İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/5254 K.2023/2360

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı…

Esas2022/5254Karar2023/2360Tarih3 Temmuz 2023Okuma13 dk · 2.550 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2022/5254 E., 2023/2360 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2023
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Dava
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Karar
Davanın kısmen kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.550 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,

karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 30.07.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas, 2015/143 karar sayılı dosyasına ilişkin, 11.02.2011 günü tutuklandığı, 19.06.2014 günü tahliye edildiği, 31.03.2015 tarihinde beraat ettiği, verilen kararın 08.06.2015 günü kesinleştiği, sosyal ve ekonomik durumu, kendisine isnat edilen suçun niteliği, tutuklulukta geçen süreler göz önüne alınarak, 538.704,89 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın talep etmiştir.

2. Davalı vekili 27.08.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süre yönünden reddine, bu olmadığı takdirde maddi ve manevi tazminatların fahiş olduğunu iddia ederek yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/342 Esas, 2015/389 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 51.276,49 TL maddi, 800.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/342 Esas, 2015/389 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.09.2017 tarihli ve 2016/2634 Esas, 2017/6111 Karar sayılı ilâmıyla;

"1- Davacı ile ilgili tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok fazla manevi tazminata hükmolunması,

3- Davacının cezaevi harcamaları, davacının ve ailesinin yargılama sürecinde yaptığı yol, konaklama, yemek harcamaları ve benzeri giderleri, davacının ailesinin taşınma masrafları, Oyak üyesi olan davacının maaşından eksik ödenen aidatlar nedeniyle mahrum kaldığı nema miktarı ve görev başında olan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına her ay, 2155 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmeliğe göre ödenen tayın (yemek yardımı) bedelinin CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinin dikkate alınmaması,

4- Dava dilekçesinde davacının tutuklandığı tarihte Jandarma Kurmay Yarbay rütbesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli olduğu, tutuklanmamış olsaydı 30 Ağustos 2012 tarihinde albay, 30 Ağustos 2014 tarihinde ise kıdemli albay olacağı, tutuklu kaldığı tarihlerde görevinde yükselemediği ancak beraat etmesinden sonra 8 Haziran 2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere albay rütbesine terfi ettirilerek nasbının 30 Ağustos 2012 tarihine götürüldüğü,

Subay Sicil Yönetmeliğinin ilgili maddesi gereğince davacının ancak 30 Ağustos 2015 tarihinde kıdemli albay rütbesine terfi edebileceği, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 33/2. maddesindeki düzenleme nedeniyle albay ve kıdemli albay rütbelerine göre maaş farkı ödemesinin yapılamadığı yalnızca yarbay olarak eksik aldığı maaşlarının kendisine ödendiğinin belirtildiği, 2 Kasım 2015 havale tarihli dilekçede ise, tazminat davasının açılmasından sonra davacı hakkında yeniden nasıp düzeltmesi yapıldığı,

8 Haziran 2015 tarihinden geçerli olmak üzere davacının kıdemli albay rütbesine yükseltildiği buna göre de 8 Haziran 2015 – 30 Ağustos 2015 tarihleri arasını kapsayacak şekilde kıdemli albay tazminatının davacıya ödendiğinin beyan edildiği dikkate alındığında, davacı ile ilgili nasıp durumuna ilişkin tüm evrak ve bilgiler davacının bağlı bulunduğu kurumdan temin edilerek davacının oluşan durum nedeniyle mahrum kaldığı toplam maaş miktarı da ilgili kurumdan sorulup tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek, eksik ödenen özlük haklarının iadesine ilişkin olarak davacının bağlı bulunduğu kuruma yaptığı bir başvuru olup olmadığı,

davacı tarafından bu konuda açılmış bir tam yargı davası bulunup bulunmadığı, davadan sonra bile olsa herhangi bir idari tasarrufla ödenmesine karar verilip verilmediği ve bu konudaki yasal mevzuat araştırılarak, davacının eksik ödenen özlük haklarının başka bir yolla iadesinin mümkün olmadığının belirlenmesi halinde davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de; 1- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun netice kısmında davacının talep edebileceği belirtilen maddi zarar kalemlerinin toplamının hatalı olarak hesaplandığının dikkate alınmaması,

2- Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, bu miktarın altında kalacak şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2017/491 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 43.589,84TL maddi, 405.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7.Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2017/491 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2020/339 Esas, 2020/3112 Karar sayılı kararıyla;

''1- 29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, serbest meslek makbuzunda yer alan vekalet ücretinin ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, yine davacının rütbe – terfi maaş farklarının da dairemizce gidilen görüş değişikliğine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla tayini,''

nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

8. Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

9. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2020/306 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

10. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2020 tarihli ve 2020/306 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.11.2021 tarihli ve 2021/5232 Esas, 2021/7919 Karar sayılı kararıyla;

''Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, ''

nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

11.Hukukî Süreç başlığı altında (10) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

12. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 270.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

13. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.07.2022 tarihli, davacı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davanın reddi gerektiğine,

2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine,

2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,

3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

4.Hükmedilen vekâlet ücretinin az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü

Tazminat davasının dayanağını, davacının sanık olarak yargılandığı İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas, 2015/143 karar sayılı dava dosyasının oluşturduğu, davacının sanık olarak yargılandığı ve Balyoz davası olarak bilinen bu dosyada, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Men Etmeye Teşebbüs suçundan 11.02.2011-19.06.2014 tarihleri arasında 1224 gün tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün de 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirtilmiştir.

Davacının, sanık olarak yargılandığı ilgili dosya kapsamında belirtildiği şekilde hürriyetinden yoksun kalmış olması nedeniyle manevi yönden kişilik haklarının ve bu kapsamda lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğinin, bu hakların kullanılmasının kısmen veya tamamen engellenmesi durumunda da "hukuk devleti" ilkesinin gereği olarak ilgililerinin tazminat talep edebileceği, hürriyetinden haksız yere yoksun kaldığı anlaşılan davacının ihlal edilen hakları sebebiyle CMK'nın 141 vd. maddeleri doğrultusunda manevi tazminat talep edebileceği değerlendirildiğinden,

davacının ekonomik ve sosyal durumu, ihlal edilen hakları nedeniyle yaşadığı manevi elem ve ızdırap ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamasına yönelik olarak Yargıtay'ın manevi tazminat miktarının belirlenmesinde göz önünde tutulmasını istediği kriterler ile davacının hürriyetinden yoksun geçirdiği süre ile Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 15.11.2021 gün, 2021/5232 esas ve 2021/7919 karar sayılı bozma ilamının içeriği ile benzer dosyaya dair 01.11.2021 gün, 2021/5752 esas, 2021/7446 karar sayılı ilamı da birlikte ele alınarak,

manevi tazminat yönü ile sınırlı olarak sürdürülen davada, manevi tazminat miktarının haksız tutuklama tarihi olan 11.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte 270.000,00-TL olarak belirlenmek suretiyle kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat davasının dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas, 2015/143 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Cebren İskat veya Vazife Görmekten Men Etmeye Teşebbüs suçundan 11.02.2011-19.06.2014 tarihleri arasında 1224 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; ... e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, ... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. ... Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

B.1. Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacı vekilinin talep ettiği duruşmaya gitmek için yapılan yol ve konaklama masraflarının, davacının ailesinin yaptığı yol masraflarının, davacının eşinin taşınma masraflarının, davacının eşinin ve oğlunun psikolojik destek alması sebebiyle yapılan masrafların, davacının terfi edememesi sebebiyle oluşan maaş farkının, komutanlık tazminatının, tayın bedelinin, OYAK nemalarının, cezaevinde yapılan masrafların, yurt dışı daimi göreve seçilme hakkından yoksun kalması sebebiyle uğranılan zararın ödenmesini talep etmiş ise de bu taleplerin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Gerekçe bölümünün A.2 paragrafında açıklandığı üzere davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.4.Hükmedilen vekâlet ücretinin az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekâlet ücreti miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5254, K. 2023/2360, 3 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
  6. B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
  7. III. Dava Konusu
  8. IV. Gerekçe
  9. A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  10. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  11. V. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5254
Karar No
2023/2360
Tarih
3 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5277 K.2023/3990
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5286 K.2023/20375
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/5293 K.2023/7907
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5303 K.2023/5496
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5328 K.2023/6591
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5369 K.2023/6464

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.