İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/9187 K.2023/3493

Sanıklar hakkında kurulan hükmümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi…

Esas2020/9187Karar2023/3493Tarih28 Eylül 2023Okuma8 dk · 1.575 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2020/9187 E., 2023/3493 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Eylül 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/403 E. 2015/1003 K.
Suç
2863 sayılı Kanun'a aykırılık
Hükümler
Beraat, mahkumiyet
Tebliğname görüşü
İncelenmeksizin iade, düzeltilerek onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.575 kelime·8 dk okuma·6 bölüm

Sanıklar hakkında kurulan hükmümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/403 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca, 7300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2020 tarihli ve 2016/158213 sayılı, incelenmeksizin iade ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Adli para cezası ve beraat kararının yerinde olmadığına,

2.Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir.

B. Sanık ...'ün temyiz isteği

Kararı temyiz ettiğine,İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü

1."Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.04.2006 günlü, 2006/3-35/97 sayılı ve benzer kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo" kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın cezalandırılması bakımından taşıdığı önemden dolayı gözönünde tutulması gereken herhangi bir meselede başgösteren kuşkunun, sanığın yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda kuşku belirmesi halinde uygulanabilecektir. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez.

Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur." (6.

CD 02/02/2011, 2010/20342, 2011/938 ) “Amacı, maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden kurmak olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi de, öğreti ve uygulamada; “suçsuzluk” ya da “masumiyet karinesi” olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latince; “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın cezalandırılması bakımından gözönünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin kuşkunun, sanığın yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi ya da suç vasfının belirlenmesi konusunda herhangi bir kuşkunun belirmesi halinde de geçerlidir.

Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak suç vasfının tespiti ile buna dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.” (CGK 03/07/2012, 2012/8-324, 2012/261) İddia, yüklenen suçun niteliği, CMK’nın 225. maddesi bağlamında olayın iddianamede anlatılış biçimi, sanıkların savunmaları, sanıklar... ve ...'ın ikrarları, Hatay Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün cevabi yazıları, olaya ilişkin belge ve tutanaklar, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.

Sanıklardan...'in Bitişik Mahallesi armanlık ve kayalık alanları içerisinde ve mağaralarda define araştırdığı bu amaçla hilti vs aletlerde toprağı kazdığı, diğer sanık ...'ın da sanık ...'in iylemlerine fikir ve yelme birliği içerisinde iştirak ettiği,

olay günü de İskenderun İlçe Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından Bitişik Mahallesi ormanlık ve kayalık alanlarında bulunan mağaralar içerisinde define araştırmak üzere kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine yapılan incelemeler sırasında sanıklar ... ve ...'ün kolluk görevlileri tarafından 06/05/2015 tarihinde düzenlenen muhafaza altına alma tutanağı ile muhafaza altına alınan define araştırmakta kullanıldıkları şüphelilerin beyanlarından da sabit eşyalarla birlikte yakalandıkları, Sanıkların define araştırdığı yerlerin sit alanı ve korunması gereken kültrür varlığı niteliğinde olmadığı, bu haliyle gerçekleşen eylemde;

sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davasında; sanıkların eylemenin 2863 SK'nın 74/2. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu suçun da sübuta erdiği tam sonuç ve vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmakla cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında açılan kamu davasında ise sanığın savunmalarının aksine mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve ceza hukukunun şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo) ilkesi de nazara alındığında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından,

sanığın müsnet suçtan beraatine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir.

2. Sanık ... savunmasında. "Ben bu hususta daha önce beyanda bulunmuştum. Aynen tekrar ederim. İki yıl öncesine kadar ben inşaat işleri ile uğraşıyordum. İflas ettim. Ekonomik ve ailevi sıkıntıya düştüm. Çevrede konuşulurken o bölgede kıymetli maden olabileceği oradaki taşları çıkarıp numune olarak maden şirketlerine verilmesi halinde kıymetli bir maden tespit edildiğinde maden şirketlerinin çok para vereceği söylendi.

Ayrıca 2000 yıl kadar önce yaşayan insanların bu bölgelerde altınları toprağa ve oralara gömüp saklamış olabileceği de konuşuluyordu. Ben maddi durumum kötü olduğu için bunları bulabilirim ya da maden şirketlerinin işine yarayan bir taş bulabilirim düşüncesi ile kazı yapıyordum. Oralar tarihi alan değildir. Tarihi eser bulmak için kazı yapmıyordum. Sanıktan soruldu. ...'nun olay ile ilgisi yoktur.

Ben daha önce aynı yerde zehirlenme tehlikesi yaşadığımdan olay günü yanımda gelmişti. Sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, ben söylediğim gibi kıymetli maden veya altın gibi define bulmak için kazı yaptım, tarihi eser aramıyordum. Patlayıcı madde de benim kargo ile aldığım ve tasları kırmak için kullandığım bir maddedir, büyük bir patlayıcı değildir, yasal olduğunu düşündüğüm bir patlayıcıdır." demiştir.

3. Sanık ... ... savunmasında; "Ben bu hususta daha önce beyanda bulunmuştum. Aynen tekrar ederim. Benim olay ile bir alakam yoktur. Ben olay öncesinde bir kez... ile bahse konu yerde malzeme ve takımları getirmek için gittim. Kazı yapmadım. Suriyeli şahıslar vardı. Olay günü de ben yakalanmadım. Daha önceki yapılan video kayıtlarında ben bulunduğum için jandarma beni bu olaya dahil etti. Sanıktan soruldu. Ben kazı yapmadım. Olay yerine gittiğim zaman fotoğraf çekildim. Zaten çalışırken çekilmiş bir fotoğraf veya video kaydı yoktur. Daha önceki tarihlerde de... e yardım etmedim. Kalıp herhangi bir kazı olayına karışmadım. Söylediğim gibi daha önce gidip ordaki bir mağaranın bulunduğu yerden kazı takımlarını getirmiştik." demiştir.

4. Temyiz dışı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ... savunmasında; "Ben bu hususta daha önce beyanda bulunmuştum. Aynen tekrar ederim. ... amcam olur. Daha önceden orda altın madeni olduğu belirtilmiş bu nedenle kendisi onun için araştırma ve kazı yapıyordu. Benim de ikinci gidişimdi. Amcam daha önce orda zehirlenmişti. Hayati tehlike geçirmişi, başına birşey gelmemesi için olay günü ben de gitmiştim. Ben kazı falan yapmadım." demiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;

Temyiz dışı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...'ün, kolluk aşamasında verdiği ve duruşmadaki savunmasında kabul ettiği beyanında, amcası...'in, arkadaşı ... ile birlikte kazı yaptığını, Suriyeli işçilerin de olduğunu, çoğu zaman amcası ve işçileri kazı alanına ...nin bıraktığını beyan ettiği, 06.05.2015 tarihli görüntü çözümleme tutanağına göre, sanık ...'in telefonunda 25.04.2015 tarihinde kazı yapılan mağara girişinde çekilen 5 adet fotoğraf tespit edildiği, fotoğraflarda...'in yanında iki şahsın daha olduğu, şahıslardan birinin sanık ... ...olduğu,

...'in yanında da hilti görüldüğünün tespit edildiği, sanık ...'ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ancak savunmasında, olay öncesinde bir kez... ile bahse konu yere malzeme ve takımları getirmek için gittiğini, kazı yapmadığını, Suriyeli şahısların da olduğunu, olay yerine gittiği zaman fotoğraf çekildiğini, kalıp herhangi bir kazı olayına karışmadığını, daha önce gidip oradaki bir mağaranın bulunduğu yerden kazı takımlarını getirdiklerini beyan ettiği dosya kapsamında, sanık ... ...nin izinsiz kazı eylemine yardım eden sıfatıyla katıldığı anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin,

yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuş olup, katılan vekilinin bu yöndeki temyiz itirqzı yerinde görülmüştür.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstekleri Açısından;

1.Olay günü ormanlık ve kayalık alanda kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, mağaradan patlama sesinin duyulduğu, 20-30 m derinliğinde tünel kazılmış olduğunun tespit edildiği, sanık ...'in suçunu ikrar ettiği dosya kapsamında sanık ...'in bir nedene dayanmayan temyiz itirazı yerinde görülmemiş olup, sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımlanan, kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile aynı Kanun'un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Gerekçe bölümünde (A) nolu bendinde açıklanan nedenle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/403 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Gerekçe bölümünde (B-1-2) nolu bendinde açıklanan nedenle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/403 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/9187, K. 2023/3493, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. B. Sanık ...'ün temyiz isteği
  6. III. Olay Ve Olgular
  7. IV. Gerekçe
  8. V. Karar
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/9187
Karar No
2023/3493
Tarih
28 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/9323 K.2023/6337
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/9324 K.2023/6267
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/9325 K.2023/6045
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/9326 K.2023/6046
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/9327 K.2023/6037
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/9328 K.2023/6271

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.