İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2021/10109 Karar: 2025/2932 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/10109 K.2025/2932

12. Ceza Dairesi 2021/10109 E. , 2025/2932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5218 E. 2020/1365 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2021/10109 E. , 2025/2932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5218 E. 2020/1365 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2021/10109 E. , 2025/2932 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5218 E. 2020/1365 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin CMK'nın 141/1-a,d,i ve j bentleri gereğince 750.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın 17/07/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ile davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dava dilekçesinde belirtilen taleplere ilişkin yeterli gerekçenin bulunmadığına, bu talepler yönünden asıl davanın sonuçlanmasının beklenilmesine gerek olmadığına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebine konu İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/90 Esas- 2018/25 Karar sayılı mahkumiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09/05/2018 tarih, 2018/1112 Esas, 2018/987 Karar sayılı onama kararı ile istinaf denetiminden geçtiği, dosyanın hala Yargıtay aşamasında ve davacının hala söz konusu dosya kapsamında tutuklu olduğu, bu suretle, CMK'nın 142/1 maddesi uyarınca kesinleşmiş bir beraat kararının bulunmadığı ve dolayısıyla dava açma koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün "Tazminat", "28/03/2019" olan dava tarihinin ise ''13/05/2019'' olarak yazılması ve duruşmaya katılıp görüş bildiren Cumhuriyet savcısının adının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, vekili aracılığıyla davaya cevap dilekçesi sunan davalı hazine yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. UYAP'tan yapılan kontrolde, tazminata esas İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/90 Esas - 2018/25 Karar sayılı dosyası kapsamında; davacı sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, hükme yönelik İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesinde sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 17/10/2019 tarihli ve 2018/6170 Esas, 2019/6233 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/02/2020 tarihli 2020/3 Esas - 2020/41 Karar sayılı ilamı ile davacı sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 05/04/2023 tarihli 2021/3073 Esas - 2023/1893 Karar sayılı ilamı ile sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza soruşturmasında davacının CMK'nın 141/1-a,d,i ve j bentlerinde "kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan ve tutukluluğunun devamına karar verilen, kanuna uygun tutuklandığı halde makul sürede yargılama merci huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen" şeklindeki düzenlemeye dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a,d,i ve j bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu iken CMK 141/1-a, d, i, j bentlerine dayalı tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, asıl davada kesinleşmiş beraat kararı bulunmadığından talebi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi onamış; Yargıtay incelemesinde asıl davanın onamayla kesinleştiği görülmüştür.

Hukuki İlke: CMK 141/1-a, d, i, j bentlerindeki koşullar dışında yakalama/tutuklama, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, ölçüsüz arama ve el koyma talepleri asıl davanın sonucunu etkilemediğinden, bu talepler yönünden mahkumiyet/beraatin kesinleşmesi beklenmeden delil toplanıp değerlendirme yapılmalıdır.

Uygulama Sonucu: Bozma: davacının 141/1-a, d, i, j bentlerine dayalı talepleri hakkında deliller toplanıp her bir talep gerekçelendirilmeden, eksik araştırmayla reddedilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.

Dava Strateji Notu: Asıl ceza davasında mahkumiyet kesinleşmiş olsa bile, tutuklama koşulları/makul süre/ölçüsüz arama gibi 141/1 talepleri ayrıca incelenmeli; mahkemenin 'kesinleşmiş beraat yok' gerekçesi bu talepleri kapsamaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla