KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/9525 E., 2024/7250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/473- 2020/851
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve2017/403Esas ve 2018/194 Karar sayılı ilamıyl 2863 Sayılı yasanın 70, 75, TCK'nın 62/1, 52/2, 50/1-a mad. gereğince 6.000 TL ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/1, 2 53/1, 2,
54/1'nci üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 283/1'nci mad uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gereği cezanın 6.000.- TL ve 80.- TL APC olarak infazına karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, dava konusu eserlerin sahte olduğuna atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanığın tarihi eser niteliği taşıyan eşyaları satacağı ve evinde sakladığı yönünde yapılan ihbar üzerine Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Büro Amirliği görevlilerince, sanığa ait ikamette yapılan aramada tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen toplam 7 parça eşyanın ele geçirilmesi üzerine sanık hakkında kültür varlığı bulundurma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama kapsamında Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü'nden aldırılan 12.02.2018 havale tarihli sanat tarihçi heyet bilirkişi raporuna göre,
"-Eser No 1, 2 ve 3'te bulunan (Roma dönemi gümüş sikkeler) 3 adet eserin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda tanımlanan korunması gereken taşınır kültür ve tabiat varlıkları kapsamında olduğu, -Eser 4'de bulunan 1 adet bronz kadın heykelinin döküm tekniği ile yapıldığı, herhangi bir dönem ve üslup özelliği taşımadığı, malzeme ve plastik özellikleri arzetmediği için sahte olduğu, ancak dolandırıcılık amaçlı kullanılmaması için müzede muhafaza edilmesinin uygun olduğunun,
-Eser 5'de bulunan demir kakmalı apşap gürz ve eser 6'da bulunan 1 adet bakır tepsinin (Buhurdan - Lenger) Korunması Gereken Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanunu'nda tanımlanan Etnoğrafik nitelikteki Taşınır Kültür Varlıkları hakkındaki yönetmelik gereğince yurt içinde alım satımı serbest olup yurt dışına çıkartılması yasak olduğunun" belirtildiği anlaşılmıştır.
Sanığın aşamalardaki savunmasında dava konusu eserleri bit pazarından tarihi eser olduğunu bilmeden bu tür şeylerin meraklısı olduğu için aldığını beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde "ilk derece mahkemesince sanığın 2863 Sayılı Kanun'un 70.maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; söz konusu maddenin atıf yaptığı Kanun'un 24.maddesi devlet malı niteliğindeki taşınır kültür varlıklarına ilişkin olup, somut olayda uygulama yeri yoktur.
Yine aynı Kanun'un 67/2.maddesinde "Bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlığını satışa arzeden, satan, veren, satın alan, kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu olayda da sanığın korunması gerekli ve devlet malı niteliğinde olmayan taşınır kültür varlıklarını (üç adet sikkeyi) satın almak suretiyle Kanun'un 67/2.maddesini ihlal ettiği " gerekçeleriyle ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesine temas eden kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Tüm dosya kapsamından sanığın dava konusu kültür varlıklarını ticari amaç gütmeksizin satın aldığını beyanı ve sanığın satın alma eylemini ticari amaçla yapıldığının ispat edilememesi karşısında, eyleminin, anılan Kanunun 70. maddesinde açıklanan “kültür varlığı bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile aynı Kanunun 67/2 maddesi uyarınca hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de;
2863 sayılı Kanunun 23/a maddesinde korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasında sayılan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının tümüyle ticarete konu edilemeyeceği, aynı Kanunun 25/1 maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi tutulan korunması gerekli etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarından müzelere alınması gerekli görülmeyenler ile bu nitelikte olup da sahiplerince müzelere satılmak istenmeyen taşınır kültür varlıklarının “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” düzenlenerek sahiplerine iade edileceği,
bu şekilde sahiplerine iade olunan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının ticarete konu edilmelerinin mümkün olduğu, ancak bunun için de 2863 sayılı Kanunun 27/2 maddesi uyarınca ...'ndan izin alınması gerektiği, başka bir deyişle suça konu eserin etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olmasının, bu varlığın ticaretinin serbestçe yapılabileceği anlamına gelmediği, korunması gerekli taşınır bir kültür varlığının ticarete konu edilebilmesi için öncelikle bunun elde bulundurulma şeklinin kanuna uygun olması gerektiği dikkate alındığında
Bilirkişi raporuna göre 4 numaralı eserin sahte olduğu belirtilmekle beraber dolandırıcılık ihtiva ettiği ve Müze müdürlüğünde muhafaza edilmesi gerekeceği belirtilmesine rağmen, yine 5 ve 6 numaralı eserlerin ise etnoğrafik nitelikte eserler olduğunun belirtildiği, somut durumda suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi, etnografik nitelikte bulunmaları ve sanığın “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” olduğuna dair bir savunmasının da mevcut olmaması karşısında, sanıktan ele geçirilen bu eserlerin 2863 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca müzeye teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9525, K. 2024/7250, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama