KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/5128 E., 2025/900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/178 E., 2021/372 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/122 Esas, 2015/641 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62,53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/122 Esas, 2015/641 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12).
Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/5466 Esas, 2020/1157 Karar sayılı kararı ile "TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken sanığın, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre;
yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim uygulanan, 30.09.2015 tarihli oturumda lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanık hakkında, TCK’nın 50/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/178 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.08.2021 tarihli, 2021/87096 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olmadığına, alt sınırdan uzaklaşmak için bir sebep olmadığına,sanık hakkında seçenek tedbirlere hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma öncesi yapılan yargılamada mahkemece, sanık ...'ın olay tarihinde ... plaka sayılı ticari taksi ile Yeşildere'den Gaziemir istikametine doğru seyir halinde iken, gidiş istikametine göre cep şeklindeki mahalde durup köprü yönüne dönmeden evvel, arka taraftan gelen araç trafiğinin hız ve yakınlığını göz önünde bulundurmayarak, güvenle sola doğru manevra yapmadığı, Buca Köprü yönüne giden ...'nın motosikletinin hızını ve yakınlığını göz önününde bulundurmadığı, sola doğru aracını yöneltmesi ile ...'nın ticari taksiye çarpması neticesinde ölüm olayının meydana geldiği,
sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu, ...'nın ise kolayca direksiyon ve fren tedbirine başvurması gerekirken, almış olduğu alkolün etkisi ile doğru karar verememe ve uygulama yeteneğinin azalmasından dolayı seyrini mahalli şartlara uydurmayarak kazanın oluşumunda tali derecede kusurlu olduğu birbirini teyit bilirkişi kusur raporlarıyla anlaşılmıştır.
Müdahillerin şikayetçi oluşları, zararlarının giderilmeyişleri nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı ve 6008 sayılı Yasayla değişik hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluşmadığı, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirle ölüme sebebiyet verme olayında asli derecede kusurlu oluşu göz önüne alınarak cezanın alt sınırından uzaklaşılarak, sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizin 05.02.2020 tarihli ve 2019/5466 Esas, 2020/1157 Karar sayılı kararı ile "TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken sanığın, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre;
yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim uygulanan, 30.09.2015 tarihli oturumda lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanık hakkında, TCK’nın 50/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Dosya kapsamına göre; sanık ...'ın olay tarihinde ... plaka sayılı ticari taksi ile Yeşildere'den Gaziemir istikametine doğru seyir halinde iken, gidiş istikametine göre cep şeklindeki mahalde durup köprü yönüne dönmeden evvel, arka taraftan gelen araç trafiğinin hız ve yakınlığını göz önünde bulundurmayarak, güvenle sola doğru manevra yapmadığı, Buca Köprü yönüne giden ...'nın motosikletinin hızını ve yakınlığını göz önününde bulundurmadığı, sola doğru aracını yöneltmesi ile ...'nın ticari taksiye çarpması neticesinde ölüm olayının meydana geldiği,
sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu, ...'nın ise kolayca direksiyon ve fren tedbirine başvurması gerekirken, almış olduğu alkolün etkisi ile doğru karar verememe ve uygulama yeteneğinin azalmasından dolayı seyrini mahalli şartlara uydurmayarak kazanın oluşumunda tali derecede kusurlu olduğu birbirini teyit bilirkişi kusur raporlarıyla anlaşılmıştır.
Müdahillerin şikayetçi oluşları, zararlarının giderilmeyişleri nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı ve 6008 sayılı Yasayla değişik hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluşmadığı, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirle ölüme sebebiyet verme olayında asli derecede kusurlu oluşu göz önüne alınarak cezanın alt sınırından uzaklaşılarak, sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5128, K. 2025/900, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama