KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/1107 E., 2024/5004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/935 E., 2020/1478 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, adli kontrol, arama, el koyma nedeniyle 30.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının mülkiyet hakkının ve seyahat özgürlüğünün kısıtlandığına, yeterince değerlendirme yapılmadığına, hükmün gerekçesiz olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, vekâlet ücretinin hatalı olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından başlatılan soruşturmada davacının 18.07.2016 - 20.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/29575 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan yapılan soruşturma sonunda 08.06.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,
kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/56 E., 2019/262 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 15.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı,
kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1107, K. 2024/5004, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama