İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2021/9626 Karar: 2025/2860 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/9626 K.2025/2860

12. Ceza Dairesi 2021/9626 E. , 2025/2860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2529 E., 2020/611 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hük

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2021/9626 E. , 2025/2860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2529 E., 2020/611 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hük

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2021/9626 E. , 2025/2860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2529 E., 2020/611 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacının 5271 sayılı Kanun 141/1 a, d, e, g, j, k maddelerinin ihlal edildiğinden bahisle 80.0000,00 TL maddi, 5.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil sona erme tarihinden faizine ilişkin asıl kararla maddi talebinin reddine, ek kararla da manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın usul, yasa ve anayasaya aykırı olduğunu, haksız yere Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan suçlandığını, hakkında soruşturma başladığını görevi başında iken öğrendiğini, özel soruşturma usullerinin uygulanmadığını, söz konusu suçtan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden davanın kabulü gerektiğini, kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanma, tutuklama veya tutukluluğun devamına karar verildiğini, makul sürede yargılanma merci huzuruna çıkmadığını ve süresinde hakkında hüküm verilmediğini, tutuklanma nedenlerinin yazılı olarak bildirilmediğini, haksız ve ölçüsüz arama ve el koyma tedbiri uygulandığını, yakalanma ve tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmadığını, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/63603 sayılı soruşturma dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yargılandığını, 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 25.04.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan tahliye kararı verildiği ve bu suçtan 27.04.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davanın 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılamanın devam ettiğini, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan tutukluluğunun hiç infaz görmediğini, tazminat talebinin dayanağının göz altı ya da tutukluluk işlemleri olduğu, bu nedenle CMK'nın 141.maddesinde açıklanan şartların gerçekleşmediğinden tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/134 Esas, 2018/192 Karar sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, UYAP'tan yapılan kontrolde henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacının kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan ve tutukluluğunun devamına karar verilen, kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen , eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan, yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan, (CMK 141/1-a,d,,g,j,k) nedenlerine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu, anlaşılmıştır. Davacının tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a,d,g,j,k bentleri kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı; anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından tutuklanmış, ilk suçtan tahliye edilip ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, üyelik suçundan yargılama devam ederken CMK 141'e dayalı tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, üyelik davası kesinleşmediğinden talebi reddetmiştir.

Hukuki İlke: CMK 142'ye göre kural karar/hükmün kesinleşmesi olsa da, CMK 141/1-a, d, g, j, k bentlerindeki koşullar dışında yakalama/tutuklama, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, el koyma gibi asıl davanın sonucuna bağlı olmayan talepler için asıl davanın kesinleşmesi beklenmez.

Uygulama Sonucu: Bozma: davacının 141/1-a, d, g, j, k kapsamındaki taleplerinin asıl davanın sonucuna bağlı olup olmadığı araştırılmadan, salt üyelik davası kesinleşmediği gerekçesiyle reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Dava Strateji Notu: Devam eden ceza davası kesinleşmeden de, tutuklama koşullarının ihlali/makul sürede hakim önüne çıkarılmama/el koyma gibi 141/1 bentlerine dayalı tazminat açılabilir; mahkemenin 'kesinleşmeyi bekle' gerekçesi bu talepler yönünden bozma sebebi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla