KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/3647 E., 2025/877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/2567 Esas., 2017/3316 Karar
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan sanık ... müdafii ve katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba ve katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan sanık ... müdafiinin ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, müvekkilinin fazla kusurunun bulunmadığı, kazada diğer sanık ...'nin kusurlu olduğu, müvekkiline fazla ceza verildiği, alt sınırın aşılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, müvekkilinin fazla kusurunun bulunmadığı, kazada diğer sanık ...'in kusurlu olduğu, müvekkiline fazla ceza verildiği, alt sınırın aşılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede. 01.05.2016 günü saat 11:15 sıralarında, gündüz vakti, iki yönlü çevre yolunun iki yönlü bulvar ile kesiştiği dört yönlü kavşakta, sürücü ... yönetimindeki 46 FP 090 plakalı kamyonet ile Av. ... ...
Kısakürek Bulvarı üzerinden seyri sırasında seyir yönüne hitap eden "yol ver" işareti bulunduğu yerde geldiği olay mahalli kavşağa girişi sırasında, aracının sol ön köşe kısımlarıyla, seyrine göre solundaki Batı Çevre Yolundan kavşağa giriş yapan sürücü ...’nın kullandığı 46 AB 476 plakalı otomobilin sağ ön köşe taraflarıyla çarpışması akabinde, kontrolden çıkan otomobilin çarptığı aydınlatma direğinin de kavşakta bekleyen sürücü ... idaresindeki 46 NK 360 plakalı kamyonetin üzerine devrilmesi ile ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde, kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında;
sanık ...’ın 2918 sayılı KTK'nın 57/1-a (kavşak geçişlerinde kavşağa yaklaşan sürücüler geçiş hakkı olan araçların önce geçişine imkan vermek zorundadır) maddesindeki kural ihlali ile kusurlu olduğu, sanık ...’nın 2918 sayılı KTK’nun 52/1-a (kavşaklara yaklaşan sürücüler hızlarını azaltmak zorundadır.) maddesindeki kural ihlali ile kusurlu olduğu tespitine yer verildiği,
Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 17.01.2017 tarihli adli raporunda: sürücü ... meskun mahalde, gündüz vakti iki yönlü yolda sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında olay mahalli dört yönlü kavşakta, seyir yönüne hitap eden “yol ver” işaret levhasına rağmen solundan gelen, hız ve mesafesini dikkate almadığı geçiş hakkına haiz aracın geçişini beklemeden, kontrolsüzce girmiş olduğu kavşakta, geçiş hakkına haiz sürücü idaresindeki otomobille çarpışması ile meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz davranışı ve KTK’nun 84/h maddesine aykırı hareketi ile asli kusurlu olduğunun, sürücü ... gündüz vakti, meskun mahalde,
iki yönlü yolda yolda kullandığı otomobil ile seyri sırasında geldiği, olay mahalli dört yönlü kavşakta, her ne kadar diğer araca nazaran geçiş hakkına haiz ise de kavşağa kontrollü şekilde giriş yapması gerekirken, çarpışma şiddeti, sonrasında araçların duruş mesafesinden, direğin devrilmesinden de anlaşıldığı üzere hızlı seyirle, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak kontrolsüzce girmiş olduğu kavşakta, seyrine göre sağındaki yoldan kavşağa giriş yapan sürücü idaresindeki kamyonetle önlemsizce çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsiz,
tedbirsiz davranışı ve KTK’nın 52/a maddesine aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanık ... hakkında sevk ve idaresindeki araç ile olay yeri kavşağa kontrolsüz, dikkatsiz bir şekilde girdiği, kavşakta geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeyerek iki kişinin ölümü ve dört kişinin nitelikli yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanık ... hakkında sevk ve idaresindeki araç ile olay yeri kavşağa kontrolsüz, dikkatsiz bir şekilde girdiği,
kavşağa girişte hızını azaltmayarak iki kişinin ölümü ve üçü nitelikli dört kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında katılan sanık ... müdafii ve katılan sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/3647, K. 2025/877, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama