KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/4531 E., 2025/8471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/866 E., 2021/2541 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Dava tarihi
- 21.01.2020
- Hüküm
- İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 5.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, talep edilen manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ve sebepsiz zenginleşmeye yol açtığına, yasal şartları oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/23 Esas, 2019/278 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 14.11.2017 - 28.05.2018 tarihleri arasında 195 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 12.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,
davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının 30.04.2018 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığı, 09.12.2019 tarihinde göreve iadesine karar verildiği ve parasal haklarının ödendiği, kanunda öngörülen yasal şartların maddi tazminat yönünden oluşmadığı, manevi tazminat yönünden oluştuğu belirlenerek davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm fıkrasındaki manevi tazminat miktarının ''35.000,00 TL'', vekalet ücretinin "5.250,00 TL" olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Gerekçeli karar başlığında "21.01.2020" olan dava tarihinin yazılmaması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4531, K. 2025/8471, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama