KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/2520 E., 2024/2235 K.·Kanunyararınabozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/121 Değişik iş
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Karar
- İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'u aykırılık, sanık ...'nun 2863 sayılı Kanun'un 74/2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2021 tarihli ve 2019/700 Esas, 2021/19 Karar sayılı kararına karşı sanık ... tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2021 tarihli ve 2021/121 değişik iş sayılı kararını kapsayan onaylı dosya sureti incelendi.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15/03/2022 tarihli ve 94660652-105-49-3960-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29/04/2022 tarihli ve KYB- 2022/43154 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29/04/2022 tarihli ve KYB- 2022/43154 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; 1-Suça konu taşınmazlar üzerinde arkeolog ve üniversitelerin sanat tarihi bölümlerinde görevli öğretim üyelerinin de yer aldığı tarafsız bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapılarak sanık ...ve diğer sanıklar tarafından kazı yapıldığı belirtilen taşınmazların 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı niteliğinde bulunup bulunmadığının, sit kaydının mevcut olup olmadığının dolayısıyla 2863 sayılı Kanun'un 74/2-1. cümlesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesinde,
2-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23/01/2020 tarihli ve 2018/5396 esas, 2020/888 karar sayılı ilâmında yer alan, "...24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından.
5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması.
BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
24/10/2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı, Mahkemesince sanıklara usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/2. maddesinde tanımlanan suçu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılan dosya kapsamında;
1-2863 sayılı Kanun'un 74/2. maddesindeki suçun oluşabilmesi için, dava konusu yerin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli yerlerden olması gerektiğinden, dava konusu yerde, fen bilirkişisi ve bağımsız arkeolog bilirkişi refakatinde keşif icrası ile, dava konusu yerin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli yerlerden olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği hususu,
2- 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75/6. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 74/2-1. cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından.
5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususu gözetilmeksizin, itirazın reddine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli, 2021/121 Değişik iş nolu kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2520, K. 2024/2235, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama