İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/2359 K.2022/2508

2- Şantaj suçundan CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 107/1, 62/1, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet 3- Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK'nın 231/11. maddesine göre…

Esas2021/2359Karar2022/2508Tarih30 Mart 2022Okuma7 dk · 1.365 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2021/2359 E., 2022/2508 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mart 2022
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
Tehdit, şantaj, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler
1- Tehdit suçundan CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.365 kelime·7 dk okuma

2- Şantaj suçundan CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 107/1, 62/1, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet 3- Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK'nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK'nın 134/2-1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Tehdit, şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Tehdit, şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 106/1-1, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezaladırılmasına, şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 107/1, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezaladırılmasına, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 134/2-1, 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezaladırılmasına,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2013 tarihli ve 2012/692 Esas - 2013/236 Karar sayılı kararının 06.05.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde 06.10.2014 tarihinde TCK'nın 179/3. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği,

hükmün 19.01.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2015 tarihli ve 2015/307 Esas - 2015/585 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ile ilgili ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı kovuşturma evresinde, 19.09.2012 tarihli duruşmada davaya katılmasına karar verilen Seher’e, 18.05.2015 tarihli duruşma günü bildirilmemiş ise de, anılan duruşma sonunda verilen hükümlere ilişkin gerekçeli kararın bizzat kendisine tebliğ edilmiş olması karşısında, şikayetinden vazgeçtiğine dair bir beyanı bulunmayan ve sanık hakkındaki mahkumiyet kararını temyiz etmeyen katılana, sanık ile ilgili ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı kovuşturma evresinde duruşmanın bildirilmemesi,

hükümlerin esasını etkileyecek nitelikte olmayan usuli bir eksiklik olarak değerlendirildiğinden, tebliğnamedeki. “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için açılan duruşmanın, katılana bildirilmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, dosyanın yeniden ele alınması nedeniyle açılan duruşmaya katılanın çağrılmasının veya duruşmadan haberdar edilmesinin gerekmediğine ilişkin mevzuatımızda bir hüküm bulunmadığı,

TCK'nın 134/2-1. cümlesinde düzenlenen özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçunun kovuşturmasının TCK'nın 139. maddesi uyarınca şikayete bağlı olması ve CMK'nın 234/(1)-b-1. maddesi uyarınca duruşmalardan haberdar edilme hakkı bulunan katılanın yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması” nedenine dayalı olarak, kararın bozulmasını öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

A) Şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Dosya kapsamına göre, 23 yaşındaki mağdur ...’in, 38 yaşındaki sanık ...’la olan ve yaklaşık 2,5 yıl süren ilişkisini, yaş farkı ve sanığın işsiz olması nedeniyle tek taraflı olarak bitirmesi üzerine, sanığın, mağdura, kendisiyle olan birlikteliğini devam ettirmemesi halinde, beraber oldukları dönemde rızası dahilinde kaydettiği özel fotoğraflarını ailesine ifşa edeceği tehdidiyle şantajda bulunduğu ve şantaja rağmen mağdurdan olumlu yanıt alamayınca mağdurun fiziksel mahremiyetine ilişkin belden yukarısı tamamen çıplak fotoğrafını, fotoğrafın varlığını ve ilişkinin boyutunu ispatlayıp, mağdurun babasına da ifşa edebileceğini göstermek amacıyla, mağdurun ağabeyi olan tanık Volkan’ın cep telefonuna, 17.02.2012 günü saat 21.50 sularında gönderdiği iddialarına konu olayda;

Sanığın üzerine atılı şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının sübut bulduğuna ve eylemlerin hukuki nitelendirmesine yönelik yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, T.C.

Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş ve bu nedenle hükümlerin bozulmasını öneren tebliğnamedeki (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiş;

sanık hakkındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin suç tarihinin 17.02.2012 olarak gerekçeli karar başlığına ayrıca yazılması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın sübutu kabul edilen şantaj suçunun yasal unsurlarının tarif edildiği TCK'nın 107/2. madde ve fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmemesi, mahallinde ilave edilmesi olanaklı noksanlıklar olarak kabul edilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta, fotoğrafı yanlışlıkla gönderdiğine, lehine olan kanun maddelerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,

B) Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;

Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre;

Sanık ...’ın, aralarındaki arkadaşlık ilişkisini sona erdiren mağdur ...’i, telefonla arayarak ve mesaj göndererek, “Benden ayrılırsan, benimle evlenmezsen, seni öldürürüm” şeklinde tehdit ettiği iddiasına dayalı olarak, sanık hakkında TCK’nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit suçundan kamu davası açıldığı olayda;

Karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK'nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında.

TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca.

“Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabul ve uygulamaya göre de:

a) Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen “tehdit” suçuna ilişkin olduğu, tehdit suçu için TCK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde temel ceza miktarının “altı aydan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği.

5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit yargılama usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan.

“Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de.

Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas - 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas - 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile “...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından.

Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre;

“mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, “Basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

b) T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2359, K. 2022/2508, 30 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2359
Karar No
2022/2508
Tarih
30 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/2360 K.2022/1851
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/2361 K.2022/2672
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/2361 K.2022/2730
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/2361 K.2022/11414
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/2362 K.2022/1788
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/2363 K.2022/1765

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.