Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/7693 E. , 2026/3508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2103 E., 2021/2578 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/7693 E. , 2026/3508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2103 E., 2021/2578 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/1-2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenmeyen kişinin beyanının hükme esas alınmaması gerektiğine, raporlar arasında çelişkinin mevcut olmasına rağmen çelişkiyi gidermeden karar verilmemesi gerektiğine, trafik işaret koyma görevinin sanıkta olmadığına, sanığın kusuru bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölenin olay tarihinde saat 19.50 sıralarında tescilsiz motosiklet ile yerleşim yeri içinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, iki şeritli, iki yönlü, ... sokak olan ... Sokak üzerinde ... istikametinden seyir halinde iken, ... Mahallesi ... önündeki kavşaktan geçtiği sırada kavşak içerisinde bulunan mucurlu alana girip direksiyon hakimiyetini kaybedip devrilerek savrulması sonucu ...'nın ölümü ile neticelenen kazanın meydana geldiği, kazanın meydana geldiği yolun ... Belediye Başkanlığının sorumluluk sahası içerisinde yer aldığı ve kaza tarihinde herhangi bir yol yapım, onarım çalışmasının olmadığı, ... Belediye Başkanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde yol yapım ve bakımından sorumlu kişinin ... Belediyesi Fen İşleri Müdürü sanık ... olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında soruşturma izni verilmesine karar verildiği, kaza yerinde tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında, yol sorununun olduğu ve bu sorunun yol sathında gevşek malzemeden kaynaklandığı, yol sorununa ait uyarıcı işaretleme bulunmadığı, kazanın oluşumunda yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 26.06.2019 tarihli raporunda ise kazanın oluşumunda ölenin asli kusurlu, yol yapım, onarım ve işaretlemelerinden sorumlu kurum veya kuruluşun yetkilisinin alt düzeyde tali kusurlu olduğuna ilişkin uzmanlık raporunun tanzim edildiği, kovuşturma evresinde keşif yapılarak bilirkişi raporu düzenlendiği, bilirkişi raporunda kazanın tam olarak nasıl meydana geldiğinin belli olmamasından dolayı alternatifli değerlendirme yapıldığı, her ne kadar sanık hakkında Adli Tıp Kurumu raporunda tali kusurlu olduğundan bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmışsa da söz konusu kazanın yoldaki mucurdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda somut bir delil bulunmadığından sanık hakkında taksirle öldürme suçundan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi uyarınca suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan incelemede; kaza anına ilişkin tanık ...'nın soruşturma evresinde ''...olay günü evimin balkonunda oturuyordum. Motosiklet sesini duyduğum anda tam dörtyol ağzında dengesini kaybederek düşen şahsı gördüm, yaklaşık 10 metre civarında süründü.." şeklinde anlatımda bulunduğu, bu suretle ölenin; kavşak girişinde dengesini kaybettiği anlaşılmış, kaza tespit tutanağında açıkça; ''yol sathında gevşek malzeme bulunduğunun'', ''yol sorununa ait uyarıcı işaretleme bulunmadığının'', ''kazanın da devrilme,savrulma,takla sonucu meydana geldiğinin'' belirtilmesi karşısında, ölenin kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamak şeklinde kendinden kaynaklanan ''asli'' derecedeki kusurlu davranışı ve yol sathında bulunan gevşek malzeme, mucur alanına ilişkin sürücüleri uyarıcı mahiyette yeterli mesafede gerekli önlemler almaması, buna dair uyarıcı bulundurmaması nedeni ile de ... Belediye Fen İşleri Müdür(vekili) olan sanığın ''Alt düzeyde tali derecede'' kusurlu davranışı neticesinde söz konusu kazanın meydana geldiği kanaatine varılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı ortadan kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Ölenin olay tarihinde saat 19.50 sıralarında tescilsiz motosiklet ile yerleşim yeri içinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, iki şeritli, iki yönlü, ... sokak olan ... Sokak üzerinde ... istikametinden seyir halinde iken, ... Mahallesi ... önündeki kavşaktan geçtiği sırada kavşak içerisinde bulunan mucurlu alana girip direksiyon hakimiyetini kaybedip devrilerek savrulması sonucu ...'nın ölümü ile neticelenen kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre, yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun birinci derecede, ölenin ise ikinci derecede kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 26.06.2019 tarihli raporunda ise kazanın oluşumunda ölenin asli kusurlu, yol yapım, onarım ve işaretlemelerinden sorumlu kurum veya kuruluşun yetkilisinin alt düzeyde tali kusurlu olduğuna ilişkin uzmanlık raporunun tanzim edildiği, kovuşturma evresinde keşif yapılarak bilirkişi raporu düzenlendiği, bilirkişi raporunda kazanın tam olarak nasıl meydana geldiğinin belli olmamasından dolayı alternatifli değerlendirme yapıldığı, ölenin seyir halinde kavşağa yaklaştığı esnada, bilinmeyen bir nedenle kum yığını içerisinde manevra yapmak zorunda kaldığı esnada düşüp sürüklenmesi ile kazanın meydana gelmiş olması halinde; ölenin ve yol yapım ve bakımından sorumlu kişilerin sorumlu oldukları, ancak ölenin meskun mahal sınırları içerisinde yolun durumuna göre yüksek hızla ve kontrolsüzce seyredip, bilinmeyen ancak kendi hatasından kaynaklanan bir sebepten dolayı yol üzerinde düşüp sürüklenmesi ile kazanın meydana gelmiş olması halinde ölenin kusurlu, ancak yolun yapım ve bakımından sorumlu ilgili kuruluşun kusursuz olduğu şeklinde iki ayrı durum kapsamında rapor düzenlendiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu, bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.