KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/5999 E., 2024/2664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1930 E., 2021/3643 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Davatarihi
- 15.02.2019
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Temyiz edenler
- Davalı vekili, davacı vekili
- Tebliğname görüşü
- Esastan ret
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 1.300.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 22.170,33 TL maddi tazminatın 01.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ve manevi tazminatın 450.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının erken emekli olması sebebiyle eksik kalan maaşlarının, avukatlık ücretinin, cezaevi giderlerinin de maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 E., 2019/293 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, soruşturma dosyasının gizliliğini ihlal ve yargı görevini yapanları etkileme suçlarından 28.09.2010 - 20.06.2014 tarihleri arasında 1361 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 07.11.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği,
soruşturma dosyasının gizliliğini ihlal, yargı görevini yapanları etkileme suçlarından kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği ve 3 yıllık denetim süresinin dolması sonucunda düşme kararı verildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğu gerekçesiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkin faiz talebi olmamasına rağmen hükmedilen maddi tazminata faize hükmedilmesi,
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5999, K. 2024/2664, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama