İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5059 K.2024/226

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği…

Esas2020/5059Karar2024/226Tarih17 Ocak 2024Okuma12 dk · 2.329 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2020/5059 E., 2024/226 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ocak 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.329 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ile 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve müsadereye; silahla tehdit suçundan beraatine, hakaret suçu nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2020 tarihli ve 2016/130880 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararı ile;

"...Sanık savunması, müşteki ve suçtan zarar gören ifadesi, ölü muayene tutanağı, tanık beyanları, doğum sabıka kaydı, sabıkaya konu ilamlar ve tüm dosya hep birlikte değerlendirildiğinde, iddianamede maddi anlatımı yapılan eylemle ilgili olarak, sanık hakkında Hakaret suçundan kamu davası açılmış ise de atılı suçun takibi şikayete bağlı suçlardan olduğu,

müştekinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle TCK 73/4, CMK 223/8 md.si uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi cihetine gidilmiş, sanık hakkında Silahla tehdit suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın aşamalardaki savunmasında istikrarlı olarak suçlamayı inkar ettiği, müşteki ...'in celse ifadesi ile polis ifadesi arasında farklılık bulunduğu, tanık beyanları da dikkate alındığında, bu kapsamda somut bir olguya ulaşılamadığı dikkate alındığında, bu suçtan sanığın mahkumiyeti için yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden,

şüpheden sanık yararlanır genel ceza teorisi ışığında sanığın beraati cihetine gidilmiş, taksirle ölüme sebebiyet verme suçuna ilişkin ise sanığın, silahın olay tarihinde elinde olduğuna dair her hangi bir inkarının olmadığı, müşteki ve tanık beyanları dikkate alındığında bu hususun da aynı şekilde teyit gördüğü dikkate alındığında ve sanığın eylemi ile mevcut ölüm hadisesi arasında uygun illiyet bağı bulunduğu dikkate alındığında, sanık ...'un sübut bulan bu eylemi itibarıyla mahkumiyeti cihetine gidilmiş,

yine Sanığın geçmişi ve şahsi durumu dikkate alındığında ileride suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından ve aynı zamanda kasıtlı suça ilişkin sabıka durumu değerlendirilerek 5728 SY ile değişik CMK 231/6-a,b bendinde belirtilen koşulların oluşmamış olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına..." gerekçeleri ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ile 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

2.Olay günü aralarında önceden anlaşmazlık bulunan ...'la Murat (Karani) Meral'in araçlarıyla seyir halinde iken Boğaziçi Mah. 928.

Sokak üzerinde karşılaştıkları, ... 'ın araçtan inerek Murat (Karani) Meral'e hakaret ettiği ve akabinde karşılıklı olarak birbirlerine yumrukla vurdukları, yanlarında bulunan arkadaşlarının tarafları ayırdığı, ...'ın yanında sanık ... olduğu halde olay yerinden ayrıldıkları, daha sonra ...'la sanık ...'in yanlarına aldıkları ...'le araçla gezmeye başladıkları, saat 22:00 sıralarında Boğaziçi Mah. Boğaziçi PTT'si önünde Murat'ın yanında ..., Uğur Gülbitti, ... ve Bekir ... isimli arkadaşları ile karşılaştıkları, sanık ...'in yedinde bulunan tüfekle araçtan indiği,

...'ın sanık ... 'e, Murat Meral'in de ... 'e kafa atarak basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıkları, ...'ın Yunus 'un elinde bulunan tüfeği almak için tuttuğu sırada, tüfeğin ateş aldığı ve ... 'ın öldüğü anlaşılmaktadır.

3.Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Ankara Morg İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 06.05.2015 tarihli raporunda;

"...02/12/2014 tarihinde ateşli silah yaralanması nedeniyle kaldırıldığı Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 19/12/2014 öldüğü, hakkında otopsi kararı alınarak gönderildiği ve [TCKN] T.C. Kimlik numaralı Kemal ve Zeynep oğlu 20/01/1986 doğumlu ...'a ait olduğu bildirilen cesede 19/12/2014 günü Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi otopsi salonunda yapılan otopsiden, otopsi sırasında alınan numunelerin kimyasal ve histopatolojik incelemeleri ile hasta dosyasının tetkikinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; 1)Kişinin ölümünün av tüfeği saçma taneleri yaralanmalarına bağlı iç organ harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu,

2)Uygulanan tıbbi-cerrahi tedavi ve geçen süre zarfında kısmı iyileşme nedeniyle giriş yarasına ait yara özelliklerinin tefrikinin mümkün olmadığı, mevcut tespit edilebilen bulgular eşliğinde kişinin vücudunda av tüfeği saçma tanelerine ait 1 (bir) adet muhtemel toplu giriş yarası bulunduğu, haricen 1 noda tarif edilen yara bölgesinden vücuda giren saçma tanelerinin iç organ yaralanmalarına neden oldukları, oluşturdukları yaralanmaların öldürücü mahiyette olduğu,

3)Haricen 1 noda tarif edilen yara bölgesi cilt ve cilt altı bulgularına göre değerlendirildiğinde; yapılan atışın muhtemelen toplu giriş mesafesi dahilinden yapılmış olduğu, yapılan atışın elbiseli bölgeye isabet etmiş olup kesin atış mesafesinin tespiti isteniyor ise kişinin olay sırasında üzerinde bulunan ve delik ihtiva eden giysilerinin tetkikinin gerekeceği,

4)Cesetten otopsi sırasında elde edilen birbiri ile benzer görünüm ve özellikte toplam 15 adet küçük ve yuvarlak saçma tanesinin ilgili tahkikat Cumhuriyet Savcısı'na iletilmek üzere Morg İhtisas Dairesinde görevli Ankara Cumhuriyet Savcısı'na savcılık delil poşeti içerisinde teslim edildiği,

5)Kimya İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporda; kişiye ait mide muhteviyatı ve yağ dokuda sistematik olarak aranan maddelerin bulunmadığı, kanda 47 ng/mL Ketiapin, 2554 ng/mL Parasetamol, 4 ng/mL Haloperidol, 4 ng/mL THC-COOH bulunduğu, idrarda Ketiapin, Parasetamol, Haloperidol, Tramadol, Metoklopramid, Lidokain ve THC-COOH bulunduğu, kanda Alkol bulunmadığı..." şeklinde görüş bildirilmiştir.

4.Tanık B.K.'nın.

"Ben taraflar arasında meydana gelen ilk tartışmayı görmedim, Ahmet öz teyzemin oğludur, sanığı da köylümüz olması nedeniyle tanıyorum, akşam işten dönünce olay bana anlatıldı, aranızı düzeltirim dedim, bu sırada akşam saatleriydi, saat 21:30 sularıydı, yolun kenarında oturuyorduk, araba hızla geldi, arabada Yunus, Ahmet ve Mustafa vardı, arabadan önce Ahmet indi, elinde bir şey yoktu, sonra Yunus ve Mustafa indiler, Yunus'un elinde tüfek vardı, ben tüfeği görünce endişelendim, Yunus'a yöneldim, "dur yapma" dedim, o sırada Yunus her hangi bir şekilde tüfeği doğrultmamıştı, sadece elindeydi, geri durdu, daha sonra Ahmet hırçınlaştı,

silahı Yunus'un elinden almaya çalıştı, silah 1 kez patladı, Ahmet yaralandı, yere düştü, Murat'ın elinde silah görmedim, Yunus'un her hangi bir şekilde tehdit ve hakaret içeren sözünü duymadım" şeklinde beyanda bulunduğu,

Tanık A.G.'nin.

"Ben tarafların hepsini mahalleden tanıyorum, arkadaşlarım olurlar, taraflar arasında meydana gelen ilk tartışma sırasında oradaydım, Murat ile Ahmet arasında bir boğuşma yaşandı, tarafları ayırdık, herkes ayrıldı, gitti, akşam saatlerinde geri gelmişler, olay sırasında akşam saatlerinde kahvenin önünde oturuyorduk, yanımda Murat, Bekir ve Serkan vardı, araba hızla yanımıza geldi, arabada Yunus, Ahmet ve Mustafa vardı, önce Ahmet arabadan indi, elinde silah yoktu, daha sonra Mustafa ve Yunus da indiler, Ahmet arabaya giderek silahı aldı, biz bunun üzerine Ahmet'in önüne geçtik, kendisine mani olmak istedik,

bu sırada Yunus ve Ahmet silahı çekiştiriyorlardı, o sırada silah patladı, Ahmet yaralandı, Murat'ın elinde silah yoktu, Murat'ı gerimize çekmiştik, ben Yunus'un arabadan inerken veya ortam içerisinde her hangi bir tehdit veya küfürüne tanık olmadım, bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu,

Tanık S.K.'nın.

"Huzurdaki sanık dayımın oğludur, Ahmet ile Murat arasındaki ilk tartışma sırasında ben de oradaydım, aralarında boğuşma oldu, tarafları ayırdık, sorunsuz bir şekilde evlerine gittiler, akşam saatlerinde saat 21:30 sularında kahvenin önünde Murat'lar ile oturuyorduk, olay yerine Ahmet, Yunus ve Mustafa ... ile geldiler, arabadan önce Mustafa indi, elinde her hangi bir şey yoktu, daha sonra Yunus ve Ahmet de indiler, Yunus'un elinde tüfek vardı, Ahmet, Yunus'un elinden tüfeği almaya çalıştı, Yunus o sırada tüfeği her hangi bir şekilde doğrultmamıştı, Ahmet, silahı Yunus'un elinden almaya çalıştı, bu sırada silah 1 kez patladı,

Ahmet yere yığıldı, Murat o sırada bizim arkamızdaydı, elinde silah yoktu, ben sanığın Murat'a yönelik hakaret ve tehdidini duymadım, daha sonra maktül hastaneye götürüldü, olayla ilgili bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu,

Tanık M.D.'nin; "Sanık kardeşimdir, ilk olay sırasında ben yoktum, akşam işten geldiğimde taraflar kahvenin önündeydiler, ben geldiğimde ilk önce olay yerinde silah yoktu ancak Murat Karani'nin araçtan bir silah çıkarttığımı gördüm, Murat ateş etti ancak silah ateş almadı, bunun üzerine kendisine müdahale ettim, tüfeği elinden almaya çalıştım ancak yumruk yedim ve tüfeği alamadım, benim arkam dönük olduğu sırada 1 kez silah patlama sesi duydum, Ahmet'i yaralı gördüm, Ahmet'in nasıl yaralandığını birebir görmedim, olay yerinde her hangi bir küfür veya tehdit içeren söz duymadım" şeklinde beyanda bulunduğu,

Tanık M.M.'nin.

"Olay öncesinde Ahmet'i tanıyorum, hem komşum, hem akrabamdır, Alaattin Gökçe isimli şahsa emaneten aldığım arabasını vermek üzere gittiğimde Ahmet de oradaydı, daha önce aramızda husumet olmayan Ahmet bana garip garip baktı, sebebini sorduğumda ağza alınmayacak küfürler etti, aramızda bir boğuşma oldu ancak ..., Alaattin Gökçe, Recep Özkan bizi ayırdılar, hepimiz ayrıldık, PTT'nin önünde oturuyorduk, araba sert bir U çekerek yanımıza geldi, arabada Ahmet, Yunus ve Mustafa vardı, bana sert bir şekilde "Gel buraya Karani" dediler, ben korkudan oradan uzaklaşmak istedim, şahıslar arabadan indiler, arkadaşlarım Serkan,

Alaattin ve Bekir engellemek amacıyla önüne geçmeye çalıştılar, ben geride olduğum için sadece silahın patlama sesini duydum ancak ateş aldığı anı görmedim, olay sırasında benim elimde kesinlikle silah veya tüfek yoktu, daha sonra ambulans geldi, bana Yunus'un her hangi bir küfürü olmadı, Ahmet'in küfürleri oldu, bana "o.çocuğu" şeklinde Ahmet'in beyanı oldu, beni vurmaya yönelik sesler geliyordu ancak karanlık olduğu için ve ileride olduğum için bunu kimin söylediğini bilmiyorum, şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.

5.Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında;

"Recep Özkan, abi diye hitabettiğim bir şahıstır, ...'ı arayıp beraber kulübe gidip çay içelim dedi, Ahmet'i ben telefonla aradım, Recep'in evinin önünde buluştuk, Recep bana "Ahmet'in yanına git, orada tek beklemesin, ben de yemek yeyip geleceğim" dedi, ben de o tarafa yöneldim, Ahmet'in yanına gittiğimde Ahmet ile Murat Karani'yi boğuşurken gördüm, hatta Murat'ın elinde tahta sopa gördüm, bu sırada ... da vardı, aralarındaki boğuşmaya müdahale ederek ayırdık, ben, Recep ve Ahmet oradan ayrıldık, oradan ayrıldığımız sırada Ahmet'in burnunun üst tarafında bir darp vardı, kanıyordu, eve gidemedi,

bu sırada Recep'in misafiri geldiği için abisi aradı, biz de Ahmet ile beraber Recep'i evine bıraktık, ben Ahmet'e "sen de eve git, sonra görüşürüz" dedim, Ahmet ile ayrıldık, yaklaşık 1-2 saat sonra Ahmet evime geldi, o sırada kuşlarımla ilgileniyordum, "Ben bu darp iziyle eve gidemem, şahıslar bizim evin orada arabayla geziyorlar" dedi, korktuğumuz için yanıma ruhsatsız olan av tüfeğini aldım, Ahmet ile gezinmeye başladık, Uğur Gülbitti isimli tanıdığım bir şahıs beni telefonla aradı, "abi buraya gelin, bekliyoruz" dedi, ben ve Ahmet o mıntıkadan geçmek üzereydik, Ahmet araba kullanıyordu, ben de yanında oturuyordum,

ben silahla aşağı indim, bu sırada Ahmet yanıma geldi, Murat Karani'nin elinde tüfek vardı, bize doğrultmuştu, ..., yani kardeşim de o sırada oradaydı, kardeşim, Murat'ın silahını tutmaya çalıştı, kardeşim ile Murat arasında boğuşma oldu, kardeşimin müdahalesi sebebiyle Murat silahını ateşleyemedi, ben Murat'ın elinde silahı görünce arabadan indim, bu sırada ... beni engellemeye çalıştı, ayağıyla arabanın kapısını sıkıştırmaya çalıştı, üzerimde kapşon vardı, Serkan'ın bana vurmasıyla ve beni kapşonumdan sallaması ile yere düştüm, silah da o arada patladı, Ahmet benim sağımda duruyordu, Ahmet yaralandı,

silah patlamadan önceki aşamada Ahmet'in silahı benden alma teşebbüsü olmuştu, bildiğim kadarıyla amacı silahı kullanmaktı, tehdit ve hakarete ilişkin suçlamaları kabul etmiyorum, Ahmet benim arkadaşımdır, kendisi ile aramda kesinlikle bir düşmanlık söz konusu değildir" şeklinde beyanda bulunduğu, maktul ...'ın 15/12/014 tarihinde hastanede vefatından önce alınan ifadesinin de sanığın savunmasını doğruladığı anlaşılmaktadır.

6.Maktul ...'ın 15/12/014 tarihinde hastanede vefatından önce alınan beyanında; ... 'in kendisini taksirle yaraladığını ve hakkında şikayetçi olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, ölenin eşi ...'ın sanıktan şikayetçi olmadığı ve duruşmada alınan ifadesinde; "Maktül eşimdir, 2 küçük çocuğumuz vardır, olay anına ait görgüm yoktur, eşimle sanık arasında husumet yoktur, ikisi yakın arkadaştırlar, olayı daha sonra öğrendim, şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.

7.Olay yeri inceleme raporu, ölü muayene otopsi tutanağı, kriminal raporlar, uzmanlık raporu, olay yeri krokisi, CD izleme tutanağı, olay yerine ait fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

8.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebebi Yönünden;

1.Olay günü aralarında önceden anlaşmazlık bulunan ... 'la Murat ( Karani ) Meral'in araçlarıyla seyir halinde iken Boğaziçi Mah. 928.

Sokak üzerinde karşılaştıkları, ... 'ın araçtan inerek Murat (Karani) Meral'e hakaret ettiği ve akabinde karşılıklı olarak birbirlerine yumrukla vurdukları, yanlarında bulunan arkadaşlarının tarafları ayırdığı, ... 'ın yanında sanık ... olduğu halde olay yerinden ayrıldıkları, daha sonra ...'la sanık ...'in yanlarına aldıkları ...'le araçla gezmeye başladıkları, saat 22:00 sıralarında Boğaziçi Mah. Boğaziçi PTT'si önünde Murat'ın yanında ..., Uğur Gülbitti, ... ve Bekir ... isimli arkadaşları ile karşılaştıkları, sanık ... 'in yedinde bulunan tüfekle araçtan indiği,

...'ın sanık ...'e, Murat Meral'in de ...'e kafa atarak basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıkları, ...'ın Yunus 'un elinde bulunan tüfeği almak için tuttuğu sırada, tüfeğin ateş aldığı ve ... 'ın batın bölgesinden yaralandığı, sanık ve olay yerinde bulunan tanıkların ...'ı hastaneye götürdükleri tedavisi devam ederken 19.12.2014 tarihinde öldüğü olayda.

Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Taksirli suçta kullanılan av tüfeğinin müsaderesinin, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca ancak kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşya hakkında hükmedilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, tüfeğin ruhsatsız olması nedeniyle ruhsat işlemleri için idareye teslimine karar verilmesi gerekmekle Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

B.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A-2) numaralı bentte açıklanan nedenle, Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasındaki müsadereye ilişkin paragrafın hükümden çıkarılması ve tüfeğin ruhsat işlemleri için idareye teslimine, hükmün bu şekilde oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

17.01.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/5059, K. 2024/226, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5059
Karar No
2024/226
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/5064 K.2024/338
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/5074 K.2024/493
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/5077 K.2024/305
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5095 K.2024/222
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/5097 K.2024/223
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/5102 K.2024/304

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.