023/9889
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5070 K.2023/5076

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.