İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/7757 Karar: 2024/6170 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/7757 K.2024/6170

12. Ceza Dairesi 2022/7757 E. , 2024/6170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2921 E., 2022/513 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/7757 E. , 2024/6170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2921 E., 2022/513 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/7757 E. , 2024/6170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2921 E., 2022/513 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın tutuklamaya konu suçlar yönünden verilen beraat kararlarının kesinleştiği tarih olan 30.10.2018 tarihinden itibaren bir yıllık yasal süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvuruları üzerine, davacı hakkında tutuklama kararı verilip infaz edilen "kasten öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma" suçlarından verilen beraat kararlarının 30.10.2018 tarihinde kesinleştiği, CMK'nın 142/1 maddesine göre dava açma süreleri olarak üç aylık ve bir yıllık hak düşürücü sürelerin öngörüldüğü ve bu sürelerin 30.10.2019 itibariyle dolduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince tutuklamadan kaynaklı tazminat istemlerinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında 14.03.2017-21.03.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı ve yapılan yargılama sonucu beraat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu süreler ile sınırlı olmak üzere CMK'nın 141/1-e maddesi gereğince tazminat hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, hüküm fıkrasına 317,04 TL maddi, 800,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.320 TL vekalet ücretinin davalından alınarak davacıya ödenmesine ve yargılama giderlerinin davanın niteliği gereği kamu üzerinde bırakılmasına ibareleri eklenmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğine, davacı hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından tutuklama kararı verilmiş ise de; bu suçlara ek olarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da kamu davası açıldığı ve üç suç bakımından yapılan yargılamada tutukluluk devam kararları ile davacının tutukluluğunun devam ettiğine, sonuç olarak tüm suçlardan beraatine karar verilmiş olması nedeni gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürelerin tamamı bakımından tazminat koşullarının oluştuğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/108 Esas–2018/284 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından 14.03.2017-25.01.2018 tarihleri arasında 317 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda kasten öldürmeye teşebbüs ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, beraat hükümlerinin 30.10.2018 tarihinde kesinleştiği, mahkumiyet kararı yönünden yapılan istinaf başvurusu üzerine istinaf incelemesi sonunda mahkumiyet kararı kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın 19.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükümlerin davacıya tebliğ edilmediği ancak tutuklamaya konu suçlar bakımından verilen beraat kararlarının 30.10.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açılmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak gözaltında geçirilen süre yönünden davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Her ne kadar davacı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmamış ise de, tazminata hükmedilirken davacının aynı dosyada yargılandığı diğer suçların sonucu beklenerek gözaltında ve tutuklu kalınan sürenin mahsuba konu olup olmayacağının gözetileceği, bu kapsamda dava açma süresinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen kararın kesinleşme tarihi olan 19.12.2019 tarihinden itibaren başlayacağından, 03.01.2020 tarihinde açılan davanın Kanun'da öngörülen süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davacının tazminat talebinin esası hakkında gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürenin tamamı göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla