İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6579 K.2023/1065

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci…

Esas2021/6579Karar2023/1065Tarih3 Nisan 2023Okuma8 dk · 1.611 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2021/6579 E., 2023/1065 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.611 kelime·8 dk okuma·13 bölüm

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 15.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının basında ve kamuoyunda yer alan fuhuş ve askeri casusluk davası kapsamında, herhangi bir delil yokken, hukuka aykırı yöntemlerle davacının şüpheli ve sanık yapıldığını, kovuşturma sonunda davacının beraat ettiğini ve suçsuz olduğunun mahkeme kararıyla sabit olduğunu, davacının 12.07.2012 tarihinde üsteğmen olarak görevinin başındayken hukuka aykırı ve usulsüz bir şekilde hakları hatırlatılmadan, gerekli açıklamalar yapılmadan arama ve eşyalarına el koyma işlemi yapıldığını, davacının telafisi imkansız bir şekilde onurunun kırıldığını ve haksız suçlamalara maruz kaldığını,

... Cumhuriyet Başsavcılığına ifade vermeye gittiğini, sözde gizli yürütülen soruşturmanın her aşamasının basına yansıtılması nedeniyle her ortamda dışlandığını ve küçük düşürülerek onurunun kırıldığını, haksız yere yurt dışı çıkış yasağı uygulandığını, davacının mesleği ile ilgili olan yurt dışı tekamül kurslarına ve eğitim programlarına kabul edilememesi,

yurt dışı geçici ve/veya daimi görevlere kabul edilememesi vs. gibi nedenlerle maddi ve manevi kayıplara uğradığını, dosya içerisindeki ithamlar ve suçlamaların ağırlığı, davacının her an haksız yere ailesinden, eşinden ayrı kalacağı, aile ve ... düzeninin bozulacağı korkusu ile yaşamasına ve bu sebeple psikolojik travma yaşamasına neden olduğunu belirterek 10.000,00 TL maddi ve 175.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 10.05.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; talep edilen tazminat miktarlarının çok fahiş olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2017/198 Esas, 2017/177 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/3966 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.10.2021 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Yargılama sebebiyle yapmış olduğu yol ve barınma giderlerinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine,

2.Yargılama sebebiyle ödenmiş olan avukatlık ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine, 3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davaya esas ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 E. - 2016/37 K. sayılı kararı incelenmesinde, davacının “Örgüt Üyesi Olmak, Devletin Savaş İmkanlarının Tehlikeye Sokulması, Yetkili Makamların Açıklamasını Yasakladığı Belgeleri Temin Etmek” suçlarından ... ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.07.2012 günü ifadesi alınıp serbest bırakıldığı, daha sonra hakkında ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda 26.02.2016 tarih ve 2014/100 – 2016/37 E-Kkararla beraatine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine 21.10.2016 tarihinde Yargıtay 16. Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında davanın süresinde açıldığı tespit edilmiştir.

Davacının davaya esas yargılamanın yapıldığı süreçte topçu subay olarak görev yaptığı, kamu görevlisi olduğu halen aynı kurumda subay olarak çalıştığı, soruşturma ve dava sürecinde hakkında herhangi bir gözaltı veya tutukluluk kararı bulunmadığı davacının çalıştığı kurumda işine devam ettiği maaş ve özlük haklarını tam aldığı, tazmini gereken somut bir zararının bulunmadığı, davacının ifadesinde belirttiği üst rütbe tazminatlarını geç almasından kaynaklı bir zararı varsa bunu ilgili kurumdan talep edebileceği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının hakkında yapılan soruşturma kapsamında “Örgüt Üyesi Olmak, Devletin Savaş İmkanlarının Tehlikeye Sokulması, Yetkili Makamların Açıklamasını Yasakladığı Belgeleri Temin Etmek” suçlarından 16/07/2012 günü ifadesi alınıp serbest bırakıldığı, gözaltında ve tutuklu kalmadığı ancak beraat eden davacı hakkında yargılama sürecinde 25.02.2014 ile 04.07.2014 tarihleri arasında adli kontrol olarak yurt dışı çıkış yasağı uygulandığı, anlaşılmakla davacının yapılan uygulama nedeniyle manevi yönden üzüntü ve elem duyması,

aile ve görev yaptığı kurum çevresinde itibar kaybına uğrayacağının tabii olduğu kabul edilerek davacının yürüttüğü görev ve unvanı, sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçların niteliği, gözaltında kaldığı süre nazara alınarak, davacının çektiği manevi üzüntü ve eleme karşılık olarak sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde hak ve nasafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat talebinin makul görülen 1.000,00 TL'sinin kısmen kabulüne, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Dosyada mevcut 12.07.2012 tarihli Arama ve El Koyma Tutanağı içeriğine göre, davacının görev mahallinde yapılan arama ile bir kısım CD, telefon ve benzeri eşyalarına el konulduğunun anlaşılması karşısında, davacı yararına haksız el koymanın varlığını gösterir ve makul bir miktar maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, maddi tazminat isteminin tamamen reddine karar verilmesi,

gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmuş, maddi tazminata ilişkin hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin tamamen çıkartılması ve yerine "Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, bir kısım eşyalarına haksız el konulması nedeni ile 500,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihi olan 12.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" cümlesinin yazılması sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak suçundan 25.02.2013 - 04.07.2014 tarihleri arasında 494 gün adli kontrol tedbiri uygulandığı, yapılan yargılama üzerine 26.02.2016 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 25.396,92 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Davacıya isnat edilen eylem ile uygulanılan el koyma tedbiri arasındaki orantı ve ölçülülük nazara alındığında davacının tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi davalı açısından kararın kesin olması sebebiyle bozma nedeni yapılamamıştır.

5271 sayılı Kanun'un 141 nci maddesinin birinci fıkrasında tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayılmak suretiyle hüküm altına alındığı, adli kontrol kararlarının ise tazminat istenebilecek koruma tedbirleri arasında sayılmaması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi davalı açısından kararın kesin olması sebebiyle bozma nedeni yapılamamıştır.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

B.1. Yargılama sebebiyle yapmış olduğu yol ve barınma giderlerinin maddi tazminat olarak ödenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Davacının talep etmiş olduğu yol ve barınma giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu giderlere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.2. Yargılama sebebiyle ödenmiş olan avukatlık ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yönünden;

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.3. Hükmedilen Manevi Tazminatın Az olduğuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, dava konusu edilen olayın cereyan tarzı, uğranılan haksızlığın boyutu ile benzeri hususlar gözetilerek, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/3966 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/3966 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

03.04.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6579, K. 2023/1065, 3 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
  6. B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
  7. III. Dava Konusu
  8. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  9. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  10. IV. Gerekçe
  11. A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  12. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  13. V. Karar
  14. A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  15. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6579
Karar No
2023/1065
Tarih
3 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/6579 K.2023/1312
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6579 K.2023/2520
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6589 K.2023/2175
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6593 K.2023/2170
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/6595 K.2023/2231
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6595 K.2023/1070

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.