İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/2874 Karar: 2024/2748 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/2874 K.2024/2748

12. Ceza Dairesi 2022/2874 E. , 2024/2748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3057 E., 2020/1728 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ: 11/12/2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin dur

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/2874 E. , 2024/2748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3057 E., 2020/1728 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ: 11/12/2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin dur

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/2874 E. , 2024/2748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3057 E., 2020/1728 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ: 11/12/2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 1.000.000 maddi ve 500.000 manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 8.971,95 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tazminat davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 11/12/2018 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına yapılan istinaf talebinin esastan reddi yerine, hükmün kaldırılarak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren en yük faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarih 2016/352 Esas 2017/93 Karar sayılı beraat ilamının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 16/11/2017 tarih 2017/1247 Esas 2017/1373 Karar sayılı esastan ret kararı üzerine kesinleştiği, davanın 11/12/2018 tarihinde açıldığı, CMK'nun 142/1 maddesinde davanın her halde hükmün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içerisinde açılabileceğinin belirtildiği, 1 yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu anlaşılmakla, davanın 16/11/2017 tarihinde kesinleştiği de gözetilerek 1 yıllık hak düşürücü sürede dava açılmadığı, tazminat istemeye hak sahibi olan kimsenin hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın akıbetini ve kesin sonuca bağlanışını takip ederek dava hakkını gecikmeksizin kullanmasının öngörüldüğü, davanın süresinde dava açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacı hakkındaki beraat kararının kesinleşme tarihi 16/11/2017 olsa dahi buna ilişkin kesinleşme şerhinin düzenlenme tarihinin 02/01/2018 olması, davacının bu tarihten önce kesinleşmeden haberinin olmasının mümkün olmaması, nihayet anılan kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde bir bilgi ve belge olmaması karşısında davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği değerlendirilerek, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 20/06/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 21/06/2016 tarihinde tutuklandığı ve 12/01/2017 tarihinde tahliye edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tazminata esas Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarih 2016/352 Esas 2017/93 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 20/06/2016-12/01/2017 tarihleri arasında gözaltı/tutuklu kaldığı, davacı hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, davacının kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada ise eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek mağdurun şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/1247 Esas 2017/1373 Karar sayılı esastan ret kararı ile hükmün 16/11/2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır. Tazminat davasının hükmün kesinleşmesinden itibaren açılmasını öngören CMK'nın 142/1. maddesi, tazminat istemeye hak sahibi olan kimsenin soruşturma ve kovuşturmanın akıbetini ve kesin sonuca bağlanışını takip ederek dava hakkını gecikmeden kullanması öngörülerek düzenlenmiştir. Dava açma süresi en fazla kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Somut olayda; hükmün 16/11/2017 tarihinde kesinleşmesinin ardından davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç aylık ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık hak düşürücü süreler geçtikten sonra 11/12/2018 tarihinde açıldığı gözetilerek; ilk derece mahkemesince verilen süresinde açılmayan davanın reddine ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla