KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/498 E., 2024/42 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Dava tarihi
- 17.12.2018
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 17.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından 15/05/2015 tarihinde tutuklandığını, 15/01/2016 tarihinde tahliye edildiğini, toplam 8 ay tutuklu kaldığını, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/10/2017 tarih ve 2015/372 Esas 2017/337 Karar sayılı kararı ile davacının 12 Yıl 6 Ay Hapis ve 100.00 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
davacı müvekkilin itirazı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 02/05/2018 tarih ve 2018/874 Esas 2018/1079 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiğini ve dosyanın kesinleştiğini, davacının tutuklu kaldığı süre boyunca gerek maddi ve gerekse manevi anlamda sıkıntılar yaşadığını, davacının ve ailesinin, davacıya isnat edilen suçlamalar nedeniyle gerek maddi gerek manevi anlamda büyük oranda kayba uğradığını,
bu nedenlerden dolayı davacının 200.000.00 TL maddi ve 200.000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 400.000.00 TL tazminatın tutuklu kaldığı 15/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 01.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının maddi kaybının ve tutuklulukta geçirdiği sürenin mahsup edilip edilmediğinin, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
3. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/368 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/386 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; Manevi tazminat miktarının ve vekalet ücretinin az olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde; '' ...Davacının yaşadığı gelir kaybının tespiti amacıyla düzenlenen 01/07/2019 tarihli Ek Bilirkişi Raporuna göre davacının 15/05/2015-15/01/2016 tarihleri arasında 7 ay 32 gün haksız olarak tutuklu kaldığı döneme ilişkin çalışamamış olması nedeniyle yaşadığı gelir kaybı asgari ücret üzerinden hesaplanmış ve davacının 8.512,62 TL maddi zarara uğradığı tespit edilmiştir.
Davacının haksız tutuklama nedeniyle yasal koşulları oluşan maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bu çerçevede mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmekle yapılan saptamalar doğrultusunda 8.512,62 TL maddi tazminata,
Davacının ekonomik ve sosyal durumu itibarıyla 7 ay 32 gün tutuklu kalmasından dolayı kişisel ve ailevi olarak mağduriyet yaşadığı, bu mağduriyetin manevi ızdırap duymasına sebep olduğu, tutuklulukta geçirdiği süre nedeniyle yaşadığı manevi ızdırabın hak ve nesafet ilkesi doğrultusunda dengelenmesi suretiyle hesaplanacak tazminatın zenginleşmeye neden olmaması gerektiği hususları göz önünde bulundurularak davacı hakkında takdiren 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilinin dava tutuklama tarihi olan 15/05/2015 tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu göz önüne alınarak bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. '' denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatın 8.000 TL, vekalet ücretinin 1981,44 TL olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2016 tarihli 2015/372 E. 2017/ 337 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 12 yıl 6 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 02/05/2018 tarihli 2018/ 874 E. 2018/ 1079 K. sayılı ilamı ile kararın bozulduğu ve davacı hakkında beraat kararı verildiği, beraat kararının 12/06/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın sanığa yahut vekiline tebliğ edilmediği,
davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan soruşturma ve yargılama kapsamında 15/05/2015-15/01/2016 tarihleri arasında 245 gün tutuklu kaldığı, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen nisbi vekalet ücreti miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/386 Esas, 2020/349 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/498, K. 2024/42, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama