İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/265 K.2024/32

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi…

Esas2022/265Karar2024/32Tarih8 Ocak 2024Okuma6 dk · 1.230 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2022/265 E., 2024/32 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ocak 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ceza Dairesi
Dava
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Dava tarihi
13.04.2016
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.230 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı 13.04.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/253 esas 2010/135 karar sayılı dosyasından suç örgütüne üye olmak suçundan dolayı 05/11/2006 - 31/03/2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/253 esas 2010/135 karar sayılı dosyasından suç örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verildiği,diğer suçlar yönünden yargılamanın Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiği, bu olaydan dolayı 05/11/2006 - 31/03/2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve verilen 5 yıl hapis cezasınun bu haliyle kesinleşmiş olsa bile yatmış olduğum cezanın infazından fazla olduğu, haksız yere tutukta kaldığı günler için maddi ve manevi zarara uğradığından 164.000TL maddi, 100.00TL manevi tazminat, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 01.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacılarıın kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiklerini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddini, talep etmiştir.

3.Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2017 tarihli ve 2016/101 Esas, 2017/426 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2018/220 Esas, 2018/420 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacının temyiz isteminin dava ehliyeti bulunmadığından reddini talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacının temyiz istemi; Karara itiraz ettiğini, dava dilekçesinde belli olan süreler yönünden sürelerin geçtiği gayet açıkken yargılamanın yapılması ve vekalet ücretinin tarafına yüklenmiş olmasının haksızlık olduğunu, kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının tazminata esas İzmir(kapatılan) 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/253 Esas – 2010/35 Karar sayılı ceza dosyasında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan 05.11.2006 - 31.03.2010 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda suç işlemek amacıyla örgüt kurmak beraatine karar verilip, hakkındaki diğer suçlar olan yağma, tehdit, hürriyeti tahdit, 6136 sayılı yasayı muhalefet suçlarından açılan kamu davalarında ise;

bu davaların mahkemelerinin görevine girmediğinden görevsizlik kararı verilerek dosyanın Antalya Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair 12.05.2010 tarihinde sanık ... ve müdafilerinin yüzüne karşı karar verildiği, dosyanın görevsizlik kararı sonucunda Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/124 esasına kaydedildiği, mahkemece 15.12.2011 tarih ve 2011/124 esas - 2011/465 karar sayılı karşı görevsizlik kararı verildiği, bu kararında Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 10.07.2012 tarih 2012/8433 esas - 2012/8020 karar sayılı ilamı ile kaldırılması sonucunda Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/484 esasını aldığı,

mahkemece yapılan yargılama sonucunda 15.12.2015 tarih 2012/484 esas 2015/480 karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdur Kemal Onka'ya karşı birlikte tehdit suçunu işlediği sabit görülmekle 2 yıl 6 ay hapis cezası, sanık ... 'in mağdur Hüseyin Onka'ya karşı birlikte tehdit suçundan eylemine uyan 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiği, ...'in mağdur Erdal Uydur'a karşı tehdit ve yağma suçlarını işlemediğinden ayrı ayrı bu suçlardan beraatine, ...'in mağdur Özgür Ceylan'a karşı tehdit ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, kararın Sanık ... vekilince 15.12.2015 tarihine temyiz edildiği,

dosyanın Yargıtay'da olduğu, davacının dava dilekçesine konu ettiği İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/253-2010/135 esas ve karar sayılı beraat kararının 12.05.2010 tarihinde veirldiği, beraat kararının kesinleşmesi ile görevsizlik ilamının Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilerek 2012/484 esas numarasını aldıktan sonra 08.11.2012 tarihli celsede sanık sıfatıyla davacının beyanına başvurulduğu, davacının davasını ise 11.04.2016 tarihli dilekçesi ile aynı tarihte cezaevi idaresine verdiği,

bu haliyle 5271 sayılı Kanun 142 inci maddesinin birinci bendinde düzenlenen 1 yıllık süre geçtikten sonra açtığı anlaşılmakla yasal süresinde açılmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir(kapatılan) 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/253 Esas – 2010/35 Karar sayılı ceza dosyasında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan 05.11.2006 - 31.03.2010 tarihleri arasında 1242 gün tutuklu kaldığı iddia olduğu, yapılan yargılama sonunda davacı sanık ve müdafinin yüzüne karşı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan 12.05.2010 tarihinde beraatine hükmedildiği ve davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu anlaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 22.03.2023 tarih 2022/105 Esas, 2023/54 Karar sayılı kararında ".. Kural ile özgürlüğü bağlayıcı bir ceza nedeniyle hükümlünün, özellikle şahsi ve mal varlığıyla ilgili bazı hukuki işlemleri yapamayacağından kendisine kanun gereğince mutlak olarak vasi atanmasıyla korunması amaçlanmaktadır.

Ancak bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan kişilerin ayırt etme gücünü haiz ve herhangi bir vasi atanmaksızın kendi işlemlerini yürütebilecek durumda oldukları açıktır.

Dolayısıyla hükümlü, kendi işlemlerini görebilecek durumda olup olmadığı değerlendirilmeksizin kendisine vasi atanmasıyla kural olarak vasinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremeyecek, özellikle mal varlığıyla ilgili kimi işlemlerde vesayet ve denetim makamlarının izni gerekecek, kişiye sıkı sıkıya bağlı nişanlanma ve evlenme gibi işlemler için dahi öncelikle vasinin rızası aranacak, kefalet, vakıf kurmak, önemli bağışlarda bulunmak için vasinin onayı olsa da herhangi bir işlem yapamayacaktır.

Böylece hükümlünün şahsi gözetimi ve mal varlığının idaresi adına özel hayatın korunması ve mülkiyet haklarına büyük ölçüde sınırlama getirilmektedir.

Bu bağlamda kuralla hükümlünün gerçekten korunmasını gerektiren durumların bulunup bulunmadığının araştırılıp ancak böyle bir durumun varlığı hâlinde vesayet kararı verilmesi hususunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamakta ya da ihtiyaçları dikkate alınarak hükümlünün ergin ve ayırt etme gücünün bulunması nedeniyle vesayete göre kişinin ehliyetini daha az sınırlayan ve daha dar koruma sağlayan yasal danışmanlık ve kayyımlık atamasına imkân sağlanmamaktadır.

Dolayısıyla kuralın ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmadığını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olduğunu göstermektedir.

Bu nedenle kuralla hükümlüye zorunlu olarak vasi atanmasının hükümlünün korunması amacı bakımından gerekli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır..." belirtildiği, bu karar ile davacının hükümlü olması nedeniyle dava ehliyeti bulunduğundan temyiz talebinin reddine gerektiğine yönelik tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

Davacının temyiz talebi yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2018/220 Esas, 2018/420 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/265, K. 2024/32, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Dava Konusu
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/265
Karar No
2024/32
Tarih
8 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/267 K.2024/14211
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/273 K.2024/1002
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/280 K.2024/10
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/301 K.2024/33
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/317 K.2024/474
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/317 K.2024/35

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.