KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/8865 E., 2025/908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1718 E., 2022/145 K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Esastan ret
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Senirkent Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2020 tarih, 2019/62 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2. Hükmün katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarih, 2020/1718 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararı ile: beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2022 tarih, 2022/ 73402 nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dava konusu yerin suç tarihi itibariyle koruma altında olmadığına, şüphenin sanık aleyhine değerlendirildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince; ''...mahkememizce yapılan yargılama neticesinde sanık ... ile ...'in söz konusu alanda sulama havuzu için kazı yaptıklarını beyan etmeleri dışında savunmalarının aksini gösterir herhangi bir delile rastlanılamamış, bu nedenle sanıkların suç işlemek kastıyla hareket ettikleri sabit görülmemiş, sanık ...'ın diğer sanıkları tanımadığını beyan etmesi, BTK'ya yazılan iletişim tespiti müzekkeresi cevabında olay tarihinde sanık ...'ın olay yerinde bulunduğu net olarak tespit edilememesi,
sanık ...'in de savunmasında yanında bulunan şahısların tam olarak ismini belirtememesi nedeniyle sanık ...'ın da atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş ...'' şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ise de.
17/08/2018 tarihli olay yeri tespit tutanağına göre; tutanak tarihinde gece saat 02:00 sularında Isparta İli, Senirkent İlçesi, Büyükkabaca Beldesi Milikırı Mevkiinde önleyici kolluk devriyesi esnasında yol üzerinde park halinde 07 FRL 86 plakalı tıra takılı dorse durduğunun, 07 MSR 19 plakalı dorsenin üzerinin boş olduğunun, dorse ile kepçe getirilerek kaçak kazı yapılabileceği değerlendirilerek tarla yoluna girildiğinin, sahibi belirsiz kayısı tarlası kenarında bir SUMİTOMO marka SH210 MODEL ekskavatör iş makinesi ile yanında kimlikleri tespit edilen sanıklar ... ... ve ...'un görüldüklerinin,
ekskavatör'ün yaklaşık 20 metre ilerisinde 4x4 metre ebatlarında yaklaşık 3,5-4 metre derinliğinde bir çukur olduğunun, çukurun kenarında tahta kalasların ve palet tahtalarının olduğunun, çukurun yeni kazılarak hafriyatının çukurun kenarına yığıldığının, tarla sahibinin kim olduğu sorulduğunda ... isminde 50 yaşlarında bir erkek şahsın olduğunu, yaklaşık 10 dakika önce buralarda olduğunu beyan ettiklerinin, ... isimli şahsın ... numaralı telefonu arandığında ... isimli şahsın cep telefonunu kapattığının tespit edilmesi,
tarla sahibi mağdur ...'ın aşamalardaki ifadelerinde tarlasında kazı yapıldığından haberi olmadığını, sanıklar ... ve ...'i tanımadığını, sanık ...'ın ise 2011 veya 2012 yılında tarlasında kendisinden izinsiz kazı yaptığını, tarlasının daha önce 5 kez kazıldığını, son iki yıldır kazılmadığını beyan etmesi, dosyada mevcut Isparta Müze Müdürlüğünün 27/06/2018 tarihli raporunda kaçak kazı hususuna ilişkin BİMER başvurusu ve bir vatandaşın söz konusu 527 ada 228 nolu taşınmazı satın almak istediğini belirtilerek sit alanı olup olmadığı hakkında yazılı başvurusu üzerine;
alanda taşınmaz müdürlük arşivinde rastlanan belgelerden Milikırı (tepesi) mevkiinde geçmiş yıllarda kaçak kazı olayı meydana geldiğinin, yasal işlem başlatıldığının sonrasında müdürlüğe izinli define arama başvuruları yapıldığının, bu konuda Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzelere Genel Müdürlüğünden görüş istendiğinin, sürmekte olan dava nedeniyle define kazısı ruhsatı verilmesinin uygun görülmediğinin başvuru sahibine bildirildiğinin ve arşiv kayıtlarında 10/09/2013 tarihinde bu alanda gerçekleşen 10 kişinin karıştığı bir kaçak kazı olayı nedeniyle kamu davası bulunduğunun tespit edildiğinin,
yerinde inceleme sırasında söz konusu alanda Geç Antik Çağa (Bizans Dönemi) ilişkin bir mimarı kalıntının dağılmış unsurlarına rastlandığının, muhtemelen kaçak kazı ile tahrip olmuş durumdaki bu mimarinin yarı işlenmiş yerel taşlar ve kalın kireç harcı ile inşaa edilmiş duvarlara sahip olduğunun, duvarların mermer plakalarla kaplı olduğunun yüzeyde ele geçen verilerden anlaşıldığının, yüzeyde az sayıda rastlanan keramik unsurların ise çoğunlukla çatı kiremidi olmak üzere seyrek sayıda mutfak kabı ve taban tuğlası şeklinde olduklarının belirtilmesi,
bilirkişi heyet raporunda da söz konusu suça konu alanın Geç Antik Döneme ait mimari kalıntıların bulunması nedeniyle olaydan sonra Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29/06/2018 tarih ve 7971 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillendiğinin belirtilmesi ve rapor ekindeki fotoğraflarda alanda seramik parçaları ile kiremit parçaları tespit edilmiş olması,
sanıklar ... ve ...'ın ekskavatör yüklü tır ile Afyonkarahisar ilinden Antalya'ya gelirken Senirkent Gencali köyünde çay içmek için mola verdikleri sırada sanık ... ile ilk defa olay yerinde karşılaştıklarını beyan etmelerine rağmen dosyaya celp edilen HTS kayıtları ve bu kayıtların incelenmesine ilişkin bilirkişi raporuna göre 17/04/2018 tarihinde tespit edilen olaydan önce 09/04/2018, 10/04/2018, 13/04/2018, 16/04/2018 ve olay günü olan 17/04/2018 tarihlerinde sanık ...'in kullandığı telefon ile sanık ...'ın telefon numarası arasında iletişim kayıtlarına rastlanması,
sanık ... her ne kadar suçlamayı kabul etmeyerek olay yerinde bulunmadığını, olayla ilgisi olmadığını ve ... nolu telefon hattını kendisinin kullanmadığını beyan etmiş ise de; bu telefonun HTS kayıtlarında sanığın oğlu ile görüşmelerinin bulunması, tanık ...'in hazırlık ifadesinde bu numarayı sanık ...'ın kullandığını beyan etmesi, olay yeri tespit tutanağında sanık ...'ın sanık ... tarafından bu numaradan arandığının ve ...'ın telefonu kapattığının belirtilmesi,
sanıklar ... ve ...'ın fotoğraf üzerinden sanık ...'ı teşhis etmeleri, dosya kapsamında yer alan Senirkent Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/57 Esas 2015/103 Karar sayılı 02/07/2015 tarihli kararı ile diğer başka kişilerle birlikte sanık ... hakkında aynı yerde 10/09/2013 tarihinde işlediği iddia edilen izinsiz kazı eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğunun anlaşılması, hep birlikte değerlendirildiğinde;
gece saat 02:00 sıralarında iş makinesi ile olay yerinde 4*4 metre ebatlarında ve 3,5-4 metre derinliğinde kazılmış çukurun yanında yakalanan sanıklar ... ve ...'ın suçtan kurtulmaya yönelik hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına ve yine sanık ...'ın ... nolu telefonu kendisinin kullanmadığına ve olayla ilgisinin olmadığına ilişkin suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek, tüm sanıkların fikir ve ... birliği içerisinde atılı suçu işledikleri vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle beraat hükmünün kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Senirkent Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/8865, K. 2025/908, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama