Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/3377 E. , 2026/3701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/286 E., 2021/741 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Mağdur ... vekilinin temyiz istemi
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/3377 E. , 2026/3701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/286 E., 2021/741 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince mağdur ... vekilinin istinaf talebinin usulden reddine ilişkin kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; katılan sanık müdafii, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ile katılan ... ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 9 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan sanık ... müdafiinin, katılanlar ..., ..., ... ve mağdur ... vekilinin, katılan ... vekilinin, katılan ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 9 ay süre ile geri alınmasına, sanık ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan sanık müdafiinin, katılan ... vekilinin, katılanlar ..., ..., ... ve mağdur ... vekilinin ve katılan ... ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; beraat eden sanık ...'nin de kusurlu olduğuna, diğer sanık...'ye hükmedilen cezanın az olduğuna ilişkindir. Katılanlar ..., ..., ... ve mağdur ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...'nin trafiğe çıkmanın yasak olduğu saatlerde trafiğe çıktığına, beraat eden sanık ...'nin de cezalandırılması gerektiğine, her katılan açısından ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; dosyadaki raporların çelişkili olduğuna, sanık ...'nin de kusurlu olduğuna, cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; alınan raporların çelişkili olduğuna, beraat eden sanığın kusurlu olduğuna, katılan sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, beraat eden sanık ...'nin cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.11.2018 tarihinde saat 19:00 sıralarında, Afyonkarahisar ili ... ilçesi ... Mahallesi hudutları içerisinde, iki şeritli, azami hız limiti 70 km/saat olan meskûn mahal sınırları içindeki D ... nolu Emirdağ–... Devlet Karayolu’nun km 43+600 metresinde, gece vakti ve aydınlatmanın bulunduğu yolda katılan sanık ... idaresindeki 03... plakalı kamyonetle Çay istikametinden Emirdağ istikametine doğru seyir halinde iken bölünmüş yolun olay yeri kesiminde aynı istikamete doğru önünde seyreden sanık ... idaresindeki 03... plakalı traktöre ekli üzerinde 15 adet çuval yüklü römorkun sol arka kısmına aracının sağ ön kesiminden çarpması neticesinde katılan sanık ... ve katılan ...'ün basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları, katılan ...'nun basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokacak, vücudundaki kırığın hayati fonksiyonlarındaki etkisinin ağır (5.) olacak şekilde yaralandığı, ..., ... ve ...'in öldükleri olayda; 13.12.2018 tarihli ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen kusur raporu ile 09.11.2020 tarihli üçlü bilirkişi heyetince tanzim olunan bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu ve oluşa uygun olduğu kabul edilerek katılan sanık ...'nün dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, sanık ...'nin ise dosya kapsamında bulunan kamera kaydı görüntülerinden ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, sanığın sevk ve kontrolünde bulunan traktörün ön ve arka aydınlatmalarının yandığı, hem traktörün hem de bağlı yarı römorkun görünür durumda olduğu, ayrıca oluşa uygun ve itibar olunan ... Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü üçlü bilirkişi heyetince tanzim olunan 09.11.2020 tarihli raporda "traktöre bağlı yarı römorkun arka kısmındaki reklektif işaretlemenin mevzuatta belirtilen asgari nitelikleri % 100 olacak şekilde karşılamamakla birlikte fark edilebilir şekilde kısmen mevcut olduğu, römorkta taşınmakta olan mısır silaj balyalarının yüksekliklerinin flaşörlü tepe lambası ve arka aydınlatmalarının görünürlüğünü etkilemediği, mevcut ihlallerin somut olayda etkisinin bulunmadığı'' tespitine yer verildiği anlaşıldığından, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat, katılan sanık... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, mağdur ... vekilinin her iki sanığa yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine, mağdur ... vekilinin sanık ...'ye yönelik istinaf başvurusunun reddine, katılan sanık ... açısından yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince belirlenen kusur oranlarında isabetsizlik görülmemiş; ancak katılan sanık ...'nün asli ve tam düzeyde kusuru ile kazaya sebebiyet vermesi nedeni ile kusurun derecesi de nazara alınarak alt hadden daha fazla uzaklaşılması gerektiği kanaatiyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm 5271 sayılı CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü açısından yapılan incelemede istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdur ... vekilinin istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mağdur ...'ün hazırlık aşamasında alınan 13.11.2018 tarihli ifadesinde sanıklar ... ve ...'den şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu kapsamda savcılık makamınca 21.01.20 19... /1864 Soruşturma, 2019/18 Karar sayılı EK-Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar ile her iki sanık hakkında mağdur ...'e yönelik eylem nedeni ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına kararı verildiği, mağdur ... vekilinin hükmü istinaf etme hakkının bulunmaması gerekçesiyle verilen istinaf başvurusunun usulden reddine dair kararın aynı Kanun'un 279/1-son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dosyanın mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; katılan sanığın yargılamaya konu kazayı idaresindeki kapalı kasa kamyonet ile yaptığı göz önüne alındığında, katılan sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle sadece (B) sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, katılan sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulandığı bölümünde yer alan "ehliyetinin" ibaresinin, "sanığın (d1) sınıfı ehliyetinin" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, C. Katılan Sanık Müdafiinin, Katılan ... Vekilinin, Katılanlar ..., ..., ... Vekilinin ve Katılan ... ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 1.Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 128. maddesinde tarım işlerinde kullanılmak üzere imal edilmiş ve genişliği 2.55 metre ile 3.05 metre arasında olan araçların günün kararmasından itibaren gün aydınlanıncaya kadar karayolunda trafiğe çıkarılamayacağı düzenlenmiştir. Yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 26/1. maddesinde belirli araçlarda, çalışma yerini ve şeklini, kapasite ve diğer niteliklerini belirleyen plaka, ışık, renk, şekil, sembol ve yazı gibi ayırım işaretlerinin bulundurulmasının zorunlu olduğu, aynı Kanun'unun 1 sayılı Cetvelinde genişliği 255 cm’yi geçen ve münhasıran tarım işlerinde kullanılmak üzere imal edilmiş araçlar, yol bakım araçları, iş makineleri, kurtarıcı araçlar, bunları taşıyan özel taşıyıcı araçlar, tarım ürünleri taşıyan ve lastik tekerlekli traktörle çekilen römorkların reflektif işaretinin bulunmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, sanık ...'nin idaresindeki 03... plakalı traktöre takılı römorkun ... Teknik Üniversitesi bilirkişi heyetince tanzim olunan 09.11.2020 tarihli raporda da ifade edildiği üzere reflektif işaretlemelerinin asgari nitelikleri karşılamadığının sabit olduğu, kazanın günün kararmasından sonra 19.00 sıralarında olduğu da gözetildiğinde 7*3 metre boyutlarındaki römorkun fark edilebilirliği açısından gerisinde uygun ve yeterli ışık donanımı bulunmaksızın trafiğe çıktığı, nizamlara aykırı seyri ile gerisinden yaklaşacak araç sürücüleri açısından belli bir mesafeden fark edilebilirliğini kısıtladığı anlaşılmakla meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla tali kusurlu olan sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan sanık müdafiinin, katılan ... vekilinin, katılanlar ..., ..., ... vekili ve katılan ... ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.