KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/9698 E., 2023/2766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2334 E., 2019/2980 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.493 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan dolayı 13.03.2007 tarihinde gözaltına alındığını, 17.03.2007 tutuklandığını, 20.06.2007 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 25.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
2. Davalı vekili 03.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/377 Esas 2019/163 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 30.10.2019 tarihli ve 2019/2334 Esas 2019/2980 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2021 tarihli, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, faize hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 2011/53 esas sayılı dosyası ile fuhuşa teşvik ve aracılık etmek suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açıldığı, soruşturma evresinde bu suça ilişkin davacının ifadesi alınmak üzere 13.03.2007 tarihinde göz altına alındığı ve daha sonra 17.03.2007 tarihinde tutuklanma istemiyle Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildiği, Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.03.2007 tarih ve 2007/43 sorgu sayılı kararı ile davacı ...'un tutuklanmasına karar verildiği, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesince 2011/53 Esas, 2017/253 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde;
davacının beraat ettiği, beraat kararının kesinleştiği, davacının usulüne uygun yakalandığı ve hakkında açılan ceza davasında beraat ettiği anlaşılmakla.
5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminatı hak ettiği, davacının ilgili suç nedeniyle ifadesinin alındığı tarih itibari ile çalışamamış ve var olan işinden de çıkartılmış olması nedeniyle uğradığı maddi zararının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin raporuna göre 1.329,57 TL gelir kaybı olduğu,
avukatlık ücretinin tazminat davasına dahil edilemeyeceğinin kabul edildiği ve davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre bu sebeple duyduğu elem ve keder hep birlikte dikkate alındığında davacının 1.500 TL manevi tazminatı davalıdan tahsiline, faiz talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince;maddi tazminat yönünden yapılan inceleme sonucunda; davacının toplam 99 gün gözaltında ve tutuklulukta kaldığı, hesaplamanın 2 ay ve 38 gün üzerinden yapılmasının gerektiği dikkate alınarak toplam 1.316,40 TL maddi tazminatı hak ettiği halde maddi tazminatın 1.329,57 TL olarak fazla belirlenmesi, hükmedilen manevi tazminat miktarının ise eksik olduğu gerekçesiyle hükmün 1.fıkrasındaki maddi tazminat miktarı olan "1.329,57 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1.316,40TL" ibaresinin eklenmesine,
hükmün 2. fıkrasındaki manevi tazminat miktarı olan "1.500,00TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.000,00TL" ibaresinin eklenmesi sureti ile hükmün düzeltilmesine ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/53 Esas ve 2017/253 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde; davacının bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından 13.03.2007- 20.06.2007 tarihleri arasında 3 ay 7 gün gözaltı/tutuklu kaldığı, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.
A. Resen gözetilen bozma sebeplerine yönelik olarak
1. Davacı vekili 20.11.2018 tarihli dava dilekçesi ile bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan davacının gözaltına alındığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacı hakkında üzerine atılı suçlardan yapılan yargılama neticesinde İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2010 tarih 2007/268 Esas ve 2010/354 Karar sayılı kararıyla davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan beraatine, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemiş olması nedeniyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Görevsizlik kararı üzerine Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/53 Esas ve 2017/253 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 19.12.2017 tarihli kararıyla davacı sanığın üzerine bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan beraatine karar verilmiştir.
Tazminata esas Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/53 Esas ve 2017/253 Karar sayılı dosyasına ait olan 27.03.2018 tarihli kesinleşme şerhinin davacıya ilişkin olmadığı, aynı ceza yargılamasında yer alan sanık ... Sevinç'e ait olduğu, bu suretle 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre tazminat isteme koşullarından olan davacı hakkında verilen beraat kesinleşip kesinleşmediğinin ilk derece mahkemesince yanlış ve eksik araştırmaya dayalı olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/43 sorgu numaralı kararıyla bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından tutuklama kararı verildiği, atılı suçlardan ayrı mahkemelerde yapılan yargılamalar neticesinde davacının her iki suçtan da farklı tarihlerde beraat ettiği ancak davacının dava dilekçesinde sadece bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan beraat ettiğini belirterek tazminat talep ettiği fakat mahkeme tarafından ceza infaz kurumundan tutuklama müzekkeresinin infazına yönelik araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu görülmektedir.
Öncelikle; davanın 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre tazminat isteme koşullarından olan beraat kararlarının kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti amacıyla davacı hakkında atılı suçlardan düzenlenen kesinleşme şerhlerinin Yargıtay'ın denetimine elverişli olacak şekilde dosya içerisine alınarak kesinleşme tarihlerinin tam olarak belirlenmesi, davacıya kesinleşme şerhli gerekçeli kararın tebliğ edilip edilmediği hususunun da araştırılması suretiyle davanın süresinde açılıp açılmadığının karar yerinde değerlendirilmesi, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği,
infaz edilmiş olması halinde infaz tarihlerinin hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak; 1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat için faiz talep edilmediğinin anlaşılması karşısında, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” kuralı gereğince ilk derece mahkemesince bu konuda karar verilmemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin faize hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
3. 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin 9 uncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu da dikkate alınarak,
kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden her bir tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ve kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamının 6.329,57 TL olduğu gözetildiğinde sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücrete davacı lehine hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
4. Kabule göre de; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi ve Resen Gözetilen Temyiz Sebepleri Yönünden Gerekçe bölümünün (A-1) ve (B-4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 30.10.2019 tarihli ve 2019/2334 Esas 2019/2980 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9698, K. 2023/2766, 11 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama