KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/51 E., 2025/4376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/774 E., 2020/2451K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Davatarihi
- 18.02.2019
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Temyiz edenler
- Davacı vekili, davalı vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 100.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın 06.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.051.82 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın 06.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının ilk kez 06.08.2016 tarihinde gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, daha sonra 05.11.2016 tarihinde ikinci kez gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, 16.12.2016 tarihinde ise tutuklanarak 07.06.2017 tarihine kadar tutuklu kaldığına, bu suretle 06.08.2016 - 16.12.2016 tarihleri arasında 132 gün adli kontrol altında kalarak,
16.12.2016 - 07.06.2017 tarihleri arasında ise 174 gün tutuklu kalarak özgürlüğünün kısıtladığına, tahliye edildikten sonra da adli kontrol tedbirinin devam ettiğine, 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmesi sebebiyle maaşlarını alamadığına ve haksız tutukluluk nedeniyle avukatlık ücreti ödemek zorunda kaldığına, eksik aldığı maaşları ve avukatlık ücretine ilişkin masrafların maddi tazminat olarak tazmininin gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/61 Esas – 2018/609 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.08.2016 tarihinde gözaltına alınıp, aynı gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, imza yükümlülüğü devam ederken 05.11.2016 tarihinde tekrar gözaltına alınarak, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, 16.12.2016 - 07.06.2017 tarihleri arasında ise 173 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği,
beraat hükmünün 21.12.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiği, tutuklandığı dönemde meslekten ihraç edilmiş olduğu,
bu itibarla maddi tazminatın 16.12.2016 - 07.06.2017 tarihleri arasındaki dönemde yürürlükte olan net asgari ücrete göre tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Kamu görevlisi iken 01.09.2016 tarihinde ihraç olan davacının, 06.08.2016 tarihinde ilk kez gözaltına alınıp aynı gün serbest bırakıldığı, en son maaşını 15.08.2016 tarihinde aldığı da dikkate alınarak maddi tazminata ilişkin talebinin reddine ancak 06.08.2016 tarihinde gözaltında kaldığı 1 gün bakımından manevi tazminata ve ihraç edildikten sonra 05.11.2016 tarihinde gözaltına alınıp aynı gün serbest bırakılması nedeniyle maddi ve manevi tazminata, her biri için ilişkin olduğu dönemden itibaren işleyecek faiziyle hükmolunması gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi,
2. Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’7.972.59’’ TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’8.051.82’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
4. Davacının 16.12.2016 tarihinde tutuklanmasına karşın, tutuklu olduğuna döneme ilişkin hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik faiz başlangıçının 06.08.2016 tarihi olarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/51, K. 2025/4376, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama